Secde Suresi 23. Ayet
Secde · Mekke · Sure 32 · Ayet 23/30
وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَـٰبَ فَلَا تَكُن فِى مِرْيَةٍ مِّن لِّقَآئِهِۦ ۖ وَجَعَلْنَـٰهُ هُدًى لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ
Ve lekad ateyna musel kitabe fe la tekun fi miryetin min likaihi ve cealnahu huden li beni israil.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Secde Suresi 23. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik. Sen de kitaba (Kur'an'a) kavuşma konusunda sakın şüphe içinde olma. Onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Şanım hakkı için muhakkak ki vaktiyle Musaya kitab vermiştik, şimdi de sen onun likasından şübheye düşme ve onu Beni İsrail için bir hidayet rehberi kılmıştık
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki (Biz) vaktiyle Musa'ya kitap vermiştik. Şimdi de sen ona kavuşmaktan şüpheye düşme. Onu İsrail oğulları için bir hidayet rehberi kılmıştık.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Andolsun ki biz Musaya o kitabı verdik. Şimdi sen ona kavuşmakdan şübhede olma. Biz onu İsrail oğullarına hidayet (rehberi) yapmışdık.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Andolsun biz Musa'ya Kitabı verdik. Sakın onun (Musa'ya) ulaşmasından kuşkuya düşme. Onu İsrail oğullarına yol gösterici yaptık.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(23-24) Şu bir gerçektir ki, sana verdiğimiz gibi Musa'ya da kitap vermiş, sana vahyettiğimiz gibi ona da vahyetmiştik. Dolayısıyla onun da böyle bir vahiy aldığından hiç tereddüdün olmasın. Biz ona verdiğimiz kitabı, İsrailoğullarına rehber kıldık. Onlar sabrettiği ve ayetlerimize kesin olarak inandıkları müddetçe, Biz, emir ve irşadımızla onlardan doğru yolu gösteren önderler tayin ettik.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Andolsun, biz Musa'ya kitabı vermiştik; böylece sen ona kavuşmaktan kuşku içinde olma. Biz onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Gerçek şu ki (ey Muhammed,) Biz vahyi Musa'ya (da) tevdi etmiştik: öyleyse (sana ilettiğimiz vahiyde) aynı (hakikat) ile karşılaşacağından kuşkuya düşme! Ve (nasıl ki) o (önceki vahy)i İsrailoğulları için bir rehber kıldık,
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Musa'ya da kitap vermiş ve ona kavuşmaktan şüpheleri olmasın diye onu İsrailoğulları için kılavuz yapmıştık.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Ant olsun ki Musa'ya Kitap verdik. Sakın ona kavuşmaktan[1] kuşku içinde olma. Onu[2] İsrailoğulları için yol gösterici yaptık.
Tefsir / dipnot (2)
Musa'nın muhatap olduğu ilahi vahye muhatap olduğundan, aynı yolun yolcusu olduğundan.
Tevrat'ı.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ayrıca, gerçek şu ki, Musa'ya, Kitap verdik. Ona kavuşacağından artık kuşku duyma. Onu, İsrailoğullarına, yol gösteren yaptık.[351]
Tefsir / dipnot (1)
"Ona kavuşacağından artık kuşku duyma!" bildirimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "O" zamirine değişik yönlendirmeler yapılarak, "Allah'a kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Kur'an'a kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Musa'ya kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Bilgiye kavuşacağından kuşku duyma!" biçiminde çevrilmiştir. Kimi çevirilerde ise "Musa'ya verilen gibi bir kitaba kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Musa'nın da böyle bir vahiy aldığından kuşku duyma!" veya "Musa'ya ulaşmış olmasından kuşku duyma!" veya "Aynı gerçekle karşılaşacağından kuşku duyma!" biçiminde uydurma yorumlarla çevrilmiştir.
İbni Kesir
Andolsun ki; Musa'ya da kitab verdik. Sakın, sen O'na kavuşacağından kuşku içinde olma. Ve onu İsrailoğullarına hidayet yaptık.
Gültekin Onan
Andolsun, biz Musa'ya kitabı vermiştik; böylece sen ona kavuşmaktan kuşku içinde olma. Biz onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.
Rowad Tercüme Merkezi
Andolsun biz Mûsâ'ya Kitab'ı vermiştik, şimdi sen ona kavuşmaktan kuşku içinde olma. Onu (Tevrat'ı) İsrailoğullarına yol gösterici kılmıştık.
Şaban Piriş
Musa’ya da kitap verdik. Ona kavuşmaktan/karşılaşmakan şüphen olmasın (Ey Peygamber). Onu (Tevrat'ı) İsrailoğulları için bir hidayet yaptık.
Ali Özek ve diğerleri
Andolsun biz Musa'ya Kitap verdik, (Rasûlüm!) sen ona (Musa'ya) kavuşacağından şüphe etme ve onu İsrailoğullarına hidayet rehberi kıldık.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ant olsun biz Musa'ya Tevrat'ı verdik. -Ey Resul!- İsra ve Miraç Gecesi Musa ile buluşacağından hiç şüphen olmasın. Musa'ya indirilen kitabı, İsrailoğulları için sapıklıktan hidayete götüren bir rehber kıldık.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَلَقَدْ | قد | لقد: اللام جواب القسم، قد: أداة تفيد التحقيق. | |||
| ءَاتَيْنَا | أتي | أعطينا. | |||
| مُوسَى | موسى | موسى: هو نبي الله موسى بن عمران، كليم الله، أرسله الله إلى فرعون وقومه ليخرجهم من الظلمات إلى النور. | |||
| ٱلْكِتَٰبَ | كتب | التوراة. | |||
| فَلَا | لا | لا: حرف نهي. | |||
| تَكُن | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| مِرْيَةٍ | مري | شك وتردد. | |||
| مِّن | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| لِّقَائِهِ | لقي | لقائه: لقاء الله: المثول بين يديه. | |||
| وَجَعَلْنَٰهُ | جعل | وصيرناه. | |||
| هُدًى | هدي | مصدر هداية. | |||
| لِّبَنِي | بنو | بنو إسرائيل: من ينتسبون إلى إسرائيل، وكانوا اثني عشر سبطا. | |||
| إِسْرَٰءِيلَ | إسرائيل | هو: نبي الله يعقوب بن إسحاق بن إبراهيم خليل الرحمن - عليهم السلام. ومعنى إسرائيل: عبدالله. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَلَقَدْ} قلقلة في الدال {آتَيْنَا} مد بدل {تَكُنْ فِي} إخفاء حقيقي في
النون مع الفاء {مِرْيَةٍ مِنْ لِقَائِهِ} الراء مرققة، يليها إدغام بغنة في
التنوين مع الميم. يليه إدغام بغير غنة في النون مع اللام. بعده مد متصل، وصلة هاء
الضمير وصلًا {هُدًى لِبَنِي إِسْرَائِيلَ} فيها إدغام بغير غنة في التنوين مع
اللام. يليه مد منفصل. ثم مد متصل. ومد يشبه البدل.