Sebe' Suresi 18. Ayet
Sebe · Mekke · Sure 34 · Ayet 18/54
وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ ٱلْقُرَى ٱلَّتِى بَـٰرَكْنَا فِيهَا قُرًى ظَـٰهِرَةً وَقَدَّرْنَا فِيهَا ٱلسَّيْرَ ۖ سِيرُوا۟ فِيهَا لَيَالِىَ وَأَيَّامًا ءَامِنِينَ
Ve cealna beynehum ve beynel kurelleti barekna fiha kuren zahireten ve kadderna fihes seyr, siru fiha leyaliye ve eyyamen aminin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Sebe' Suresi 18. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sebe' halkı ile bereketlendirdiğimiz kentler arasına (her biri diğerinden) görülen kentler oluşturduk. Oralarda gidiş gelişi belirledik (seyahati kolaylaştırdık) ve onlara da şöyle dedik: "Oralarda gece gündüz güvenlik içinde dolaşın."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Biz onlarla o feyz-u bereket verdiğimiz memleketler arasında sırt sırta karyeler meydana getirmiştik ve onlarda muntazam seyr-ü sefer takdir eylemiştik, gezin oralarda gecelerce ve gündüzlerce emniyyet içinde demiştik
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz, onlarla o bereket verdiğimiz memleketler arasında sırt sırta şehirler meydana getirmiş ve onlara da düzenli gidiş geliş imkanı sağlamış "Gezin oralarda, geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde!" demiştik.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Onlar (ın yurdu) ile (feyz ve) bereket verdiğimiz memleketler arasında sırt sırta nice kasabalar yapmışdık. Oralarda seyr (ve sefer etmelerini) takdir etmiş, (kendilerine:) "Gecelerce ve gündüzlerce oralarda korkusuz gezin, dolaşın" (demişdik).
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onlarla, içinde bereketler yarattığımız kentler arasında, açıkça görünen kentler var ettik ve bunlar arasında yürümeyi takdir ettik: "Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde yürüyün" (dedik).
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Onların diyarlarıyla, feyz ve bereket verdiğimiz kutlu beldeler arasında sırt sırta vermiş, biri birinden görülebilen nice kasabalar var ettik ve bunlar arasında düzenli ulaşım imkanları sağladık. "Oralarda geceler ve gündüzler boyunca, güven içinde gezin dolaşın!" dedik.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen şehirler var ettik ve orada yürüme (imkanlarını) takdir ettik: "Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın" (dedik).
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Biz, (o toplumun çöküşünden önce,) kutsadığımız şehirler ile onlar arasına birbirlerinin görüş mesafesinde bulunan (birçok) kasaba yerleştirdik; ve böylece (onlar için) seyahati kolaylaştırdık, (ve adeta) "Bu (topraklarda) hem geceleri hem de gündüzleri güven içinde seyahat edin!" (dedik).
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onlar ile bereketlendirdiğimiz şehirler arasında, seçkin şehirler yaptık ve güven içinde gündüz gece seyahat edin diye, aralarında gidip gelmeyi kolaylaştırdık.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Onlarla bereketli kıldığımız kentler arasında birbirlerine yakın kasabalar yaptık. Bunlar arasında yolculuk yapılacak yollar düzenledik. "Buralarda geceleri ve gündüzleri güvenli olarak yolculuk yapın dedik.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ongun yaptığımız ülkelerle onların arasına art arda yöreler yerleştirdik ve bunların arasında yolculuklar belirledik: "Geceleri ve gündüzleri güven içinde dolaşın!"
İbni Kesir
Onlarla mübarek kıldığımız kasabalar arasında, görünebilen kasabalar var ettik. Ve orada gezilecek belirli yerler yaptık. Orada geceleri ve gündüzleri emniyet içerisinde gezin.
Gültekin Onan
Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen şehirler var ettik ve orada yürüme (imkanlarını) takdir ettik: "Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik (aminiyn) içinde gezip dolaşın" (dedik).
Rowad Tercüme Merkezi
Kendileri (Sebe) ile içlerinde bereketler kıldığımız memleketler (Şam) arasında (birbirine yakın) görünebilen memleketler var ettik. İçlerinde yolculuğu ölçülü kıldık/konaklara ayırdık ve; “Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın." (dedik).
Şaban Piriş
Kendileri (Sebe) ile içlerinde bereketler kıldığımız memleketler (Şam) arasında (birbirine yakın) görünebilen memleketler var ettik, içlerinde yolculuğu ölçülü kıldık/konaklara ayırdık ve “Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın (dedik).
Ali Özek ve diğerleri
Onların yurdu ile, içlerini bereketlendirdiğimiz memleketler arasında, kolayca görünen nice kasabalar var ettik ve bunlar arasında yürümeyi konaklara ayırdık. Oralarda geceleri, gündüzleri korkusuzca gezin dolaşın dedik.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Yemen'deki Sebe halkı ile içlerinde bereketler kıldığımız Şam diyarı arasında birbirine yakın görünebilen memleketler var ettik. Böylece onlar; herhangi bir meşakkat olmaksızın Şam'a ulaşıncaya kadar bir köyden diğer köye geçip giderlerdi. Onlara; "Oralarda geceleri ve gündüzleri açlıktan, susuzluktan ve düşman korkusundan uzak güvenlik içinde gezip dolaşın." dedik.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَجَعَلْنَا | جعل | وصيرنا. | |||
| بَيْنَهُمْ | بين | بين: ظرف مبهم لا يتبين معناه إلا بإضافته إلى اثنين فأكثر. | |||
| وَبَيْنَ | بين | أُنظر ما قبلها. | |||
| ٱلْقُرَى | قري | البلدان، وتطلق على أهلها. | |||
| ٱلَّتِي | التي | اسم موصول يقع على كل أنثى. | |||
| بَٰرَكْنَا | برك | باركنا فيها: جعلنا فيها الخير والنماء. | |||
| فِيهَا | في | في: حرف جر يفيد معنى الظرفية المجازية، والقرى التي باركنا فيها هي الشام. | |||
| قُرًى | قري | جمع قرية، وهي البلدة، وتطلق على أهلها. | |||
| ظَٰهِرَةً | ظهر | متواصلة متقاربة يرى بعضها بعضا. | |||
| وَقَدَّرْنَا | قدر | قدرنا فيها السير: حددنا مسافاته وأوقاته أو جعلنا السير فيها سيرا مقدرا ميسرا لا مشقة فيه. | |||
| فِيهَا | في | في: حرف جر يفيد معنى الظرفية الحقيقية المكانية. | |||
| ٱلسَّيْرَ | سير | السير: التنقل والسفر ، ومعنى قدرنا السير: جعلنا المسافة بين الأمكنة على مقدار معين من السير لا مشقة معه. | |||
| سِيرُوا | سير | انتقلوا وامشوا واعتبروا. | |||
| فِيهَا | في | في: حرف جر يفيد معنى الظرفية الحقيقية المكانية. | |||
| لَيَالِيَ | ليل | ليالي: جمع ليلة، أو ليلاة، وهي: من غروب الشمس إلى شروقها. | |||
| وَأَيَّامًا | يوم | أيام جمع يوم، واليوم هو مقدار المدة من طلوع الشمس إلى غروبها، وكان في الأصل: أيوام، فاجتمعت الياء، والواو، وسبقت إحداهما بالسكون فقلبت الراء ياء، وأدغمت إحداهما في الأخرى فقلبت ياء. | |||
| ءَامِنِينَ | أمن | مطمئنين غير خائفين. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{قُرًى ظَاهِرَةً وَقَدَّرْنَا} إخفاء حقيقي في التنوين مع الظاء. يليه إدغام
بغنة في التنوين مع الواو، والدال رقيقة، والراء مفخمة، والنون رقيقة. وفي الوقف
على {السَّيْرَ} مد لين {وَأَيَّامًا آمِنِينَ} إظهار حلقي في التنوين مع الهمزة.
يليه مد بدل. ومد عارض للسكون وقفًا.