Yûnus Suresi 31. Ayet
Yunus · Mekke · Sure 10 · Ayet 31/109
قُلْ مَن يَرْزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ أَمَّن يَمْلِكُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَـٰرَ وَمَن يُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ ٱلْمَيِّتَ مِنَ ٱلْحَىِّ وَمَن يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ ۚ فَسَيَقُولُونَ ٱللَّهُ ۚ فَقُلْ أَفَلَا تَتَّقُونَ
Kul men yerzukukum mines semai vel ardı emmen yemlikus sem'a vel ebsare ve men yuhricul hayye minel meyyiti ve yuhricul meyyite minel hayyi ve men yudebbirul emr, fe se yekulunallah, fe kul e fe la tettekun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Yûnus Suresi 31. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hakimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?" "Allah" diyecekler. De ki: "O halde, Allah'a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?"
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De ki: size gökten ve yerden kim rızk veriyor? Ya o sem' u ebsar kimin milki bulunuyor? Ve kim o ölüden diri çıkarıyor ve diriden ölü çıkarıyor? Ve emri kim tebdir ediyor? Derhal diyecekler ki Allah, de ki, o halde sakınmaz mısınız?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? O kulak ve gözlerin sahibi kim? Kim ölüden diriyi çıkarıyor, diriden de ölüyü çıkarıyor? Kim bütün işleri düzenliyor?" Hemen diyecekler: "Allah!" De ki: "O halde (O'nun azabından) sakınmaz mısınız?
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Habibim) de ki: "Size gökden ve yerden rızık veren kim? O kulaklara ve gözlere (onların hilkat ve hizmetlerine) malik (ve haakim) olan kim? Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Hülasa) işi (kainatın ve hilkatin bütün umurunu) kim tedbir (ve idare) ediyor"? Derhal diyecekler ki: "Allah". De ki: "O halde (onun ıkaabından) sakınmaz mısınız?
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da o kulak(lar)ın ve gözlerin sahibi kimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? Kim buyruğu(nu) yürütüyor (kainatı yönetiyor)?" "Allah." diyecekler. "O halde, korunmuyor musunuz?" de.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
De ki: Kimdir sizi gökten ve yerden rızıklandıran?Kimdir kulaklarınızı ve gözlerinizi yaratan?Kimdir ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran. Kimdir bütün işleri çekip çeviren, kainatı yöneten. "Allah!" diyecekler, duraksamadan:De ki: "O halde sakınmaz mısınız O'nun cezasından?"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
De ki: "Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip çeviren kimdir? Onlar: "Allah" diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de korkup sakınmayacak mısınız?
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
De ki: "Sizi göğün ve yerin ürünleriyle rızıklandıran kimdir? Yahut kimdir, işitme ve görme yetisi üzerinde mutlak egemen olan? Kimdir, ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkaran? Ve (yine) kimdir var olan her şeyi çekip çeviren?" Şüphesiz, diyecekler ki: "(Elbette) Allah!" Öyleyse, de ki: "Peki, O'na karşı artık gereken duyarlığı göstermeyecek misiniz?
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
De ki: -Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlere hükmeden kimdir? ölüden diriyi çıkaran; ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir? Onlar: -Allah'tır! diyecekler. -O halde O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız? de.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
De ki: "Sizleri gökten ve yerden rızıklandıran kimdir? İşitme ve görme gücünü veren kimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran kimdir? Bütün işleri düzenleyen kimdir?[1]" Diyecekler ki: "Allah'tır." O halde, "O'na karşı takvalı olmayacak mısınız?" de.
Tefsir / dipnot (1)
Koyduğu yasalar ile evreni düzenleyen, yöneten.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
De ki: "Hem gökten hem de yeryüzünden size geçimlikler veren kimdir? Duyma ve görme yetinizin egemeni kimdir? Diriyi ölüden; ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Tüm işleri yöneten kimdir?" O zaman, şöyle diyecekler: "Allah!" De ki: "Yine de sorumluluk bilincine erişmeyecek misiniz?"
İbni Kesir
De ki: Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlere kim hükmeder? Diriyi ölüden çıkaran, ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir? Onlar: Allah'tır, diyecekler. O halde O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız? de.
Gültekin Onan
De ki: "Göklerden ve yerden sizlere rızk veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve buyruğu evirip çeviren / yöneten / yönlendiren kimdir? Onlar: "Tanrı" diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de korkup sakınmayacak mısınız?
Rowad Tercüme Merkezi
De ki: “Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlerin sahibi kimdir? Diriyi ölüden çıkaran, ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir?” Onlar, “Allah'tır!” diyecekler. O halde “O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” de.
Şaban Piriş
De ki: Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlere malik olan kimdir? Ölüden diriyi çıkaran; ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi çekip çeviren kimdir? Onlar: Allah’tır! diyecekler. De ki: O halde O’na (şirk koşmaktan) sakınmaz mısınız?
Ali Özek ve diğerleri
(Rasûlüm!) de ki: Sizi gökten ve yerden rızıklandıran kimdir? Ya da kulaklara ve gözlere kim mâlik (ve hakim) bulunuyor? Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Her türlü) işi kim idare ediyor? «Allah» diyecekler. De ki: Öyle ise (Ona âsi olmaktan) sakınmıyor musunuz?
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Peygamber!- Allah'a ortak koşan o müşriklere de ki: Üzerinize gökten yağmuru indirmek suretiyle sizi rızıklandıran kimdir? Yeryüzünde her türlü bitkiyi bitirmek suretiyle ve içerisinde barındırdığı madenler ile yerden sizi rızıklandıran kimdir? Nutfeden insanı, yumurtadan kuşları çıkarmasında olduğu gibi ölüden diriyi çıkaran kimdir? Aynı şekilde insandan nutfeyi ve kuşlardan da yumurtayı çıkarmasında olduğu gibi diriden ölüyü çıkaran kimdir? Göklerin, yerin ve bunlarda bulunan mahlukatın işlerini çekip çeviren kimdir? Onlar, bunların hepsini yapan Allah'tır, diye cevap vereceklerdir. Onlara de ki: Bunu bilmez misiniz ve emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'tan sakınmaz mısınız?
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| قُلْ | قول | فعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به باللسان | |||
| مَن | مَن | اسم يستفهم به عن العاقل. | |||
| يَرْزُقُكُم | رزق | يعطيكم من الخير. | |||
| مِّنَ | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| ٱلسَّمَاءِ | سمو | السماء، مصدر سما، وهي: ما يقابل الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح. | |||
| وَٱلْأَرْضِ | أرض | الأرض: الكرة التي عليها الحيوان والنبات. وتطلق الكلمة على قسم منها كبير أو صغير. والجمع: أرْضون وأرَضون وأراضٍ. | |||
| أَمَّن | — | حرف عطف منقطع يفيد معنى الاستفهام والاضراب، من: استفهامية مجازية. | |||
| يَمْلِكُ | ملك | يستطيع. | |||
| ٱلسَّمْعَ | سمع | قوة في الأذن تدرك الأصوات ويطلق السمع على الأذن أيضا. | |||
| وَٱلْأَبْصَٰرَ | بصر | الأبصار: جمع بصر وهو حاسة الرؤية. | |||
| وَمَن | مَن | من: اسم يستفهم به عن العاقل. | |||
| يُخْرِجُ | خرج | يوجد. | |||
| ٱلْحَيَّ | حيي | الذي فيه الحياة. | |||
| مِنَ | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| ٱلْمَيِّتِ | موت | فاقد الحياة. | |||
| وَيُخْرِجُ | خرج | ويوجد. | |||
| ٱلْمَيِّتَ | موت | فاقد الحياة. | |||
| مِنَ | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| ٱلْحَيِّ | حيي | الذي فيه الحياة. | |||
| وَمَن | مَن | من: اسم يستفهم به عن العاقل. | |||
| يُدَبِّرُ | دبر | يدبر الأمر: ينظر في عواقبه وأدباره ليقع على الوجه المحمود منه، ويقضي حسب ما تقتضيه الحكمة والكمال. | |||
| ٱلْأَمْرَ | أمر | الشأن والقضية والقصة، والجمع: أمور. | |||
| فَسَيَقُولُونَ | قول | فسيتكلمون. | |||
| ٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره | |||
| فَقُلْ | قول | فعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به. | |||
| أَفَلَا | لا | ألا: أداة جاءت هنا للتحضيض. | |||
| تَتَّقُونَ | وقي | تستمسكون بتقوى الله باتباع أوامره واجتناب نواهيه. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{مَنْ يَرْزُقُكُمْ} إدغام بغنة {يَرْزُقُكُمْ مِنَ} إدغام تماثل صغير
{السَّمَاءِ} مد متصل {أَمَّنْ يَمْلِكُ} غنة في الميم المشددة، وإدغام بغنة في النون
مع الياء {وَالْأَبْصَارَ} فيها قلقلة {وَمَنْ يُخْرِجُ} إدغام بغنة في النون مع
الياء، ومثلها {وَمَنْ يُدَبِّرُ} والراء مفخمة لأنها مضمومة.