Tevbe Suresi 112. Ayet
Tövbe · Medine · Sure 9 · Ayet 112/129
ٱلتَّـٰٓئِبُونَ ٱلْعَـٰبِدُونَ ٱلْحَـٰمِدُونَ ٱلسَّـٰٓئِحُونَ ٱلرَّٰكِعُونَ ٱلسَّـٰجِدُونَ ٱلْـَٔامِرُونَ بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱلنَّاهُونَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَٱلْحَـٰفِظُونَ لِحُدُودِ ٱللَّهِ ۗ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ
Ettaibunel abidunel hamidunes saihuner rakiunes sacidunel amirune bil ma'rufi ven nahune anil munkeri vel hafizune li hududillah , ve beşşiril mu'minin .
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Tevbe Suresi 112. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunlar, tövbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rüku' ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü'minleri müjdele.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O tevbekarlar, o abidler, o hamidler, o oruç tutanlar, o rükua varanlar, o secdeye kapananlar, o ma'rufu emredib münkerden nehyeyleyenler ve Allahın hududunu muhafaza eyliyenler, müjdele hem o bütün mü'minleri
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O tevbe edenler, o ibadet edenler, o hamdedenler, o oruç tutanlar, o rukua varanlar, o secdeye kapananlar, o iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu sınırı koruyanlar... Müjdele o mü'minleri!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Tevbe edenler, ibadet edenler, Hamd edenler, seyaahat edenler, rüku' edenler, secde edenler, (insanlara) iyiliği emredenler ve (onları) kötülükden vaz geçirmiye çalışanlar ve Allahın sınırlarını koruyanlar (yok mu? İşte onlar da cennet ehlidirler. Habibim) sen o mü'minlere dahi (cenneti) müjdele.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, seyahat edenler, rüku edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten men'edenler ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar... İşte o mü'minleri müjdele (ne mutlu onlara)!
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O tövbe edenler, o ibadet edenler, o hamd edenler, Allah'ın rızası için sefer edenler, o rüku edenler, o secdeye kapananlar, iyilikleri yayanlar, kötülükleri önleyenler ve Allah'ın hudutlarını bekleyip koruyanlar yok mu? İşte o müminleri müjdele!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (İslam uğrunda) seyahat edenler, rüku edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar; sen (bütün) mü'minleri müjdele.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Bu, ne zaman bir günah işleseler, hemen) tevbe ve pişmanlık içinde Rablerine yönelen kimselerin (bahtiyarlığıdır); O'na (yürekten) kulluk edenlerin; O'nu (coşkuyla) övenlerin; ve (O'nun hoşnutluğunu) aramaya durmaksızın devam edenlerin; ve (O'nun önünde) eğilen, O'nun önünde hürmet ve tazimle yere kapananların; doğru ve güzel olanın yapılmasını önerip, eğri ve kötü olanın yapılmasına engel olanların; ve Allah'ın koyduğu sınırları gözetenlerin (bahtiyarlığı). Öyleyse, (ey Peygamber, Allah'ın bu vaadiyle) müjdele, bütün o müminleri.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Allah'a tevbe eden, kulluk eden, hamd eden, seyahat eden, boyun eğen, secde eden, iyilikleri emreden, kötülükleri yasaklayan, Allah'ın yasalarını koruyan müminleri müjdele!
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Tevbe edenler, kulluk edenler, hamd edenler,[1] seyahat edenler,[2] ruku edenler,[3] secde edenler,[4] mar'uf olanı yapıp, münker olana engel olanlar;[5] Allah'ın hudutlarını koruyanlardır. Mü'minleri müjdele.
Tefsir / dipnot (5)
Övgüyü, yalnızca Allah'a özgü kılanlar.
Yol birlikteliği yapanlar. Allah'ın dinine hizmet için sefere çıkanlar.
Allah'a bağlılığı ortaya koyanlar, buyruklarına içtenlikle teslim olanlar.
Saygı gösterip, değerini takdir edenler, O'nun emirlerine içtenlikle boyun eğenler.
Bkz. 9:71. ayetin 2. dipnotu.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Pişmanlık gösterenler, hizmet edenler, övenler, arayanlar, eğilenler, secde edenler, iyiliği öğütleyenler, kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını gözetenler; inananlara, sevinçli haberi ver.
İbni Kesir
Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, seyahat edenler, rüku' edenler, secde edenler, ma'rufu emredenler, münkeri nehyedenler, Allah'ın hududunu koruyanlardır. Mü'minleri müjdele.
Gültekin Onan
Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (islam uğrunda) seyahat edenler, rüku edenler, secde edenler, iyiliği buyuranlar, münkerden sakındıranlar ve Tanrı'nın sınırlarını koruyanlar; sen (bütün) inançlıları müjdele.
Rowad Tercüme Merkezi
(Bu Cennet'i kazananlar) Allah’a tevbe eden, ibadet eden, hamt eden, (ibadet için) rükû yapan, secde eden, iyilikleri emreden, kötülükleri yasaklayan, Allah’ın sınırlarını koruyan kimselerdir. Müminleri müjdele!
Şaban Piriş
(Bu cenneti kazananlar) Allah’a tevbe eden, ibadet eden, hamd eden, (ibadet için) rükû yapan, secde eden, iyilikleri emreden, kötülükleri yasaklayan, Allah’ın sınırlarını koruyan kimselerdir. Müminleri müjdele!
Ali Özek ve diğerleri
(Bu alışverişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın sınırlarını koruyanlardır. O müminleri müjdele!
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
İşte bu karşılığı elde edecek olanlar; Allah'ın hoşlanmadığı ve gazaplandığı şeyleri terk edip O'nun sevip razı olduğuna dönen kimselerdir. Onlar; Allah'a karşı haşyet (korku) ve tevazu sahibi olan, Allah'a itaatte çok çabalayan, her hallerinde Rablerine hamt eden, oruç tutan, namaz kılan, Allah'ın veya resulünün emrettiklerini emreden, yasakladıklarını yasaklayan, Allah ve resulünün emirlerine ittiba üzerine hareket edip yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah'ın sınırlarını koruyan kimselerdir. -Ey Peygamber!- Bu sıfatlar ile vasıflanmış olan Müminlere dünyada ve ahirette kendilerini sevindirecek olan müjdeleri haber ver.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| ٱلتَّٰئِبُونَ | توب | الراجعون عن المعاصي. | |||
| ٱلْعَٰبِدُونَ | عبد | الطائعون. | |||
| ٱلْحَٰمِدُونَ | حمد | المثنون على الله بما هو أهله. | |||
| ٱلسَّٰئِحُونَ | سيح | السائرون للغزو أو طلب العلم. | |||
| ٱلرَّٰكِعُونَ | ركع | المصلون. | |||
| ٱلسَّٰجِدُونَ | سجد | الواضعون جباههم على الأرض والمراد المصلون. | |||
| ٱلْءَامِرُونَ | أمر | الآمرون بالمعروف: الحاثون على فعله. | |||
| بِٱلْمَعْرُوفِ | عرف | المعروف: كل فعل يعرف حسنه بالعقل أو بالشرع. | |||
| وَٱلنَّاهُونَ | نهي | والقائمون بالنهي. | |||
| عَنِ | عن | حرف جر يفيد معنى المجاوزة المجازية. | |||
| ٱلْمُنكَرِ | نكر | ما ينكره الشرع أو العقل. | |||
| وَٱلْحَٰفِظُونَ | حفظ | الحافظون لحدود الله: المنفذون لها والمراعون لواجباتها. | |||
| لِحُدُودِ | حدد | حدود الله: أحكامه وشرائعه التي لا يجوز مجاوزتها. | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| وَبَشِّرِ | بشر | بشر المؤمنين: أوعدهم بثواب الله. | |||
| ٱلْمُؤْمِنِينَ | أمن | الذين يقرون بوحدانية الله وبصدق رسله وينقادون لله بالطاعة وللرسول بالاتباع. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{التَّائِبُونَ} مد متصل، وفيها مد طبيعي وفى {الْعَابِدُونَ
الْحَامِدُونَ} و {الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ} هو في {وَالنَّاهُونَ} و
{وَالْحَافِظُونَ} في هذه الكلمات الست مد طبيعي في الألف والواو، وفى
{وَالنَّاهُونَ} غنة في النون، وفى {الْمُنْكَرِ} إخفاء حقيقي ومن اللامات الشمسية
في الآية: {التَّائِبُونَ} {السَّائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ}
{وَالنَّاهُونَ} ومن اللامات القمرية: {الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ} {الْآمِرُونَ
بِالْمَعْرُوفِ} {الْمُنْكَرِ} {وَالْحَافِظُونَ} {الْمُؤْمِنِينَ} وفى راء
{وَبَشِّرِ} الترقيق وصلًا ووقفًا لأنها مكسورة.