İbrâhîm Suresi 45. Ayet
İbrahim · Mekke · Sure 14 · Ayet 45/52
وَسَكَنتُمْ فِى مَسَـٰكِنِ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَتَبَيَّنَ لَكُمْ كَيْفَ فَعَلْنَا بِهِمْ وَضَرَبْنَا لَكُمُ ٱلْأَمْثَالَ
Ve sekentum fi mesakinillezine zalemu enfusehum ve tebeyyene lekum keyfe fealna bihimve darabna lekumul emsal.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
İbrâhîm Suresi 45. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Kendilerine zulmedenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara ne yaptığımız ise size belli olmuştu. Size misaller de vermiştik."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Siz de o kendilerine zulm etmiş olanların meskenlerine sakin oldunuz, onlara nasıl yaptığımız ise sizce tebeyyün etti ve size emsal gösterdik
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Siz de kendilerine zulmedenlerin yurtlarına yerleştiniz; onlara neler yaptığımız, size apaçık belli oldu ve size örnekler verdik.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Siz (Ad ve Semud kavmleri gibi) nefislerine zulmedenlerin diyarında da yerleşdiniz. Onlara neler yapdığımız sizin için apaçık meydana çıkdı. Size (bu hususta) bir çok misaller de gösterdik.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Sizden önce 'Ad ve Semud gibi) kendilerine yazık eden milletlerin yerlerinde oturmuştunuz, onlara nasıl yaptığımız, size belli olmuştu ve size benzetmeler de yapıp anlatmıştık (değil mi?)"
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Sizden önce, kendilerine zulmetmiş olanların diyarlarına yerleştiniz. Onlara neler yaptıklarımız da size iyice belli oldu ve size meseller getirerek gerçekleri anlattık.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Siz, kendi nefislerine zulmedenlerin yerleştikleri yerlerde oturmuştunuz. Onlara ne yaptığımız size açıklanmıştı ve size örnekler vermiştik.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
"Üstelik, (sizden önce) kendilerine yazık edenlerin (bir vakitler) yaşamış oldukları yerlerde yaşıyordunuz ve onlara neler yaptığımız da size açıklanmıştı; ve size (günahkarların başlarına gelenler hakkında, kıyamet ve ceza hakkında) pek çok misaller de vermiştik".
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ve zalimlerin yerlerinde oturdunuz, onlara, yaptıklarımız da size açıklanmıştı. Size de örnekler vermiştik.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ve siz, kendilerine zulmeden halkların yurtlarında yaşadınız. Onlara neler yaptığımız sizlere belli olmuştu, örneklerle açıklamıştık.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Üstelik kendilerine yazık edenlerin yerlerinde oturdunuz. Üstelik onlara neler yaptığımız size açıklanmıştı. Üstelik size örnekler vermiştik.
İbni Kesir
Üstelik kendilerine zulmedenlerin yerlerinde oturdunuz, onlara yaptıklarımız ise sizlere açıklanmıştı. Size misaller vermiştik.
Gültekin Onan
Siz, kendi nefslerine zulmedenlerin yerleştikleri yerlerde oturmuştunuz. Onlara ne yaptığımız size açıktanmıştı ve size örnekler vermiştik.
Rowad Tercüme Merkezi
Hatta siz, kendilerine zulmedenlerin yurtlarında yerleştiniz. Onlara neler yaptığımız da sizin için apaçık ortaya çıktı. Size birçok misaller de gösterdik.
Şaban Piriş
Ve (sizden önce) kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz. Onlara, ne yaptığımızı size açıklanmıştı. Size de örnekler vermiştik.
Ali Özek ve diğerleri
«(Sizden önce) kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz. Onlara nasıl muamele ettiğimiz size apaçık belli oldu. Ve size misaller de verdik.»
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Allah'ı inkâr ederek kendi nefislerine zulmeden Hûd'un kavmi ve Salih'in kavmi gibi geçmiş ümmetlerin diyarlarına yerleştiniz. Onları helaka uğrattığımız sizlere apaçık beyan oldu. Öğüt almanız için Allah'ın kitabında size bir çok misaller getirdik, ancak bundan öğüt almadınız.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَسَكَنتُمْ | سكن | سكنتم في مساكن: أقمتم فيها. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| مَسَٰكِنِ | سكن | المساكن: أماكن السكنى والإقامة. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| ظَلَمُوا | ظلم | أصل الظلم مجاوزة الحد ووضع الشيء في غير موضعه. وظلم النفس: الإساءة إليها وتعريضها للعقاب. | |||
| أَنفُسَهُمْ | نفس | ذواتهم. والنفس: الذات، ونفس كل شيء ذاته. والنفس: الروح والجسد معا. | |||
| وَتَبَيَّنَ | بين | وظهر واتضح. | |||
| لَكُمْ | ل | اللام: حرف جر يفيد التبيين. | |||
| كَيْفَ | كيف | اسم للاستفهام وبيان الحال. | |||
| فَعَلْنَا | فعل | عملنا. | |||
| بِهِمْ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق. | |||
| وَضَرَبْنَا | ضرب | ضرب الأمثال: إيرادها. | |||
| لَكُمُ | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| ٱلْأَمْثَالَ | مثل | جمع مثل وهوعبارة تقال لتشبيه حال بنظيرتها أو قصة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَسَكَنْتُمْ فِي} إخفاء حقيقي، ثم إظهار شفوي {ظَلَمُوا أَنفُسَهُمْ} اللام
غير مغلظة، وفيها مد منفصل، يليه إخفاء حقيقي، ويراعى إظهار لام {فَعَلْنَا} من
النون، وفي باء {وَضَرَبْنَا} قلقلة.