Hûd Suresi 10. Ayet
Hud · Mekke · Sure 11 · Ayet 10/123
وَلَئِنْ أَذَقْنَـٰهُ نَعْمَآءَ بَعْدَ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ ٱلسَّيِّـَٔاتُ عَنِّىٓ ۚ إِنَّهُۥ لَفَرِحٌ فَخُورٌ
Ve le in ezaknahu na'mae ba'de darrae messethu le yekulenne zehebes seyyiatu anni, innehu le ferihun fahur.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Hûd Suresi 10. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, "Kötülükler benden gitti" diyecektir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen biridir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve şayed ona dokunan bir zarruretten sonra bir saadet tattırıverirsek, her halde benden bütün seyyiat gitti der ve şüphesiz sevinir öğünür
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şayet ona, dokunan bir sıkıntıdan sonra bir mutluluk tattırıverirsek: "Her halde benden bütün kötülükler gitti." der ve mutlaka sevinir, övünür.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Şayed kendisine dokunan bir derdden sonra ona ni'meti tatdırırsak andolsun diyecek ki: "Benden kötülükler (bir daha gelmemek üzere) uzaklaşıb gitdi". Çünkü o (bu anda) şımarıkdır, (halka karşı) böbürlenendir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve eğer kendisine dokunan bir zarardan sonra ona bir ni'met taddırsak, mutlaka: "Kötülükler benden gitti" der, sevinir, övünür.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Fakat başına gelen bir dertten sonra kendisine bir nimet tattırırsak: "Artık bütün dertler ve belalar bir daha gelmemek üzere bitti gitti!" der, sevinir, övünür durur.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ve andolsun, kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet taddırsak, kuşkusuz; "Kötülükler benden gidiverdi" der. Çünkü o, şımarıktır, böbürlenendir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Yine, başına gelen bir darlıktan, sıkıntıdan sonra bir bolluk, bir genişlik tattıracak olsak hemen "Musibetler yakamı bıraktı!" diyerek, kendinden bilir, kurumlu boş bir sevince kaptırır kendini.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Eğer ona, kendisine dokunan sıkıntıdan sonra nimetler verirsek şöyle söyleyecektir: -Kötülükler benden uzaklaştı. O, gerçekten şımaracak ve övünecektir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Eğer, kendisine dokunan bir zarardan sonra, ona bir nimet tattırsak, "Kötülüklerden kurtuldum." diye[1] böbürlenir ve şımarmaya başlar.
Tefsir / dipnot (1)
Kurtulmayı kendisinden bilerek.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Başına gelen bir zorluktan sonra, ona nimet tattırsak, kesinlikle; "Kötülükler benden uzaklaştı!" der. Çünkü şımarık ve kendini beğenmiştir.
İbni Kesir
Şayet başına gelen bir sıkıntıdan sonra ona bir nimet tattırırsak; kötülükler başımdan gitti der, şımarır ve öğünür.
Gültekin Onan
Ve andolsun, kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırsak, kuşkusuz "Kötülükler benden gidiverdi" der. Çünkü o, şımarıktır, böbürlenendir.
Rowad Tercüme Merkezi
Eğer ona, kendisine dokunan sıkıntıdan sonra nimetler verirsek şöyle söyleyecektir: Kötülükler benden uzaklaştı. O, gerçekten şımaracak ve övünecektir.
Şaban Piriş
Eğer ona, kendisine dokunan sıkıntıdan sonra nimetler verirsek şöyle söyleyecektir: Kötülükler benden uzaklaştı. O, gerçekten şımaracak ve övünecektir.
Ali Özek ve diğerleri
Eğer kendisine dokunan bir zarardan sonra ona bir nimet tattırırsak, elbette «Kötülükler benden gitti» der. Çünkü o (bunu derken) şımarıktır, kibirlidir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Şayet insana isabet eden fakirlik ve hastalıktan sonra ona rızıkta ve sıhhatte bir genişlik (bolluk) tattıracak olsak o şöyle der: Kötülük benden gitti ve zarar yok oldu. O bunlardan dolayı şükretmez ve çokça sevinerek şımarır. Allah'ın kendisini nimetlendirdiği şeyler ile insanlara karşı kibirlenerek övünür.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَلَئِنْ | إن | إن: حرف شرط جازم. | |||
| أَذَقْنَٰهُ | ذوق | الإذاقة: الحمل على الذوق، والذوق: الإحساس العام الذي تشترك فيه جميع قوى الحس. | |||
| نَعْمَاءَ | نعم | رزقا واسعا. | |||
| بَعْدَ | بعد | بعد: نقيض قبل. وهو: ظرف مبهم يفهم معناه بالإضافة لما بعده ويكون منصوبا أو مجرورا مع "مِن"، وقد يقطع عن الإضافة وهي مفهومة من الكلام فيكون مبنيا على الضم. | |||
| ضَرَّاءَ | ضرر | شدة كالفقر والسقم والألم. | |||
| مَسَّتْهُ | مسس | أصابته. | |||
| لَيَقُولَنَّ | قول | ليتكلمن. | |||
| ذَهَبَ | ذهب | زال. | |||
| ٱلسَّيِّءَاتُ | سوأ | الضيق والشدائد. | |||
| عَنِّي | عن | عن: حرف جر يفيد معنى المجاوزة الحقيقية. | |||
| إِنَّهُ | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| لَفَرِحٌ | فرح | لبطر بالنعم. | |||
| فَخُورٌ | فخر | متعالي متكبر. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{نَعْمَاءَ} مد متصل، ومثله {ضَرَّاءَ} {لَيَقُولَنَّ} غنة النون
{السَّيِّئَاتُ} مد بدل {عَنِّي إِنَّهُ} غنة، يليها مد منفصل ثم غنة النون، وصلة
هاء الضمير، وفي {لَفَرِحٌ فَخُورٌ} إخفاء حقيقي.