Nisâ Suresi 119. Ayet
Kadınlar · Medine · Sure 4 · Ayet 119/176
وَلَأُضِلَّنَّهُمْ وَلَأُمَنِّيَنَّهُمْ وَلَـَٔامُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ ءَاذَانَ ٱلْأَنْعَـٰمِ وَلَـَٔامُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ ٱللَّهِ ۚ وَمَن يَتَّخِذِ ٱلشَّيْطَـٰنَ وَلِيًّا مِّن دُونِ ٱللَّهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَانًا مُّبِينًا
Ve le udillennehum ve le umenniyennehum ve le amurannehum fe le yubettikunne azanel en'ami, ve le amurannehum fe le yugayyirunne halkallah.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Nisâ Suresi 119. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve labüd onları sapıtacağım, ve her halde onları ümniyyelere düşürüb olmayacak kuruntularla aldatacağım, ve labüd onlara emr edeceğim de hayvanların kulaklarını dilecekler ve labüd onlara emredeceğim de Allahın halkını tağyir edecekler, ve her kim Allahı bırakıb Şeytanı veliyy ittihaz ederse şüphesiz açıktan açığa husrana düşmüştür
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve mutlaka onları saptıracağım ve her durumda onları kuruntulara düşürüp, olmayacak kuruntularla aldatacağım. Mutlaka onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar ve yine mutlaka onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Ve her kim Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinirse, şüphesiz açıktan açığa bir zarara düşmüştür!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(118-119) Allah onu rahmetinden koğdu. O da (şöyle) dedi: "Celalin hakkı için, kullarından muayyen bir nasıyb edineceğim, onları behemehal sapdıracağım, onları mutlakaa olmayacak kuruntulara boğacağım, onlara kat'iyyen emredeceğim de davarların kulaklarını yaracaklar, onlara muhakkak emredeceğim de Allahm yaratdığını değiştirecekler". Kim Allahı bırakarak şeytanı bir yar edinirse şübhesiz açıkdan açığa büyük bir ziyana düşmüşdür o.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim: hayvanların kulaklarını yaracaklar; onlara emredeceğim: Allah'ın yaratışını değiştirecekler!" kim Allah'ın yerine şeytanı dost tutarsa, muhakkak ki açık bir ziyana uğramıştır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(118-119) O şeytana ki: "Ya Rabbi, Senin kullarından mutlaka bir pay edineceğim. Mutlaka onları saptıracağım, onları birtakım temennilerle oyalayacağım. Onlara davarlarının kulaklarını yarmalarını emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler." dedi. Her kim Allah'ın yerine şeytanı dost edinirse, şüphesiz besbelli bir ziyana girmiştir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah'ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
onları saptıracağım ve boş hevesler, özlemler ile dolduracağım; ben onlara emredeceğim, onlar da (putperestçe bir kurban adeti olarak) deve(lerin) kulaklarını kesecekler; ve ben onlara emredeceğim, onlar Allahın mahlukatını ifsad edecekler!" Ama Allahı bırakıp Şeytanı kendilerine rehber edinenler, kesinlikle ziyana uğrarlar.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ve onları saptıracağım onları boş kuruntularla aldatacağım, onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı veli edinirse, apaçık bir hüsrana uğramıştır.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Mutlaka onları saptırıp, asılsız kuruntulara daldıracağım; onlara buyuracağım, davarların kulaklarını yaracaklar;[1] onlara buyuracağım, Allah'ın yarattığını bozacaklar.[2]" Kim, Allah'ın yanı sıra şeytanı veli[3] edinirse, apaçık bir zarara uğramış olur.
Tefsir / dipnot (3)
Cahiliye Arapları, çeşitli nedenlerle kimi hayvanlardan yararlanmayı kendilerine yasaklamışlardı. Maide Suresi, 103. ayette bu hayvanlar şu şekilde açıklanmaktadır: Bahira, saibe, vasile ve ham. Bahira: Beşinci doğumunda erkek doğuran deve. Saibe: adak vs. nedenlerle salıverilen deve. Vasile: Yedinci doğumlarında çift doğan kuzular. Ham: On kez baba olan deve.
Fıtratını (yaradılışını) bozacaklar; yaradılış amacına aykırı kullanacaklar.
Bkz. 4:45. ayetin dipnotu.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Onları kesinlikle saptıracağım ve kesinlikle kuruntulara sürükleyeceğim ve kesinlikle hayvanların kulaklarını yarmaları için zorlayacağım ve kesinlikle Allah'ın yarattıklarını değiştirmeleri için baskı yapacağım!" Oysa Allah'ın yerine, kim şeytanı dost edinirse, apaçık bir yitime uğramıştır.[93]
Tefsir / dipnot (1)
Kur'an'dan önceki Arap toplumunda, hayvanların kulakları yarılarak, kutsallaştırılmış kişilere-simgelere adak olarak sunulur ve bu hayvanlar kutsal kabul edilerek, kullanımı ve kesimi yasaklanırdı. Aynı konu, 5:103 ayetinde de bildirilmiştir.
İbni Kesir
Onları mutlaka saptıracağım, olmayacak kuruntulara boğacağım. Onlara emredeceğim; davarların kulaklarını yaracaklar, emredeceğim; Allah'ın yaratışını değiştirecekler. Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinen kimse; şüphesiz açıktan açığa kayba uğramıştır.
Gültekin Onan
"Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini buyuracağım ve Tanrı'nın yarattıklarını değiştirmelerini buyuracağım" Kim Tanrı'yı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır.
Rowad Tercüme Merkezi
Ve onları saptıracağım, onları boş kuruntularla aldatacağım. Onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler. Kim Allah’ı bırakıp da Şeytan'ı veli edinirse, apaçık bir hüsrana uğramıştır.
Şaban Piriş
Ve onları saptıracağım, onları boş kuruntularla aldatacağım, onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler. Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı veli edinirse, apaçık bir hüsrana uğramıştır.
Ali Özek ve diğerleri
"Ve onları mutlaka (doğru yoldan) saptıracak, boş umutlarla oyalayacağım. Onlara emredeceğim ki; (Putları için) hayvanların kulaklarını yarsınlar; ve yine emredeceğim ki, Allah'ın yarattığını değiştirip bozsunlar". İşte kim, Allah’ı bırakıp da (bu inatçı) şeytanı dost edinirse, apaçık bir hüsrana uğramış olur.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
"Yemin olsun ki onları senin dosdoğru yolundan alıkoyup, geri çevireceğim. Onlara sapıklıklarını güzel gösteren sahte vaatlerle güven vereceğim. Onlara Allah’ın helal kıldığını haram kılmak için hayvanların kulaklarını yarmayı emredeceğim. Onlara, Allah’ın yarattığını ve fıtratı değiştirmeyi emredeceğim.” Kim şeytanı işlerini vekil kıldığı ve kendisine itaat ettiği bir veli edinirse, kovulmuş şeytana dostluğundan dolayı apaçık bir şekilde hüsrana uğramış olur.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَلَأُضِلَّنَّهُمْ | ضلل | لأضلنهم: لأجعلنهم لا يهتدون: لأصرفنهم عن طريق الحق والهداية ولأحدثن بهم الغواية والضلال. | |||
| وَلَأُمَنِّيَنَّهُمْ | مني | ولأجعلنهم يتمنون. | |||
| وَلَءَامُرَنَّهُمْ | أمر | ولأدعونهم. | |||
| فَلَيُبَتِّكُنَّ | بتك | فليقطعن أو فليشقن. | |||
| ءَاذَانَ | أذن | آذان: جمع أذن، والأذن: عضو السمع. | |||
| ٱلْأَنْعَٰمِ | نعم | الإبل والبقر والغنم. | |||
| وَلَءَامُرَنَّهُمْ | أمر | ولأدعونهم. | |||
| فَلَيُغَيِّرُنَّ | غير | فليبدلنّ. | |||
| خَلْقَ | خلق | الخَلْقُ أصله: التقدير المستقيم، ويستعمل في إبداع الشّيء من غير أصل ولا احتذاء، وخلق الله: هيأة المخلوق أو فطرته وهي الإسلام. | |||
| ٱللَّهِ | أله | هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| وَمَن | مَن | من: اسم شرط جازم، يختص بذوات من يعقل. | |||
| يَتَّخِذِ | أخذ | يجعل. | |||
| ٱلشَّيْطَٰنَ | شطن | الوسواس الخناس كما وصفه الله، ويطلق على: إبليس وذريته. وهو مشتق من شطن، أي: بَعُد؛ لبعده عن الحق، وقيل: مشتق من شاط يشيط إذا هلك واحترق، ويطلق على كل عاتٍ متمرد من الإنس والجنّ والدواب. | |||
| وَلِيًّا | ولي | الولي: الذي يكون إلى جانبك في مجلسك والمراد الأقرب والأولى في مناصرتك والدفاع عنك أو المتولي لأمرك والقيم عليه الذي ينبغي أن يجلب لك المنفعة ويصرف عنك السوء. | |||
| مِّن | مِن | حرف جر، يُفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| دُونِ | دون | من دون الله: أي معه أو غيره أو متجاوزينه. | |||
| ٱللَّهِ | أله | هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| فَقَدْ | قد | قد: أداة تفيد التحقيق. | |||
| خَسِرَ | خسر | أصابه النقص، أو الضياع في نفسه، أو أهله، أو ماله. | |||
| خُسْرَانًا | خسر | ضياعاً وهلاكاً. | |||
| مُّبِينًا | بين | واضحاً. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَلأُضِلَّنَّهُمْ} {وَلأُمَنِّيَنَّهُمْ} {وَلَآمُرَنَّهُمْ}
{فَلَيُبَتِّكُنَّ} {وَلَآمُرَنَّهُمْ} {فَلَيُغَيِّرُنَّ} في هذه الكلمات الست،
سبع غنن في النون المشددة، وفي {آذَانَ} مد بدل، ومثلها مد بدل، ومثلها
{وَلَآمُرَنَّهُمْ}، وفى {وَمَنْ يَتَّخِذِ} إدغام بغنة {الشَّيْطَانَ} لام شمسية
{وَلِيًّا مِنْ} إدغام بغنة {مِنْ دُونِ} إخفاء حقيقي {فَقَدْ} قلقلة في الدال،
وراء {خَسِرَ} مفخمة {خُسْرَانًا مُبِينًا} إدغام بغنة، والراء مفخمة، ويبدل
التنوين ألفًا في {مُبِينًا} وقفًا.