Yûsuf Suresi 102. Ayet
Yusuf · Mekke · Sure 12 · Ayet 102/111
ذَٰلِكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلْغَيْبِ نُوحِيهِ إِلَيْكَ ۖ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ أَجْمَعُوٓا۟ أَمْرَهُمْ وَهُمْ يَمْكُرُونَ
Zalike min enbail gaybi nuhihi ileyk, ve ma kunte ledeyhim iz ecmau emrehum ve hum yemkurun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Yûsuf Suresi 102. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bu (kıssa), gayb haberlerindendir. Onu sana biz vahiy yolu ile bildiriyoruz. Yoksa onlar tuzak kurarak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bu işte, gayb haberlerinden, sana onu vahy ile bildiriyoruz, yoksa onlar işlerine karar verip mekir yaparlarken sen yanlarında değildin
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte bu gayb haberlerindendir ki sana onu vahiy yolu ile bildiriyoruz. Yoksa onlar yapacaklarına karar verip hile yaparlarken sen yanlarında değildin.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Habibim), bu (kıssa), sana vahy edegeldiğimiz gayb haberlerindendir. (Yoksa) onlar hıyle yaparak işleyecekleri işi kararlaşdırdıkları zaman sen yanlarında değildin.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Ey Muhammed) bu (anlatılanlar), sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Onlar kararlarını verip tuzak kurarlarken sen yanlarında değildin.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İşte bunlar, ey Resulüm, sana vahiy yoluyla bildirdiğimiz gaybi hadiselerdendir. Yoksa onlar, tuzak kurmak ve planlarını kararlaştırmak için toplandıklarında elbette sen onların yanında bulunmuyordun.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bu, sana (ey Muhammed) vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar, (Yusuf'un kardeşleri) o hileli düzeni kurarlarken, yapacakları işe topluca karar verdikleri zaman sen yanlarında değildin.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Ey peygamber!) sana böylece vahyettiklerimiz senin önceden bilmediğin haberlerdendir; çünkü yapacak oldukları işe karar verdikleri ve tuzaklarını kurdukları zaman sen Yusuf'un kardeşlerinin yanında değildin.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
İşte sana vahyettiklerimiz, gaybe ait haberlerdir. Onlar bir araya gelip, düzen kurarlarken yanlarında değildin.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
İşte bu sana vahiyle bildirdiğimiz; gaybi[1] haberlerdendir. Yusuf'un kardeşleri bir araya gelip, tuzak kurmak için plan yaparlarken sen yanlarında değildin.
Tefsir / dipnot (1)
Bilmediğin.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
İşte bunlar, sana bildirdiğimiz gizli gerçeklerin haberlerindendir. Oysa onlar dalavere çevirmek için topluca sözleştiklerinde, sen yanlarında değildin.
İbni Kesir
Bunlar gayb haberlerindendir ki, sana vahyediyoruz. Onlar, elbirliği edip düzen kurdukları zaman; sen, orada değildin.
Gültekin Onan
Bu, sana (ey Muhammed) vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar, (Yusuf'un kardeşleri) o hileli düzeni kurarlarken, buyrultularında birleştiklerinde (ecmaü) sen yanlarında değildin.
Rowad Tercüme Merkezi
(Ey Muhammed!) İşte bu, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar (Yûsuf’un kardeşleri) hile yaparak işlerini kararlaştırdıkları zaman sen yanlarında değildin.
Şaban Piriş
İşte sana vahyettiklerimiz, gaybe ait haberlerdir. Onlar bir araya gelip tuzak kurarlarken yanlarında değildin.
Ali Özek ve diğerleri
İşte bu (Yusuf kıssası) gayb haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Onlar hile yaparak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin (ki bunları bilesin).
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Resul- Yusuf ve kardeşlerinin kıssasını sana vahyediyoruz. Senin bu kıssa hakkında hiç bir ilmin yoktu. Yusuf'un kardeşleri onu kuyunun dibine atmak için karar aldıklarında ve bunun için hileler kurduklarında sen orda değildin. Ancak biz bunları sana vahyettik.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| ذَٰلِكَ | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد. | |||
| مِنْ | مِن | من: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض". | |||
| أَنبَاءِ | نبأ | جمع نبأ، وهو الخبر ذو الشأن. | |||
| ٱلْغَيْبِ | غيب | ما خفي واستتر ولم يستطع الناس إدراكه بحواسهم. | |||
| نُوحِيهِ | وحي | نبلغه بواسطة الوحي. | |||
| إِلَيْكَ | إلى | إلى: حرف جر يدل على انتهاء الغاية. | |||
| وَمَا | ما | ما: نافية غير عاملة. | |||
| كُنتَ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| لَدَيْهِمْ | لدى | عندهم. | |||
| إِذْ | إذ | ظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن الماضي. | |||
| أَجْمَعُوا | جمع | أجمعوا أمرهم: عزموا وصمموا بأن يكيدوا ليوسف متفقين بآرائهم. | |||
| أَمْرَهُمْ | أمر | أُنظر ما قبلها. | |||
| وَهُمْ | هم | أحَدٌ بالتنكير: اسم لكل من يصلح أن يخاطَب، مطلق إنسان. | |||
| يَمْكُرُونَ | مكر | يخدعون ويحتالون في تدبير الشر. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أَنْبَاءِ} إقلاب، وفي الوقف على إِ {لَيْكَ} مد لين {كُنْتَ} إخفاء حقيقي
{أَجْمَعُوا أَمْرَهُمْ} مد منفصل قبله قلقلة الجيم.