İsrâ Suresi 111. Ayet
Gece Yürüyüşü · Mekke · Sure 17 · Ayet 111/111
وَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ شَرِيكٌ فِى ٱلْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ وَلِىٌّ مِّنَ ٱلذُّلِّ ۖ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًۢا
Ve kulil hamdu lillahillezi lem yettehız veleden ve lem yekun lehu şerikun fil mulki ve lem yekun lehu veliyyun minez zulli ve kebbirhu tekbira.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Hamd, çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan, zillet ve acizliğin gerektirdiği bir yardımcıya ihtiyacı bulunmayan Allah'a mahsustur" de ve O'nu tekbir ile yücelt.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve şöyle de; hamd o Allah ki hiç bir veled edinmedi, ona milkte bir şerik de olmadı, ona zülden bir veliy de olmadı, onu tekbir ile büyükle de büyükle
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve şöyle de: "Hamd o Allah'a ki, hiçbir çocuk edinmedi; O'na mülkte bir ortak da olmadı; O'na aczi yüzünden bir yardımcı da olmadı." O'nu tekbir ile büyükle de büyükle!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Şöyle) de: "Evlad edinmeyen, mülk (ün) de hiç bir ortağı olmayan, züll (-ü aciz) den naşi yardımcıya da (ihtiyacı) bulunmayan Allaha hamd olsun". Onu büyük bil, büyüklükle an.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan, acze düşüp de yardımcıya ihtiyacı bulunmayan Allah'a hamdolsun!" de ve O'nu gereği gibi tekbir et (saygı ve tekbir ile an).
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Her türlü hamd O Allah'a mahsustur ki, asla evlad edinmemiştir. "Hakimiyetinde hiç bir ortağı yoktur. Acze düşüp de bir desteğe muhtaç olmamıştır." de ve tekbir getirerek O'nun büyüklüğünü ilan et!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ve de ki: 'Övgü (hamd), çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan ve düşkünlükten dolayı yardımcıya da (ihtiyacı) bulunmayan Allah'adır.' Ve O'nu tekbir edebildikçe tekbir et.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve de ki: "Bütün övgüler, döl edinmeyen, egemenliğinde ortağı bulunmayan, güçsüzlükten, düşkünlükten ötürü herhangi bir yardıma, yardımcıya gereksinme duymayan Allah'a yakışır". İşte, O'nu (hep böyle) yücelterek an.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
De ki: -Hamd, çocuk edinmeyen, hakimiyetinde ortağı olmayan, düşkün olmayıp, bir yardımcıya da ihtiyacı bulunmayan Allah'a mahsustur." Öyleyse O'nun büyüklüğünü "Allahu Ekber" diyerek dile getir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Ve de ki: "Hamd,[1] çocuk edinmeyen Allah'a özgüdür. O'nun mülkte[2] ortağı yoktur. O'nun acizlikten dolayı bir veliye[3] de ihtiyacı yoktur." O'nu tam bir yüceltme ile yücelt.
Tefsir / dipnot (3)
Bütün övgüler.
Egemenlikte.
Yardımcıya, destekleyiciye.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ve de ki: "Çocuk edinmeyen, yönetiminde ortağı olmayan, güçsüzlükten dolayı bir yardımcıya gereksinimi olmayan Allah'a övgüler olsun!" Ve yücelterek, O'nu yücelt!
İbni Kesir
Ve de ki: Hamd, O Allah'a mahsustur ki; bir çocuk edinmemiş ve O'nun mülkünde bir ortak bulunmamıştır. Düşkünlükten dolayı O'nun bir yardımcısı olmamıştır. Ve O'nu tekbir et.
Gültekin Onan
Ve de ki: "Övgü (hamd), çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan ve düşkünlükten dolayı yardımcıya da (ihtiyacı) bulunmayan Tanrı'yadır." Ve O'nu tekbir edebildikçe tekbir et.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Resul!- hamt, övgü çeşitlerinin hepsini hak eden ve çocuk edinmekten de münezzeh olan Yüce Allah içindir. O şirkten münezzehtir. Mülkünde hiçbir ortağı yoktur. Kendisine zül ve başkasına itaat etme isabet etmez. Kendisine yardım edene ve güç verecek olana ihtiyacı yoktur. O'nu en büyük yüceltmeyle yücelt. Sakın O'na mülkünde çocuk, ortak, yardım edici ve destekleyici isnat etme.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Ve de ki: Hamd, O Allah´a mahsustur ki; bir çocuk edinmemiş ve O´nun mülkünde bir ortak bulunmamıştır. Düşkünlükten dolayı O´nun bir yardımcısı olmamıştır. Ve O´nu tekbir et.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
110- De ki:“İster Allah diye dua edin, ister Rahman diye dua edin. Hangisiyle dua ederseniz edin (fark etmez) en güzel isimler O’nundur. Namazında sesini ne yükselt, ne de çok kıs. Bu ikisi arasında bir yol tut. 111- Ve: “Hamd, asla çocuk edinmeyen, hükümranlıkta hiçbir ortağı bulunmayan ve acizlikten dolayı bir yardımcısı da olmayan Allah'a mahsustur.” de ve O’nu tekbir ve tazim et.
110. Allah kullarına hitaben:“De ki: İster Allah diye dua edin, ister Rahman diye dua edin” buyurmaktadır. Yani hangisini isterseniz onunla dua edin, demektir. “Hangisiyle dua ederseniz edin (fark etmez) en güzel isimler O’nundur.” Yani O’nun güzel olmayan bir ismi yoktur ki o isim anılarak kendisine dua edilmesini yasaklasın. Siz hangi ismiyle O’na dua ederseniz, maksat hasıl olur. Bununla birlikte en uygunu, duada istenen şeye münasip ismin zikredilmesidir. “Namazında” yani kıraat esnasında “sesini ne yükselt, ne de çok kıs.” Çünkü bu ikisi de sakıncalı ve yasaktır. Yüksek sesle okumanın yasaklanış sebebi şudur: Kur’an’ı yalanlayan müşrikler onu işittiklerinde ona dil uzatır ve sövüp sayarlardı. Onu getirene de söverlerdi. Kısık sesle okumanın yasaklanmasına gelince Kur’an-ı Kerim’i yavaş sesle okunduğunda dinlemek isteyenler onu dinleyemez. “Bu ikisi arasında bir yol tut!” Yani yüksek sesle ve kısık sesle okuma arasında orta bir yol tut!
111. “Ve: Hamd, asla çocuk edinmeyen, hükümranlıkta hiçbir ortağı bulunmayan” aksine, egemenliğin tümü bir ve kahhâr olarak kendisinindir. Ulvi alem de süfli âlem de bütünüyle Allah’ın hükümranlığı altındadır, O’nun egemenliğindedir. Hiç kimsenin hükümranlık namına sahip olduğu bir şey yoktur; “acizlikten dolayı bir yardımcısı da olmayan” kendisi ile güçlenmek ve kendisine yardımcı olmak için yaratılmışlardan hiçbir kimseyi dost ve yardımcı edinmemiştir. O, hiçbir şeye muhtaç olmayan, her türlü hamde/övgüye layık olandır. Yerde olsun göklerde olsun hiçbir yaratılmışa muhtaç değildir. O, salih kullarını ancak onlara ihsan ve rahmet olmak üzere dost edinir:“Allah iman edenlerin dostudur, onları karanlıklardan nura çıkarır.”(el-Bakara, 2/257)“Allah'a mahsustur” her yönden kemal, senâ ve övgüler, şan ve şeref O’na aittir; bütün yönleriyle her türlü afet ve eksiklikten de münezzehtir. İşte hamde yani övülmeye layık olan O’dur. “de ve O’nu tekbir ve tazim et.” Yani O’nun pek büyük sıfatlarını haber vererek, O’ndan güzel isimleriyle ve övgüyle söz ederek, mukaddes fiilleri dolayısıyıyla O’nu överek, hiçbir kimseyi ortak O’na koşmaksızın, dini bütünüyle yalnız O’na halis kılarak ve de sadece O’na ibadet etmek suretiyle O’nu tazim et, yücelt ve büyük tanı.
sra Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Hamd ve sena Allah'a mahsustur.