Neml Suresi 37. Ayet
Dişi Karınca · Mekke · Sure 27 · Ayet 37/93
ٱرْجِعْ إِلَيْهِمْ فَلَنَأْتِيَنَّهُم بِجُنُودٍ لَّا قِبَلَ لَهُم بِهَا وَلَنُخْرِجَنَّهُم مِّنْهَآ أَذِلَّةً وَهُمْ صَـٰغِرُونَ
İrcı' ileyhim fe le ne'tiyennehum bi cunudin la kıbele lehum biha ve le nuhricennehum minha ezilleten ve hum sagırun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Neml Suresi 37. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Sen onlara dön. Andolsun, biz onlara, karşı koyamayacakları ordularla gelir ve onları oradan aşağılanmış ve küçük düşürülmüş olarak çıkarırız."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Dön onlara, vallahi karşı gelemiyecekleri ordularla varırım da oradan kendilerini zilletler içinde hor, hakıyr oldukları halde çıkarırım
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(Ey elçi) dön onlara (söyle): "Vallahi karşı gelemeyecekleri ordularla varırım da, oradan kendilerini perişanlıklar içinde hor ve hakir oldukları halde çıkarırım." dedi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Dön onlara. Andolsun önüne geçemeyecekleri ordularla onlara gelir, onları, hor ve hakir oldukları halde, oradan çıkarırım".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sen, onlara dön (söyle): onlara, kendilerinin asla karşı koyamayacakları ordularla gelirim ve onları hor ve hakir bir durumda oradan sürüp çıkarırım."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
"Sen dön ve onlara de ki: Biz onların üzerine, karşı koyamayacakları ordularla yürüyeceğiz. Onları yurtlarından mağlup ve zelil olarak çıkaracağız."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Sen onlara dön, biz onlara öyle ordularla geliriz ki, onların karşı koymaları mümkün değil ve biz onları ordan horlanmış, aşağılanmış ve küçük düşürülmüşler olarak sürüp çıkarırız."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
"(Şimdi seni gönderenlere) dön! Çünkü, (Allah diyor ki:) Şüphesiz, karşı duramayacakları güçlerle onların üzerine yürüyecek ve onları, küçük düşürülmüş olarak (o ülkeden) mutlaka çıkaracağız!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onlara dön. Karşı koyamayacakları bir ordu ile gelmekte olduğumuzu haber ver. Onları aşağılık bir halde, küçük düşürerek oradan çıkaracağız.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Onlara geri dön. Karşı koyamayacakları bir ordu ile gelir, onları yurtlarından hor ve aşağılanmış olarak çıkarırım."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Onlara dön; bu durumda, karşı koyamayacakları ordularla kesinlikle geliriz. Üstelik aşağılanmış ve küçük düşürülmüş olarak, onları oradan kesinlikle çıkarırız!"
İbni Kesir
Geri rötür onlara. Andolsun ki; güç yetiremeyecekleri bir ordu ile gelir onları oradan alçalmış ve küçük düşmüş olarak çıkartırım.
Gültekin Onan
"Sen onlara dön, biz onlara öyle ordularla geliriz ki, onların karşı koymaları mümkün değil ve biz onları ordan horlanmış, aşağılanmış ve küçük düşürülmüşler olarak sürüp çıkarırız."
Rowad Tercüme Merkezi
“Dön onlara! Andolsun üzerlerine karşı duramayacakları ordularla geleceğiz ve onları –andolsun- oradan zelil ve küçük düşmüşler olarak çıkartacağız.”
Şaban Piriş
Onlara dön. Karşı koyamayacakları bir ordu ile gelmekte olduğumuzu haber ver. Onları aşağılık bir halde, küçük düşürerek oradan çıkaracağız.
Ali Özek ve diğerleri
(Ey elçi!) Onlara dön; iyi bilsinler ki, kendilerine asla karşı koyamayacakları ordularla gelir, onları muhakkak surette hor ve hakir halde oradan çıkarırız!
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Süleyman -aleyhisselam- (kraliçenin) elçisine şöyle dedi: "Getirmiş olduğun hediye ile onların yanına geri dön. Muhakkak ki biz, karşı duramayacakları bir orduyla kraliçeye ve kavmine geleceğiz. Eğer boyun eğerek bana gelmezler ise, izzet içindeyken onları aşağılık bir halde, küçük düşürerek Sebe'den çıkaracağız."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| ٱرْجِعْ | رجع | عد. | |||
| إِلَيْهِمْ | إلى | إلى: حرف جر يدل على انتهاء الغاية. | |||
| فَلَنَأْتِيَنَّهُم | أتي | فلنجيئن لهم. | |||
| بِجُنُودٍ | جند | الجنود: الجيش والأنصار والأعوان، ويجمع أيضا على أجناد. | |||
| لَّا | لا | نافية للجنس. و"لا": حرف نفي، وحرف نهي. | |||
| قِبَلَ | قبل | لا قبل لهم بها: لا طاقة لهم بمقاومتها. | |||
| لَهُم | ل | اللام: حرف جر يفيد التبيين. | |||
| بِهَا | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الملابسة أو الحال. | |||
| وَلَنُخْرِجَنَّهُم | خرج | ولنبعدنهم. | |||
| مِّنْهَا | مِن | من: حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| أَذِلَّةً | ذلل | محتقرين مقهورين. | |||
| وَهُمْ | هم | هم: ضمير الغائبين. | |||
| صَٰغِرُونَ | صغر | أذلاء. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
راء {ارْجِعْ} مفخمة؛ لأن ما قبلها همزة وصل {فَلَنَأْتِيَنَّهُمْ بِجُنُودٍ
لَا قِبَلَ لَهُمْ بِهَا} فيها غنة في النون المشددة، يليها إخفاء، شفوي، ثم إدغام
بغير غنة. وإخفاء شفوي مرة أخرى {وَلَنُخْرِجَنَّهُمْ مِنْهَا أَذِلَّةً وَهُمْ}
غنة في النون المشدة، يليها إدغام تماثل صغير، ثم مد منفصل، وإدغام بغنة في
التنوين مع الواو