Kevser Suresi 2. Ayet
Bolca Güzellik · Mekke · Sure 108 · Ayet 2/3
فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَٱنْحَرْ
Fe salli li rabbike venhar.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O halde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sen de Rabbın için namaz kıl ve kurban kesiver
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen de Rabbin için namaz kıl ve kurban kes!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
O halde Rabbin için namaz kıl. Kurban kes.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve nahret (kurban kes veya ellerini boğazına kadar kaldırıp tekbir al).
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Sen de Rabbin için namaz kıl ve kurban kesiver.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Şu halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
o halde (yalnız) Rabbine ibadet et ve (yalnız O'nun adına) kurban kes.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Öyleyse sen de Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
O halde Rabb'in için salat[1] et ve zorlukları göğüsle.[2]
Tefsir / dipnot (2)
Salat, ibadete layık yegane ilahın Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelme demektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmak, dayanışmak, ilgi duymak, duyarlı olmak, izleyici kalmamak, yanında yer almaktır. Salatın diğer anlamları şunlardır: Ritüel salat (Namaz), dua etmek, din, havra. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. Salatın zıddı tevelladır. Tevella süreklilik ifade etmektedir: Sürekli karşı çıkmak, ilgisiz ve duyarsız kalmak, köstek olmak, engellemeye çalışmak. Namaz, Farsça bir kelimedir ve bu kelime Kur'an'da geçmez.
Kelimesi kelimesine "venhar." Çevirilerin, ayette geçen "venhar" kelimesine "kurban kes" anlamını vermeleri, ayetin bağlamını dikkate almamaktan kaynaklanan bir yanılgıdır. Surenin vahyedildiği dönem ve koşullar dikkate alındığında "kurban kesmekten" söz etmenin mümkün olmayacağını da anlamak gerekir. Nahr, kelime anlamı olarak, "göğüs, gerdan, göğüslemek, deveyi göğsünden kesmek, elleri göğse değdirmek" gibi anlamlara gelmektedir. "Nahr" kelimesi bu ayette kurban kesmek anlamına değil, "zorlukları göğüslemek, göğüs germek" anlamına gelmektedir.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Öyleyse Efendin için namaz kıl; yönel![623]
Tefsir / dipnot (1)
"Yönel!" olarak yazdığımız "Venhar" terimine, Kur'an çevirilerinde, "Elini boğazına götürüp, Tekbir al!" veya "Göğsünü gererek dimdik dur!" veya "Sağ elini sol elinin üzerine koyarak kıyam et!" biçiminde anlamlar verilmiştir. Kur'an'da yalnızca bu ayette bildirilen bu terim, kimi çevirilerde, "Kurban kes!" veya "Deve kes!" olarak çevrilmiştir.
İbni Kesir
Öyleyse Rabbın için namaz kıl ve kurban kes.
Gültekin Onan
Şu halde rabbin için namaz kıl ve kurban kes
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Öyleyse sen de, putlarına bir yakınlık vesilesi olarak kurban kesen müşriklerin yaptıklarının aksine, bu nimetlerine karşılık bir tek O'nun için namaz kılarak ve bir tek O'nun için kurban keserek Allah Teâlâ'ya şükrünü eda et.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Öyleyse Rabbın için namaz kıl ve kurban kes.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
1- Şüphe yok ki Biz sana Kevser’i verdik. 2- O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. 3- Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan, sana nefret besleyenin kendisidir.
(Mekke’de inmiştir. 3 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1. Yüce Allah peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e olan nimetini dile getirerek şöyle hitap etmektedir:“Şüphe yok ki Biz sana Kevser’i verdik.” Kevser, pek çok hayır, uçsuz bucaksız lütuf demektir. Yüce Allah’ın Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e kıyamet günü vereceği “Kevser” adındaki nehir ile eni bir aylık, boyu bir aylık mesafe olan ve suyu sütten daha beyaz, baldan daha tatlı olan Havz da bu pek büyük hayra dahildir. Bu Havzın kapları semadaki yıldızlar kadar çok ve onlar gibi parlaktır. Ondan bir defa içen artık ebediyen bir daha susamayacaktır.
2. Yüce Allah Rasûlüne olan lütuf ve ihsanını söz konusu ettikten sonra bunlara şükretmesini emrederek:“O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes” diye buyurmaktadır. Özellikle bu iki ibadeti söz konusu etmesinin sebebi, bunların ibadetlerin en faziletlisi, Allah’a yakınlaştırıcı amellerin en değerlileri olmalarıdır. Ayrıca namaz, kalp ve azaların Allah’ın önünde saygı ile boyun eğmesini ihtiva etmekte ve ubûdiyyetin çeşitli şekillerini ortaya koymaktadır. Kurban kesmekte de Yüce Allah’a, kulun sahip olduğu en değerli kurbanlıkları sunmakla ve yapısı gereği nefsin sevdiği ve kolay kolay vermek istemediği malın bir bölümünü Allah için vermek suretiyle Allah’a bir yakınlaşma söz konusudur.
3. “Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan” her türlü hayrı, ameli, zikri ve şanı kesik olan “sana nefret besleyenin” sana buğzedenin, seni kınayanın ve sana kusur isnat edenin “kendisidir.” Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e gelince o gerçekten kâmildir. Bir mahluk için mümkün olan şanın yüceliği, yardımcılarının çokluğu ve ona uyanların fazlalığı gibi yönlerden o, mümkün olan her kemâle sahiptir. Kevser Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.
***