Kehf Suresi 52. Ayet

Mağara · Mekke · Sure 18 · Ayet 52/110

وَيَوْمَ يَقُولُ نَادُوا۟ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَهُمْ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُم مَّوْبِقًا

Ve yevme yekulu nadu şurekaiyellezine zeamtum fe deavhum fe lem yestecibu lehum ve cealna beynehum mevbika.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Ey Muhammed!) Allah'ın, "Ortağım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın" diyeceği, onların da çağıracakları, fakat kendilerine (çağırdıklarının) cevap vermeyecekleri ve bizim de aralarına bir uçurum koyacağımız günü hatırla!

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve o gün ki diyecek: "Ünleyin bakalım o zuumettiğiniz şeriklerime" derken onlara çağırmışlar yalvarmışlardır fakat kendilerine icabet etmemişlerdir ve aralarına biz bir mehleke koymuşuzdur

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve o gün diyecek ki: "Ünleyin (çağırın) bakalım, bana ortak olduklarını sandığınız şeyleri!" Derken onları çağırırlar, yalvarırlar, fakat kendilerine cevap verilmez. Ve biz aralarına bir uçurum koymuşuzdur.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

O gün (Allah) der ki: "Bana iddia edib katdığınız şerikleri çağırın". İşte onları çağırmışlar, fakat bunlar kendilerine cevap vermemişlerdir. Biz onların aralarına (cehennemden) bir uçurum koymuşuzdur.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

O gün (Allah, kafirlere) der ki: "Benim ortaklarım zannettiğiniz şeyleri çağırın (da sizi azabımdan kurtarsınlar)! İşte çağırdılar ama (çağırdıkları), kendilerine cevap vermediler. Ve biz onların aralarına tehlikeli bir uçurum koyduk.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

O gün Allah müşriklere der ki:"Haydi bakalım, ortaklarım olduklarını iddia ettiğiniz putları çağırın, gelsinler!"İşte çağırdılar ama, onlar kendilerine cevap vermediler. Biz aralarına bir uçurum koyduk.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

(Kafirlere) "Benim ortaklarım sandığınız şeyleri çağırın" diyeceği gün; işte onları çağırmışlardır, ama onlar, kendilerine cevap vermemişlerdir. Biz onların aralarında bir uçurum koyduk.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Nitekim, o Gün (Allah): "(Şimdi) çağırın bakalım, benim ortaklarım olduğunu sandığınız varlıkları!" diyecek. Bunun üzerine onları çağıracaklar, ama berikiler onlara bir karşılık vermeyecek: çünkü onlarla ötekiler arasına aşılmaz bir uçurum koyacağız.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-"Benim ortaklarım olduğunu iddia ettiklerinizi çağırın", dediği gün; onları çağırırlar. Fakat, onların çağrısına cevap veremezler. Aralarına bir uçurum koyarız.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

O Gün Allah, "Benim ortaklarım olarak sandıklarınızı haydi çağırın." der. Sonra onları çağırdılar fakat onlar, kendilerine cevap vermedi. Ve Biz onların aralarına aşılmaz bir engel koyduk.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

O gün, şöyle diyecek: "Benim ortaklarım olduğunu yakıştırdıklarınızı çağırın!" İşte, onları çağırdılar, ama karşılık bulamadılar; aralarına bir uçurum koyduk.

İbni Kesir

Bana ortak kabul ettiklerinize seslenin, dediği gün; onları çağırırlar ama hiç birisi cevab vermez. Aralarına bir uçurum koyarız.

Gültekin Onan

(Kafirlere) "Benim ortaklarım sandığınız şeyleri çağırın" diyeceği gün; işte onları çağırmışlardır, ama onlar, kendilerine cevap vermemişlerdir. Biz onların aralarında bir uçurum koyduk.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

-Ey Resul!- Kıyamet gününde Yüce Allah kendisine dünyada ortakları olduğunu iddia edenlere der ki: "(Ey kâfirler!) Ortaklarım olduklarını iddia ettiklerinizi belki size yardımcı olurlar, onları çağırın." Fakat onların çağrısına cevap veremezler ve onlara yardım da edemezler. Biz ibadet edenler ile ibadet edilenlerin arasında beraberce içinde helak olacakları bir çukur koyarız. O da cehennem ateşidir.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَيَوْمَيومالمراد يوم من أيام الآخرة. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام.
يَقُولُقوليتكلم.
نَادُوانديادعوا.
شُرَكَاءِيَشركالشركاء: الذين اتخذوا آلهة مع الله.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
زَعَمْتُمْزعمادعيتم ادعاء باطلا لا يستند إلى دليل.
فَدَعَوْهُمْدعودعوهم: نادوهم.
فَلَمْلملم: حرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي.
يَسْتَجِيبُواجوبفلم يستجيبوا لهم: فلم يغيثوهم ولم يحققوا مطالبهم.
لَهُمْلاللام: حرف جر يفيد الإختصاص.
وَجَعَلْنَاجعلوصيرنا.
بَيْنَهُمبينبين: ظرف مبهم لا يتبين معناه إلا بإضافته إلى اثنين فأكثر.
مَّوْبِقًاوبقموضع هلاك يشتركون فيه وهو النار.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{شُرَكَائِيَ} مد متصل، وقد وقعت الفاء والواو بعد الميم الساكنة ثلاث مرات

في الآية، وحكمها الإظهار الشفوي {بَيْنَهُمْ مَوْبِقًا} في الميمين إدغام تماثل

صغير تصحبه الغنة.