Nahl Suresi 75. Ayet

Arı · Mekke · Sure 16 · Ayet 75/128

۞ ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا عَبْدًا مَّمْلُوكًا لَّا يَقْدِرُ عَلَىٰ شَىْءٍ وَمَن رَّزَقْنَـٰهُ مِنَّا رِزْقًا حَسَنًا فَهُوَ يُنفِقُ مِنْهُ سِرًّا وَجَهْرًا ۖ هَلْ يَسْتَوُۥنَ ۚ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Daraballahu meselen abden memluken la yakdiru ala şey'in ve men razaknahu minna rızkan hasenen fe huve yunfiku minhu sırren ve cehra, hel yestevun, elhamdulillah, bel ekseruhum la ya'lemun.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah'a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Allah şunu temsil getirdi: bir abdi memluk, hiç bir şey'e kudreti yok, bir de o zat ki kendisine tarafımızdan güzel bir rızık nasib etmişiz de o ondan gizli, açık infak edip duruyor, hiç bunlar müsavi olurlar mı? Bütün hamd Allahındır amma çokları bilmezler

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah şunu misal getirdi: Bir yanda hiçbir şeye gücü yetmeyen bir köle, diğer yanda tarafımızdan güzel bir rızık verdiğimiz, ondan gizli, açık olarak harcayan hür bir insan, bunlar hiç eşit olur mu? Bütün hamd, Allah'a mahsustur, fakat çokları bilmezler.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Allah şöyle bir mesel irad etdi: Hiç bir şey'e gücü yetmeyen memluk bir kul, bir de (hür) bir zat ki kendisine tarafımızdan güzel bir rızk nasıyb etmişizde o, bundan gizli ve aşikar harcayıp duruyor. Bunlar hiç müsavi olurlar mı? (Bütün) hamd Allahındır. Hayır, onların çoğu bilmezler.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile; kendisine güzel rızık verdiğimiz, o rızıktan gizli ve açık harcayan kimseyi misal olarak anlattı. Hiç bunlar bir olurlar mı? Hamd Allah'a mahsustur, fakat çokları bilmezler.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Allah size bir temsil getiriyor:Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan aciz bir adam, öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkan nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor. Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah'a aittir. Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Allah, (kendisine ortak koştuğunuz ilahlar konusunda) hiç bir şeye gücü yetmeyen ve başkasının mülkünde olan ile, tarafımızdan kendisine güzel bir rızık verdiğimiz, böylelikle ondan gizli ve açık infak eden kimseyi örnek olarak gösterdi; bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah'ındır; fakat onların çoğu bilmezler.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Allah (işte size iki insan) örneği veriyor: (biri) hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasına bağımlı bir köle; (diğeri de) kendisine katımızdan (bir armağan olarak) güzel bir rızık bahşettiğimiz (özgür) bir insan ki, o rızıktan gizli açık (gönlünce, doğru yolda) harcamalar yapıyor. İmdi, (düşünün), bu iki insan hiç bir tutulabilir mi? Bütün övgüler Allah'a yakışır: ama onların çoğu bunu bilmezler.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Allah, size, başkasının mülkiyetinde olan ve hiç bir şeye gücü yetmeyen bir köle ile tarafımızdan güzel bir rızıkla rızıklandırdığımız ve kendisi de ondan gizli ve açıktan infak eden kimseyi örnek gösteriyor. Hiç bunlar eşit olur mu? Hamd Allah'a mahsustur. Fakat, onların çoğu bilmiyor.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olmuş bir abd[1] ile tarafımızdan kendisine iyi bir rızık verip de ondan gizli ve açık olarak yardımda bulunan bir kimseyi örnek verir. Bunlar, hiç bir olurlar mı? Hamd, Allah'a mahsustur. Ne var ki onların çoğu bilmezler.

Tefsir / dipnot (1)

Özgürlüğü elinden alınmış güç/antlaşma yolu ile sahip olunan kimse. Köle.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Allah, örnek veriyor: Hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının yönetimindeki bir kul; verdiğimiz güzel bir geçimi hem gizli hem de açık olarak yardımlaşmak amacıyla paylaşan birisiyle aynı olur mu? Allah'a övgüler olsun! Hayır, onların çoğu bilmez.

İbni Kesir

Allah, size bir misal verir: Başkasının malı olan ve hiç bir şeye gücü yetmeyen bir köle ile tarafımızdan güzel bir rızka nail olup gizli veya açık infak eden; hiç bir olur mu? Hamd, Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu bilmezler.

Gültekin Onan

Tanrı, (kendisine ortak koştuğunuz tanrılar konusunda) hiç bir şeye gücü yetmeyen ve başkasının mülkünde olan ile, tarafımızdan kendisine güzel bir rızık verdiğimiz, böylelikle ondan gizli ve açık infak eden kimseyi örnek olarak gösterdi; bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Tanrı'nındır fakat onların çoğu bilmezler.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, müşriklerin iddialarını reddetmek için, infak edebileceği hiçbir şeyi bulunmayan, herhangi bir tasarrufta bulunmaktan aciz, sahipli bir köle ile kendi katımızdan verdiğimiz helal mallarından dilediğince tasarrufta bulunan, gizli ve açıkça dilediğince harcayan hür bir kimseyi örnek olarak vermektedir.” Bu iki adam asla eşit olmaz. Öyleyse her şeyin maliki ve mülkünde dilediğince tasarruf sahibi olan Allah ile aciz olan putlarınızı nasıl eşit tutuyorsunuz? Övgü, yegâne övülmeye layık olan Allah'a mahsustur. Bilakis müşriklerin çoğu, Allah'ın ibadet edilmeyi hak eden tek hak ilah olduğunu bilmezler.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
ضَرَبَضربضرب الأمثال: إيرادها.
ٱللَّهُألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره
مَثَلًامثلالمثل: ما ‌يجري ‌التشبيه به لبلوغه الغاية في معني من المعاني؛ كما يقال: فلان مثل في الجود. والمثل: التشبيه العجيب. والجمع أمثال.
عَبْدًاعبدرقيقا.
مَّمْلُوكًاملكممتلكا.
لَّالانافية غير عاملة.
يَقْدِرُقدرلا يقدر على شيء: لا يقوى عليه.
عَلَىٰعلىحرف جر يفيد معنى الاستعلاء
شَيْءٍشيأ‌الشيء: لفظ ‌عام يدل على كل موجود؛ لأن كل موجود يسمى شيئاً.
وَمَنمَنمن: يحتمل أن تكون شرطية أو نكرة موصوفة.
رَّزَقْنَٰهُرزقأعطيناه من الخير والفضل.
مِنَّامِنمن: حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
رِزْقًارزقعطاء وخيرا.
حَسَنًاحسنالرزق الحسن: الرزق الحلال الطيب.
فَهُوَهوضمير للغائب المفرد المذكر.
يُنفِقُنفقيبذل من مال ونحوه.
مِنْهُمِنمن: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض".
سِرًّاسررعلى نحو خفي وبالكتمان.
وَجَهْرًاجهروعلانية.
هَلْهلحرف للاستفهام عن مضمون الجملة، والاستفهام هنا إنكاري.
يَسْتَوُنَسويهل يستوون: المراد "لا يتعادلون".
ٱلْحَمْدُحمدالثناء على الله بصفاته التي كلُّها أوصاف كمال، وبنعمه كلها الظاهرة والباطنة، وهو أخَصُّ من المدح، وأعَمُّ من الشكر
لِلَّهِألهالله: أي ‌المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق، وتتأله له محبة وتعظيما وخضوعا له، وفزعا إليه في الحوائج والنوائب، لما له من صفات الألوهية. والأصل في تركيبه: ‌"إله" فحذفت الهمزة منه وعرف بال فصار "الله" وجعل علما على ذات الرب الخالق جلا وعلا.
بَلْبلحرف ابتداء غير عاطف يفيد معنى الإنتقال أو التوكيد.
أَكْثَرُهُمْكثرمعظمهم.
لَالانافية غير عاملة.
يَعْلَمُونَعلملا يعلمون: لا يعرفون ولا يدركون؛ يقال: علم الخبر عرفه على حقيقته.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{عَبْدًا مَمْلُوكًا لَا يَقْدِرُ} في التنوين مع الميم إدغام بغنة، وفي

التنوين مع اللام إدغام بغير غنة وفي قاف {يَقْدِرُ} قلقلة. والراء مفخمة {شَيْءٍ

وَمَنْ رَزَقْنَاهُ} إدغام بغنة في التنوين مع الواو، يليه إدغام بغير غنة في

النون مع الراء، وقلقلة القاف {مِنَّا} غنة في النون {حَسَنًا فَهُوَ} إخفاء حقيقي

في التنوين مع الفاء. ومثله {يُنْفِقُ} في النون مع الفاء {سِرًّا وَجَهْرًا}

إدغام بغنة في التنوين مع الواو، ويوقف على {يَسْتَوُونَ} و {الْحَمْدُ لِلَّهِ}.

Benzer Ayetler müteşabihat · 1 ayet

Kehf Suresi, 31. ayet İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bilezikl…