Tevbe Suresi 99. Ayet

Tövbe · Medine · Sure 9 · Ayet 99/129

وَمِنَ ٱلْأَعْرَابِ مَن يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَيَتَّخِذُ مَا يُنفِقُ قُرُبَـٰتٍ عِندَ ٱللَّهِ وَصَلَوَٰتِ ٱلرَّسُولِ ۚ أَلَآ إِنَّهَا قُرْبَةٌ لَّهُمْ ۚ سَيُدْخِلُهُمُ ٱللَّهُ فِى رَحْمَتِهِۦٓ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Ve minel a'rabi men yu'minu billahi vel yevmil ahıri ve yettehızu ma yunfiku kurubatin indallahi ve salavatir resul, e la inneha kurbetunlehum, se yudhıluhumullahu fi rahmetih, innallahe gafurun rahim.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Bedevilerden kimileri de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah, onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Yine Arabilerden kimi de var ki Allaha ve Ahiret gününe inanır ve vergisini Allah yanında yakınlıklara ve peygamberin dualarına vesile sayar, filhakika onlar kendileri için yakınlıklardır, ilerde Allah onları rahmeti içine koyacaktır, çünkü Allah gafurdur rahimdir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine bedevilerden öyleleri vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır; harcadığını Allah katında yakınlarına ve Peygamberin dualarına vesile sayar; gerçekten bu, onlar için bir yakınlıktır. İleride Allah, onları rahmeti içine koyacaktır; çünkü Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Bedevilerden öyle adam da vardır ki Allaha ve ahiret gününe inanır, harcedeceğini Allah yanında yakınlıklara ve o peygamberin dualarına (vesile) edinir. Haberiniz olsun ki bu, onlar için gerçek bir yakınlıkdır. Allah, onları rahmetine koyacakdır. Şübhesiz ki Allah çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bedevi Araplardan kimi de var ki Allah'a ve ahiret gününe inanır, verdiğini Allah'a yakın dereceler kazanmağa ve Elçinin du'alarını almağa vesile sayar. Gerçekten o (verdikleri) kendileri için yakın dereceler(e vesile)dir. Allah onları rahmetinin içine sokacaktır. Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Kimi bedeviler de Allah'ı ve ahireti tasdik eder;Allah yolunda harcamasını, Allah'a yakın olmaya ve Resulünün dualarını almaya vesile sayar. İyi bilin ki bu, onlar için Allah'a yakınlık vesilesidir. Allah onları rahmet diyarı olan cennete yerleştirecektir.Çünkü Allah gafurdur, rahimdir (affı, merhamet ve ihsanı boldur).

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Bedevilerden öyleleri de vardır ki, onlar Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve infak ettiğini Allah katında bir yakınlaşmaya ve elçinin dua ve bağışlama dileklerine (bir yol) sayar. Haberiniz olsun, bu gerçekten onlar için bir yakınlaşmadır. Allah da onları kendi rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ama bedeviler arasında, Allaha ve Ahiret Gününe inanan, (Allah yolunda) harcadıklarını, kendilerini Allaha yaklaştıran ve Elçinin dualarında anılmalarını sağlayan vesileler olarak görenler de var. Bakın işte bu, (Allahın onlara) yakınlık (göstermesi) için gerçek bir vesile olacaktır; (çünkü) Allah onları rahmetiyle kuşatacaktır: gerçek şu ki, Allah çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Bedevilerden, Allah'a ve ahiret gününe iman eden, infak ettiğini Allah katında yakınlık vesilesi ve resulün duasını almak için yapanlar vardır. Dikkat edin, işte yakınlık onlar içindir. Allah onları rahmetine dahil edecektir. Allah bağışlayan, merhamet edendir.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Bedevi Araplardan kimisi de Allah'a ve ahiret gününe inanır. İnfak ettiğini Allah katında yakınlığa ve Resul'ün selavatına[1] vesile sayar. Gerçekten o, kendileri için yakınlık vesilesidir. Allah, onları rahmetine alacak. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Tefsir / dipnot (1)

Yardım, destek, yakınlık.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Araplar arasında, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inananlar da vardır. Yardımlaşmak amacıyla paylaştıklarını, Allah'ın katında bir yakınlaşmaya ve elçinin yaptığı yakarışlarda anılmaya sayıyorlar. İyi bilin ki, o, kesinlikle bir yakınlaşmadır. Allah, rahmetiyle onları çevreleye cektir. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

İbni Kesir

Bedevilerden öyleleri de vardır ki; Allah'a ve ahiret gününe inanır, infak ettiğini Allah katında yakınlığa ve peygamberin duasına nail olmaya vesile sayar. Bilin ki; bunlar kendileri için gerçek bir yakınlıktır. Allah, onları rahmetine girdirecektir. Muhakkak ki Allah; Gafur'dur, Rahim' dir.

Gültekin Onan

Bedevilerden öyleleri de vardır ki, onlar Tanrı'ya ve ahiret gününe inanır ve infak ettiğini Tanrı katında bir yakınlaşmaya ve elçinin dua ve bağışlama dileklerine (bir yol) sayar. Haberiniz olsun, bu gerçekten onlar için bir yakınlaşmadır. Tanrı da onları kendi rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Bedevilerden, Allah’a ve kıyamet gününe iman eden ve malından Allah yolunda sarf ettiğini, Allah'a yakınlaşmaya ve peygamberin duasını ve onun için istiğfar etmesini elde etmeye vesile sayan kimseler vardır. Şurası muhakkaktır ki, bu kimsenin Allah yolunda sarf ettikleri ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in duası kendileri için Allah katında bir yakınlık vesilesidir. Bu kimse karşılığını yüce Allah'ın katında bulacaktır. Yüce Allah onu mağfiret ve cennetini kapsayan geniş rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, tövbe eden kullarının günahlarını çokça örtüp, bağışlayandır. Onlara karşı çok merhametlidir.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَمِنَمِنمن: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض".
ٱلْأَعْرَابِعربسكان البادية، والمتنقلين فيها طلبا للكلأ.
مَنمَنيحتمل أن تكون موصولة أو نكرة موصوفة.
يُؤْمِنُأمنيصدق ويذعن.
بِٱللَّهِألهالباء حرف جر، والله المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
وَٱلْيَوْمِيوماليوم في اللغة مطلق الزمن، وقيل: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام.
ٱلْءَاخِرِأخرنقيض الأول والمتقدم.
وَيَتَّخِذُأخذويجعل.
مَامايحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة.
يُنفِقُنفقيبذل من مال ونحوه.
قُرُبَٰتٍقربما يتقرب به إلى الله، جمع قربة.
عِندَعندظرف مكان، ولا تقع إلا مضافة.
ٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
وَصَلَوَٰتِصلوودعوات.
ٱلرَّسُولِرسلالرسول من الملائكة هو من يبلغ الرسالة الإلهية عن الله، والرسول من الناس هو من يبعثه الله بشرع ليعمل به ويبلغه، والرسول هنا هو محمد صلى الله عليه وسلم.
أَلَاألاأداة استفتاح وتنبيه تدل على تحقق ما بعدها.
إِنَّهَاإنّإن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
قُرْبَةٌقربقربان وهو ما يتقرب به إلى الله من ذبيحة أو غيرها.
لَّهُمْلاللام: حرف جر يفيد الإختصاص.
سَيُدْخِلُهُمُدخلسيضمهم ويشملهم.
ٱللَّهُألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
رَحْمَتِهِرحمالرحمة: نقيض العذاب. والرحمة صفة من صفات الله الثابتة له سبحانه وعلى الوجه الذي يليق به. ‌وأصل ‌الرحمة من المخلوق: رقة القلب والانعطاف ومنه الرحم لانعطافها على ما فيها.
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
ٱللَّهَألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
غَفُورٌغفرصفة لله سبحانه، والغفور هو الذي تكثر منه المغفرة.
رَّحِيمٌرحمصفة لله سبحانه، والرحيم: الذي يرحم المؤمنين في الآخرة.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{مَنْ يُؤْمِنُ} إدغام بغنة، {الْآخِرِ} مد بدل بمد حركتين والراء مرققة

وصلًا لأنها مكسورة ووقفًا لأنها ساكنة بعد كسر. {أَلَا إِنَّهَا} مد منفصل، يليه

غنة، ومد طبيعي {قُرْبَةٌ لَهُمْ} إدغام بغير غنة، وفيها وقف جائز

{سَيُدْخِلُهُمُ} الدال مقلقلة {رَحْمَتِهِ} صلة صغرى وصلًا، والوقف عليها أولى،

وفى حالة الوقف تسكن الهاء {إِنَّ} حرف غنة {غَفُورٌ رَحِيمٌ} إدغام بغير غنة،

علامته في المصحف تتابع التنوين فوق الراء وتشديد الراء الثانية، ويسوَّى بين

المدود في الوصل والوقف، فلا يزاد في أحد النظائر عن الآخر. ولا ينحو القارئ

بالواو المديّة والياء المديّة نحو الإمالة أو التقليل.