Tâhâ Suresi 39. Ayet
TaHa · Mekke · Sure 20 · Ayet 39/135
أَنِ ٱقْذِفِيهِ فِى ٱلتَّابُوتِ فَٱقْذِفِيهِ فِى ٱلْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ ٱلْيَمُّ بِٱلسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ لِّى وَعَدُوٌّ لَّهُۥ ۚ وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِّنِّى وَلِتُصْنَعَ عَلَىٰ عَيْنِىٓ
Enıkzifihi fit tabuti fakzifihi fil yemmi felyulkıhil yemmu bis sahıli ye'huzhu aduvvun li ve aduvvun leh, ve elkaytu aleyke mehabbeten minni ve li tusnea ala ayni.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Tâhâ Suresi 39. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Onu (bebek Musa'yı) sandığın içine koy ve denize (Nil'e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Musa, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onu tabut içine koy da deryaya bırak, derya da onu sahile, bıraksın, onu hem bana düşman hem ona düşman biri alsın ve üzerine benden bir sevgi koydum ki hem nezaretim altında yetiştirilesin
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onu sandığın içine koy, denize bırak, deniz de onu sahile bıraksın, onu hem Bana düşman, hem ona düşman biri alsın! Ve senin üzerine, gözetimim altında yetiştirilesin diye, katımdan bir sevgi koydum.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(37-38-39) "Andolsun ki biz sana diğer bir zamanda, anana vahyolunacak şey'i ilham etdiğimiz vakıtda da lutf etmiş ve (kendisine): — Onu tabuta koy da denize at ki deniz onu kıyıya bıraksın, onu benim de, kendisinin de düşmanı olan biri alacak diye (emreylemişdik). Sana karşı (Ey Musa) gözümün önünde yetişdirilmen için kendimden bir sevgi bırakmışdım.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Onu sandığa koy, suya at; su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım onun da düşmanı olan biri alacaktır." "Gözümün önünde yetiştirilmen için senin üzerine benden bir sevgi koydum (görenler senin üzerine koyduğum bu sevgiden ötürü sana meftun oldular)."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
"Onu bir sandığa yerleştirip denize bırak! Deniz onu sahile atsın. Bana da ona da düşman olan biri onu alsın!" Ve "Ey Musa! nezaretim altında yetiştirilmen için sana karşı insanların gönüllerinde tarafımdan bir sevgi bıraktım!"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Onu sandığın içine koy, suya bırak, böylece su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri alacaktır. Gözümün önünde yetiştirilmen için, kendimden sana bir sevgi yönelttim."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
O'nu bir sandığa koy ve sandığı ırmağa bırak; ırmak o'nu kıyıya çıkaracaktır; Bana düşman olan biri ve o'na ilerde düşman olacak olan biri o'nu oradan alıp evlat edinecektir. Ve (böylece daha o çağda) Kendi katımdan kutlu bir sevgiyle seni kuşattım ki, gözümün önünde yetişip olgunlaşasın.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
-Musa'yı bir sandığa koy ve nehre bırak! Nehir onu kıyıya çıkarır. Onu, benim ve onun bir düşmanı alır. Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kılmıştım.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
"Onu sandığa koy da suya[1] bırak. Su da onu kıyıya bıraksın. Benim ve onun düşmanı, onu alsın." Ve "korumam altında yetiştirilmen için seni sevimli biri yaptım."
Tefsir / dipnot (1)
Nil'e.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Onu sandığa koy ve ırmağa bırak. Irmak, Onu kıyıya çıkaracak; Benim düşmanım ve onun da düşmanı olan, Onu alsın. Gözümün önünde yetiştirilmen için, senin üzerine sevgimi bıraktım!"
İbni Kesir
Onu bir sandığa koy da suya bırak. Su onu kıyıya atar. Bana da, ona da düşman olan birisi onu alır. Gözümün önünde yetişesin diye, senin üzerine katımdan bir sevgi koydum.
Gültekin Onan
"Onu sandığın içine koy, suya bırak, böylece su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri alacaktır. Gözümün önünde yetiştirilmen için, kendimden sana bir sevgi yönelttim."
Rowad Tercüme Merkezi
Mûsâ'yı bir sandığa koy ve nehre (Nil'e) bırak. Nehir onu kıyıya atsın da, onu benim ve onun bir düşmanı alsın. Sana da ey Mûsâ! Gözümün önünde yetiştirilmen için tarafımdan sana bir sevgi bıraktım."
Şaban Piriş
Musa’yı bir sandığa koy ve nehre (Nil'e) bırak. Nehir onu kıyıya atsın da, onu benim ve onun bir düşmanı alır. Gözümün önünde yetişesin diye üzerine muhabbet bıraktım.
Ali Özek ve diğerleri
Musa'yı sandığa koy; sonra onu denize (Nil'e) bırak; deniz onu kıyıya atsın da, benim düşmanım ve onun düşmanı olan biri onu alsın. (Ey Musa! Sevilmen) ve benim nezaretimde yetiştirilmen için sana kendimden sevgi verdim.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Annesine ilham ederek şöyle buyurduk: Onu doğurduktan sonra bir sandığa koy ve nehre bırak. Bizim emrimizle nehir onu kıyıya çıkaracaktır. Benim ve onun düşmanı onu alacaktır. Bu düşman Firavun'dur. Kendi katımdan sana bir sevgi bahşettim ve bunun üzerine insanlar seni sevdi. Gözetimim, korumam ve gözümün önünde yetişmen için bunu yaptım.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| أَنِ | أن | حرف مصدري يفيد الإستقبال. | |||
| ٱقْذِفِيهِ | قذف | ألقيه. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلتَّابُوتِ | تبت | الصندوق. | |||
| فَٱقْذِفِيهِ | قذف | فألقيه. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلْيَمِّ | يمم | البحر ملحا كان ماؤه أم عذبا. | |||
| فَلْيُلْقِهِ | لقي | فليقذفه. | |||
| ٱلْيَمُّ | يمم | البحر ملحا كان ماؤه أم عذبا. | |||
| بِٱلسَّاحِلِ | سحل | الساحل: شاطئ البحر أو النهر. | |||
| يَأْخُذْهُ | أخذ | يلتقطه. | |||
| عَدُوٌّ | عدو | العدو: هو الباغض الكاره. وأصل العداوة: البغض والبعد وإنكار الحب. وسمي العدو عدواً: لما يخاف من ضرره. | |||
| لِّي | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| وَعَدُوٌّ | عدو | العدو: هو الباغض الكاره. وأصل العداوة: البغض والبعد وإنكار الحب. وسمي العدو عدواً: لما يخاف من ضرره. | |||
| لَّهُ | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| وَأَلْقَيْتُ | لقي | وأسبغت. | |||
| عَلَيْكَ | على | "على": حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي. "ك": ضمير مخاطب. | |||
| مَحَبَّةً | حبب | حبا، وودا. | |||
| مِّنِّي | مِن | من: حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| وَلِتُصْنَعَ | صنع | تصنع على عيني: أتولى توجيهك في جميع أطوار حياتك. | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر ورد لتأكيد التفضل. | |||
| عَيْنِي | عين | على عيني: على مرأى مني وحفظي. والعين: صفة ثابتة لله على ما يليق به سبحانه. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أَنِ اقْذِفِيهِ} كُسرت النون للساكن بعدها {التَّابُوتِ} رسمت بالتاء ويوقف
عليها بها كالرسم، {الْيَمِّ} في الميم المشددة غنة {عَدُوٌّ لِي} إدغام بغير غنة.
وفي {لَهُ} صلة صغرى وصلًا {مَحَبَّةً مِنِّي} في التنوين مع الميم إدغام بغنة.
وفي النون المشددة غنة من {مِنِّي}.