Tevbe Suresi 48. Ayet

Tövbe · Medine · Sure 9 · Ayet 48/129

لَقَدِ ٱبْتَغَوُا۟ ٱلْفِتْنَةَ مِن قَبْلُ وَقَلَّبُوا۟ لَكَ ٱلْأُمُورَ حَتَّىٰ جَآءَ ٱلْحَقُّ وَظَهَرَ أَمْرُ ٱللَّهِ وَهُمْ كَـٰرِهُونَ

Lekadibtegul fitnete min kablu ve kallebu lekel umure hatta cael hakku ve zahere emrullahi ve hum karihun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Tevbe Suresi 48. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

10. cüz · PDF sayfası 14

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Andolsun, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri halde, Allah'ın dini galip geldi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Filhakıka bunlar fitneyi daha evvel çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler nihayet onların rağmına hak, yerine geldi ve Allahın emri galebe çaldı

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçekte onlar, fitneyi daha önce çıkarmak istediler ve sana karşı türlü işler çevirdiler. Sonunda, onların hoşuna gitmemesine rağmen, hak yerini buldu ve Allah'ın emri üstün geldi.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Andolsun ki onlar bundan evvel de fitne (ve fesad) aramışlar, senin hakkında bir takım işler (dolablar) çevirmişlerdi. Nihayet Hak (nusret ve te'yid-i ilahi) geldi. Allahın emri (dini), onların fenalarına gitmesine rağmen, zuhur ve galebe etdi.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(Onlar) önceden de fitne çıkarmak istediler ve sana nice işleri ters çevirdiler. Nihayet hak geldi, onlar istemedikleri halde Allah'ın emri galebe çaldı.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Gerçekten bunlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve işleri tersyüz ederek seni yanıltmaya çalışmışlardı. Nihayet, onlar hoşlanmasa da hakikat ortaya çıkmış ve Allah'ın emri galebe çalmıştı.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Andolsun, daha önce onlar fitne aramışlardı. Ve sana karşı birtakım işler çevirmişlerdi. Sonunda onlar, istemedikleri halde hak geldi ve Allah'ın emri ortaya çıkıp üstünlük sağladı.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Aslında onlar bundan önce de fitne çıkarmaya çalışmışlar ve sana karşı (ey Peygamber) türlü türlü düzenler kuragelmişlerdi, ta ki onların hiç hoşuna gitmese de hak vahyedilip Allahın yargı ve iradesi kendini gösterinceye kadar.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Daha önce de fitne koparmak istemişlerdi. Sana karşı bir takım işler çeviriyorlardı. Sonunda hak geldi, onların istememesine rağmen Allah'ın emri üstün oldu.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet, Hakk[1] geldi ve onlar istemedikleri halde, Allah'ın emri gerçekleşti.

Tefsir / dipnot (1)

Gerçekliği kesin olan. Mutlak gerçeklik, doğruluk. Bir şeyin aslı ve esası. Yasa, ferman, kural. Batıl'ın karşıtı.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Gerçek şu ki, daha önce de karışıklık çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü işler çevirmişlerdi. Sonunda gerçek geldi ve onların istememelerine karşın, Allah'ın buyruğu gerçekleşti.

İbni Kesir

Andolsun ki, onlar daha önce de fitne aramışlar ve sana karşı bir takım işler çevirmişlerdi. Nihayet Hak geldi ve onlar istemedikleri halde Allah'ın emri zahir oldu.

Gültekin Onan

Andolsun, daha önce onlar fitne aramışlardı. Ve sana karşı birtakım / nice buyrukları (tersine) çevirmişlerdi (kallebu). Sonunda onlar, istemedikleri halde gerçek geldi ve Tanrı'nın buyruğu ortaya çıktı.

Rowad Tercüme Merkezi

(Münafıklar) Daha önce de fitne koparmak istemişlerdi. Sana karşı bir takım işler çeviriyorlardı. Sonunda hak geldi, onların istememesine rağmen Allah’ın emri üstün oldu.

Şaban Piriş

(Münafıklar) Daha önce de fitne koparmak istemişlerdi. Sana karşı bir takım işler çeviriyorlardı. Sonunda hak geldi, onların istememesine rağmen Allah’ın emri üstün oldu.

Ali Özek ve diğerleri

Andolsun onlar önceden de fitne çıkarmak istemişler ve sana nice işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri halde Allah'ın emri yerini buldu.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

-Ey Peygamber!- Münafıklar, Tebuk gazvesinden önce de Müminlerin kelimesini (saflarını) bölerek bozgunculuk yapmak için çabalamış, hileler yaparak sana karşı bir takım işler çevirmeye kalkmışlardı. Olur ki onların hileleri senin cihada çıkmak hususunda azmini kırabilir. Ancak Yüce Allah'ın sana olan yardımı ve desteği gelmiştir. Onlar (münafıklar) hoşlanmasalar da Yüce Allah; dinini yüceltir ve düşmanlarını mağlup eder. Onların hoşlanmamalarının sebebi; hakka karşı batılın galip gelmesini istemelerinden dolayıdır.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
لَقَدِقدلقد: اللام جواب القسم، قد: أداة تفيد التحقيق.
ٱبْتَغَوُابغيطلبوا وتمنوا وأرادوا.
ٱلْفِتْنَةَفتنصرف الناس عن الدين الحق.
مِنمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
قَبْلُقبلظرف للزمان، ويضاف لفظا أو تقديرا.
وَقَلَّبُواقلبقلبوا لك الأمور: بحثوها من جميع نواحيها.
لَكَلاللام: حرف جر يفيد الإختصاص.
ٱلْأُمُورَأمرالمسائل والشؤون والقضايا.
حَتَّىٰحتىحرف ابتداء غير عامل.
جَاءَجيأتحقق وحصل.
ٱلْحَقُّحققالحق ‌لغة: نقيض الباطل، ويطلق على: الحظ، والنصيب، والثابت والموجود، والشيء الذي لا ينبغي إنكاره. ومعنى حق الأمر: وجب ووقع بلا شك. وفي الاصطلاح: يطلق على الواجب الثابت الذي يشمل حقوق الله تعالى، وحقوق العباد.
وَظَهَرَظهروتبين وبرز بعد خفاء.
أَمْرُأمرأمر الله: حكمه وقضاؤه.
ٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
وَهُمْهمهم: ضمير الغائبين.
كَٰرِهُونَكرهمبغضون.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{لَقَدِ} قلقلة في الدال، وكسرت الدال تخلصًا من التقائها بالساكن

بعدها (همزة الوصل) {ابْتَغَوُا الْفِتْنَةَ} صُمت واو اللين للساكن بعدها ويُبدأ

بهمزة وصل مكسورة في {ابْتَغَوُا} لأن ثالث الفعل مفتوح {مِنْ قَبْلُ} إخفاء

حقيقي، والباء مقلقلة {جَاءَ} مد متصل. وفي الوقف على {الْحَقُّ} قلقلة في القاف وقفًا.

Benzer Ayetler müteşabihat · 1 ayet

Ankebût Suresi, 53. ayet Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. (Hikmet gereği) belirlenmiş bir süre olmasaydı, azap onlara mutlak…