Tahrîm Suresi 5. Ayet
Yasaklama · Medine · Sure 66 · Ayet 5/12
عَسَىٰ رَبُّهُۥٓ إِن طَلَّقَكُنَّ أَن يُبْدِلَهُۥٓ أَزْوَٰجًا خَيْرًا مِّنكُنَّ مُسْلِمَـٰتٍ مُّؤْمِنَـٰتٍ قَـٰنِتَـٰتٍ تَـٰٓئِبَـٰتٍ عَـٰبِدَٰتٍ سَـٰٓئِحَـٰتٍ ثَيِّبَـٰتٍ وَأَبْكَارًا
Asa rabbuhu in tallakakunne en yubdilehu ezvacen hayren min kunne muslimatin mu'minatin kanitatin taibatin abidatin saihatin seyyibatin ve ebkara.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Tahrîm Suresi 5. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Gerek ki rabbi, şayed o sizi boşarsa, yerinize ona sizlerden daha hayırlı zevceler verir öyleki müslimeler, mü'mineler, kaniteler, taibeler, abideler, saimeler, seyyibeler ve bakireler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şayet o sizi boşarsa belki de Rabbi sizin yerinize ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, içtenlikle itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Eğer o, sizi boşarsa yerinize — Allaha itaatle teslim olan, Allahın birliğini tasdıyk eden, namaz kılan (taatte sebat gösteren), Günahlardan tevbe ile vaz geçen, ibadet eyleyen, oruç tutan kadınlar, dullar ve kız oğlan kızlar olmak üzere — Rabbinin ona sizden hayırlılarını vermesi me'müldür.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O sizi boşarsa belki de Rabbi ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden ita'at eden, tevbe eden, ibadet eden seyahat eden dul ve bakire eşler verir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Eğer o sizi boşayacak olursa Rabbi ona, sizden daha hayırlı, Allah'a teslimiyet gösteren, mümin, gönülden itaat eden, tövbe eden, ibadete düşkün, oruca düşkün dul veya bakireler olarak başka eşler nasib edebilir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Belki onun Rabbi, -eğer o sizi boşayacak olursa- ona yerinize sizlerden daha hayırlı müslüman, mü'min, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Ey Peygamber eşleri!) Eğer o siz(den biriniz)i boşasaydı, Allah yerinize o'na sizden daha iyi eşler verebilirdi. Allah'a teslim olan, gerçekten inanan, O'nun iradesine gönülden itaat eden, (günah işledikleri zaman) tevbe ederek (O'na) yönelen, (yalnız O'na) kulluk eden ve (O'nun rızasını aramak için) yola koyulan, daha önce evlenmiş veya bakire kadınlar.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Eğer sizi boşayacak olursa, Allah onun için, sizden daha hayırlı müslüman, mümin, itaatkar, tevbekar, ibadet eden, oruç tutan dul ve bekar kadınlar verebilir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Eğer o sizi boşarsa, Rabb'inin ona sizden daha hayırlı olan; Allah'a teslim olan, iman eden, saygıda kusur etmeyen, tevbe eden, kulluk eden, seyahat eden[1] dul ve bakire eşler vermesi umulur.
Tefsir / dipnot (1)
Yol birlikteliği yapan. Allah'ın dinine hizmet için sefere çıkan.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sizi boşarsa, Efendisi, Ona, sizden daha iyi olan; teslim olmuş, inanan, içtenlikle boyun eğen, pişmanlık göstererek yönelen, Allah'a hizmet eden, sezgileri yüksek, dul veya el değmemiş eşler verir.[520]
Tefsir / dipnot (1)
"Sezgileri yüksek" olarak yazdığımız "Saihatin" sözcüğü, kimi Kur'an çevirilerinde, "Oruç tutan" veya "Yol tutan" veya "Yola koyulan" veya "Yolculuk edebilen" veya "Çalışkan" biçiminde çevrilmiştir.
İbni Kesir
Şayet o, sizi boşarsa; Rabbı ona sizden daha hayırlı, kendini Allah'a veren, inanan, boyun eğen, tevbe eden, kulluk eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.
Gültekin Onan
Belki onun rabbi, -eğer o sizi boşayacak olursa- ona yerinize sizlerden daha hayırlı müslüman, inançlı, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verir.
Rowad Tercüme Merkezi
Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona sizden daha hayırlı, Müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.
Şaban Piriş
Eğer sizi boşayacak olursa, Allah’ın onun için, sizden daha hayırlı Müslüman, mümin, itaatkâr, tevbekâr, ibadet eden, oruç tutan dul ve bekâr kadınlar verebilir.
Ali Özek ve diğerleri
Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi, kendini Allah'a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bâkire eşler verebilir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Eğer Allah'ın Peygamberi sizi boşayacak olursa Rabbi Allah -Subhanehu ve Teâlâ- ona, sizden daha hayırlı Müslüman, emirlerine itaat eden, Allah'a ve resulüne iman eden, Allah'a itaat eden ve günahlarından tövbe edip çokça ibadet eden, oruç tutan dul ve ondan önce hiç kimsenin birlikte olmadığı bakire kadınlar verebilir. Fakat o onları boşamamıştır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| عَسَىٰ | عسي | فعل للاشتقاق في المكروه. | |||
| رَبُّهُ | ربب | إلهه المعبود. والرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| إِن | إن | حرف شرط جازم. | |||
| طَلَّقَكُنَّ | طلق | الطلاق: إلغاء عقد الزواج. | |||
| أَن | أن | حرف مصدري يفيد الإستقبال. | |||
| يُبْدِلَهُ | بدل | يعوضه. | |||
| أَزْوَٰجًا | زوج | زوجات. | |||
| خَيْرًا | خير | اسم تفضيل وأصله أخير بمعنى أكثر نفعا وصلاحا. | |||
| مِّنكُنَّ | مِن | من: حرف جر يستخدم للمقارنة التفضيلية بين شيئين. | |||
| مُسْلِمَٰتٍ | سلم | منقادات لشرع الله، طائعات لله. | |||
| مُّؤْمِنَٰتٍ | أمن | مقرات بوحدانية الله وبصدق رسله ومنقادات لله بالطاعة وللرسول بالاتباع. | |||
| قَٰنِتَٰتٍ | قنت | خاضعات مطيعات لله. | |||
| تَٰئِبَٰتٍ | توب | راجعات عن المعاصي. | |||
| عَٰبِدَٰتٍ | عبد | طائعات. | |||
| سَٰئِحَٰتٍ | سيح | مهاجرات في سبيل الله، أو صائمات. | |||
| ثَيِّبَٰتٍ | ثيب | الثيبات: اللاتي انفضت بكاراتهن. | |||
| وَأَبْكَارًا | بكر | أبكارا: جمع بكر، وهي العذراء. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{رَبُّهُ إِنْ طَلَّقَكُنَّ} مد صلة طويلة. يليها إخفاء حقيقي. وفي النون
المشددة غنة {أَنْ يُبْدِلَهُ أَزْوَاجًا} إدغام بغنة. وفي الباء قلقلة. يليها مد
منفصل (صلة كبرى) {خَيْرًا مِنْكُنَّ} إدغام بغنة. وإخفاء حقيقي. وفي النون غنة
{مُسْلِمَاتٍ} إلى آخر الآية. فيها: إدغام بغنة. يليه إخفاء حقيقي في القاف،
وإخفاء حقيقي في التاء، ومد متّصل، ثم إظهار حلقي في العين، يليه إخفاء حقيقي في
السين والثاء، ثم إدغام بغنة. وفي {وأَبْكَارًا} قلقلة، ومد عوض عند الوقف. فهذه
عشرة أحكام من {مُسْلِمَاتٍ} إلى آخر الآية.