İsrâ Suresi 103. Ayet
Gece Yürüyüşü · Mekke · Sure 17 · Ayet 103/111
فَأَرَادَ أَن يَسْتَفِزَّهُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ فَأَغْرَقْنَـٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ جَمِيعًا
Fe erade en yestefizzehum minel ardı fe agraknahu ve men meahu cemia.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine Firavun (işkence etmek ve öldürmek suretiyle) o yerden onların kökünü kazımak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Derken onları Arzdan belinletmek istedi, biz de hem kendisini ve hem maıyyetindekileri hepsini birden garkediverdik
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(103-104) Derken Firavun onları o yerden belinletmek (sürüp çıkarmak) istedi, Biz de hem kendisini, hem de beraberindekilerin tümünü birden boğuverdik; arkasından da İsrailoğullarına dedik ki: "Haydi, yeryüzünde yerleşin; sonra ahiret va'di geldiği vakit hepinizi dürüp bükerek (bir araya) getireceğiz."
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Derken onları o yerden sürüb çıkarmak istedi. Biz de hem kendisini, hem maiyyetindekileri, topdan suda boğuverdik.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Fir'avn onları o ülkeden sürüp çıkarmak istedi, biz de onu, yanındakilerle birlikte toptan boğduk.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Firavun onları ülkeden söküp atmak istedi. Ama Biz onu ve beraberindeki bütün ordusunu suda boğduk.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Böylelikle, onları o yerden sürüp sarsıntıya uğratmayı istedi, biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte boğuverdik.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve sonunda Firavun onları yeryüzünden söküp atmaya karar verdi; bunun üzerine Biz de onu ve onunla beraber olan herkesi (denizde) boğduk.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Firavun onları ülkeden çıkarmak istedi. Biz de onu yanındakilerin hepsini suda boğduk.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Bunun üzerine yeryüzünü onlara dar etti.[1] Biz, onu ve beraberinde olanların tamamını suda boğduk.
Tefsir / dipnot (1)
Ayette geçen "yestefizze" kelimesi, anlam olarak sürgün etmek değil, tedirgin etmek demektir. Bu nedenle "onları bulundukları yerden sürmek" şeklindeki çeviriler doğru değildir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sonunda, o topraktan, onları sürüp çıkarmak istedi. Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanların tümünü boğduk.
İbni Kesir
Bunun üzerine onları memleketten sürmek istedi. Biz de onu ve beraberindekileri bütünüyle suda boğduk.
Gültekin Onan
Böylelikle, onları o yerden sürüp sarsıntıya uğratmayı istedi, biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte boğuverdik.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Firavun Musa -aleyhisselam- ve kavmini Mısır'dan çıkararak cezalandırmak istedi. Biz de onu ve onunla beraber olan askerlerin hepsini suda boğarak helak ettik.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Bunun üzerine onları memleketten sürmek istedi. Biz de onu ve beraberindekileri bütünüyle suda boğduk.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
101- Andolsun ki Biz, Mûsâ’ya apaçık dokuz mucize verdik. İşte İsrailoğullarına sor: Musa, onlara geldiğinde Firavun ona:“Ey Mûsâ, ben senin kesinlikle büyülenmiş olduğunu düşünüyorum” demişti. 102- O da demişti ki:“Sen bunları, birer ibret olmak üzere, göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini gayet iyi biliyorsun. Ey Firavun! Ben de senin gerçekten mahvolduğunu düşünüyorum.” 103- Bunun üzerine Firavun onları ülkeden sürüp çıkarmak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte suda boğduk. 104- Onun (helakinin) ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: “O ülkeye yerleşin. Ahiret vaadi gelince hepinizi bir araya getireceğiz.”
101. Yani, ey âyet ve mucizelerle desteklenen peygamber, sen insanlar tarafından yalanlanan ilk peygamber değilsin. Andolsun biz ,senden önce Allah ile konuşan (Kelimullah) İmran oğlu Mûsâ’yı Firavun’a ve onun kavmine peygamber olarak göndermiş ve ona “apaçık dokuz mucize” vermiş idik. Bunların her birisi, maksadı hakka tâbi olmak olanlara delil olarak yeterliydi. Yılana dönüşen asa, tufan, çekirge, haşerat, kurbağalar, kan, el, denizin yarılması gibi mucizeler bunlardandır. Eğer bunlardan herhangi birisi hakkında şüphen varsa:“İşte İsrailoğullarına sor: Musa, onlara geldiğinde Firavun ona” bu delil ve mucizelere rağmen: “Ey Mûsâ, ben senin kesinlikle büyülenmiş olduğunu düşünüyorum, demişti.”
102. “O da” yani Mûsâ ona “demişti ki:” Ey Firavun! “Sen bunları” bu mucizeleri kendi katından kulları için “birer ibret olmak üzere, göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini gayet iyi biliyorsun.” Senin bu söylediğin sözler, gerçeği yansıtmıyor. Sen, bu sözleri ancak kavmine karşı bir propaganda olsun diye ve onları hafife alıp küçümsediğin için söylüyorsun. “Ey Firavun! Ben de senin gerçekten mahvolduğunu düşünüyorum.” İlahi gazaba uğramış ve azaba atılmış birisi olarak görüyorum. Yazıklar olsun sana! Sen bu halin dolayısıyla kınanmış ve lanete uğramış bir kişisin.
103. “Bunun üzerine” Firavun “onları ülkeden sürüp çıkarmak” oradan uzaklaştırmak “istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte suda boğduk.” Ve onların topraklarını, yurtlarını İsrailoğullarına miras bıraktık. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 104. “Onun (helakinin) ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: O ülkeye yerleşin. Ahiret vaadi gelince hepinizi” herkesin, amelinin karşılığını görmesi için “bir araya getireceğiz.”