Furkân Suresi 32. Ayet
Ayırıcı · Mekke · Sure 25 · Ayet 32/77
وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلْقُرْءَانُ جُمْلَةً وَٰحِدَةً ۚ كَذَٰلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِۦ فُؤَادَكَ ۖ وَرَتَّلْنَـٰهُ تَرْتِيلًا
Ve kalellezine keferu lev la nuzzile aleyhil kur'anu, cumleten vahideh, kezalike li nusebbite bihi fuadeke ve rettelnahu tertila.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnkar edenler, "Kur'an ona bir defada toptan indirilseydi ya!" dediler. Biz, Kur'an'la senin kalbini pekiştirmek için onu böyle kısım kısım indirdik ve onu ağır ağır okuduk.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yine o küfredenler dediler ki: o Kur'an ona cümlesi birden indirilseydi ya! Biz onu gönlüne iyi tesbit edelim diye böyle ındirdik ve fevkal'ade bir tertil ile tertil eyledik
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yine o inkar edenler dediler ki: "O Kur'an ona hep birden indirilseydi ya!" Biz onu kalbine iyi yerleştirmek için böyle indirdik ve onu mükemmel bir okuyuşla ağır ağır okuduk.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
O küfredenler (şöyle) dedi (ler): "Ona Kur'an bir (hamlede), toplu bir halde indirilmeli değil miydi"? Biz onu senin kalbine iyice yerleşdirmek için böyle (yapdık). Onu (çok güzel bir nizaam ile) ayet ayet ayırdık (ve aheste aheste bildirdik).
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İnkar edenler: "Kur'an, ona bir defada indirilmeli değil miydi?" dediler. Biz onunla senin kalbini sağlamlaştırmak için onu böyle (parça parça indirdik) ve onu ağır ağır okuduk.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Bir de o kafirler dediler ki: "Bu Kur'an ona toptan, bir defada indirilmeli değil miydi?" Halbuki Biz vahiyle senin kalbini pekiştirmek için böyle ara ara indirdik ve onu parça parça okuduk.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İnkar edenler dediler ki: "Kur'an ona tek bir defada, toplu olarak indirilmeli değil miydi?" Biz onunla kalbini sağlamlaştırıp pekiştirmek için böylece (ayet ayet indirdik) ve onu 'belli bir okuma düzeniyle (tertil üzere) düzene koyup' okuduk.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
İmdi, hakkı inkara şartlanmış olan kimseler: "Kuran ona bir bütün olarak bir kerede indirilseydi ya!" diyorlar. Oysa, Biz onu (sana) böyle tutarlı bir bütün oluşturacak şekilde belli bir düzen içinde ağır ağır vahyediyoruz ki onunla senin kalbini pekiştirelim.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Küfredenler: -Kur'an ona bir defada toptan indirilmeli değil miydi? dediler. Biz, onu senin kalbine yerleştirmek için böyle indirdik. Onu düzenli ve yerli yerince indirdik.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Kafirler: "Kur'an ona bir defada ve topluca indirilmeli değil miydi?" dediler. Oysaki bu, onu kalbine iyice yerleştirelim diyedir. Onu düzenli bir şekilde pekiştire pekiştire indirdik.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Nankörlük edenler, şöyle dediler: "Kur'an, tüm olarak bir defada Ona indirilmeliydi; öyle değil mi?" Senin yüreğini güçlendirmek için böyle yaptık. Ve Onu, belirlenmiş bir düzen içinde okuduk.
İbni Kesir
O küfredenler dediler ki: Kur'an ona bir kerede topluca indirilmeli değil miydi? Halbuki Biz; onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle azar azar indirir ve ağır ağır okuruz.
Gültekin Onan
Küfredenler dediler ki: "Kuran ona tek bir defada, toplu olarak indirilmeli değil miydi?" Biz onunla yüreğini (fuadeke) sağlamlaştırıp pekiştirmek için böylece (ayet ayet indirdik) ve onu 'belli bir okuma düzeniyle (tertil üzere) düzene koyup' okuduk.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Kâfirler şöyle dediler: "Bu Kur'an Rasûlullah'a, bir defada indirilseydi ve kendisine aralıklı olarak indirilmeseydi ya!" dediler. Hâlbuki -Ey Resul!- Biz Kur'an'ı senin kalbine sebat vermek için böyle indirdik. Anlamanı ve ezberlemeni kolaylaştırmak için parça parça ve kısım kısım indirdik.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
O küfredenler dediler ki: Kur´an ona bir kerede topluca indirilmeli değil miydi? Halbuki Biz; onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle azar azar indirir ve ağır ağır okuruz.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
32- Kâfirler:“Kur’ân ona toptan, bir defada indirilmeli değil miydi?” dediler. Biz, onunla kalbine sebat verelim diye böyle yaptık ve onu ağır ağır okuduk. 33- Onlar, sana bir misal getirdikleri her seferinde biz (ona karşılık) sana hakkı ve en güzel açıklamayı getiririz.
32. Bu da kâfirlerin nefislerinin kendilerine telkin etmiş olduğu tekliflerinden birisidir. Onlar dediler ki:“Kur’ân ona” önceki kitapların indirildiği gibi “toptan, bir defada indirilmeli değil miydi?” Yani “Kur’ân’ın bu dediğimiz şekilde inişindeki sakınca nedir? Hatta bu şekilde indirilmesi daha mükemmel, daha güzeldir.” Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Biz onunla kalbine sebat verelim diye böyle yaptık.” Biz Kur’ân-ı Kerîm’i bu şekilde kısım kısım indirdik. Çünkü Kur’ân’dan bir bölüm nazil oldukça senin huzurun ve sebatın daha da artar. Özellikle de tedirgin edici sebepler varken Kur’ân-ı Kerîm’in gerektikçe nazil olmasının çok büyük bir etkisi olur ve kalbe pek büyük ölçüde sebat verir. Hiç şüphesiz ki bu etki ve sebat, bundan önce o buyruğun nazil olup da o sebebin meydana gelmesi esnasında hatırlanmasından daha ileri derecede etkilidir. “Ve onu ağır ağır okuduk.” Biz, o Kur’ân-ı Kerîm’i zaman içerisinde, ara ara indirdik ve onu sana kısım kısım bellettik. Bütün bunlar, Yüce Allah’ın, Kitabı Kur’ân-ı Kerîm’e ve Rasûlü Muhammed sallallahu aleyli ve sellem’e ne kadar itina gösterdiğinin delilidir. Çünkü Yüce Allah Kitabını, Allah Rasûlünün durumuna ve dini maslahatlarına uygun olarak indirmiştir. Bundan dolayı da şöyle buyurmaktadır:
33. “Onlar sana” kendisi ile hakka karşı çıkmak ve senin peygamberliğini reddetmek amacıyla “bir misal getirdikleri her seferinde biz (ona karşılık) sana hakkı ve en güzel açıklamayı getiririz.” Yani biz, sana manalarında hakkı, lafızlarında da tam bir beyanı içeren Kur’ân’ı indirdik ki onun bütün manaları haktır ve doğrudur. Herhangi bir batıl ya da şüphe hiçbir şekilde söz konusu değildir. Onun lafızları ve varlıkları beyanı en açık lafızlar, en güzel açıklamalardır. O, gerekli manaları eksiksiz bir şekilde beyan etmektedir. u âyet-i kerimede şuna delil vardır: Gerek muhaddis, gerek öğretmen, gerekse vaiz olsun, ilme dair konuşan herhangi bir kimsenin, Rabbinin Rasûlünün halini göz önünde bulundurmasını örnek almalıdır. Alimler de aynı şekilde yapmalıdır. Gerektirici herhangi bir olay yahut bir münasebet meydana geldikçe ona uygun Kur’ânî âyetleri ve nebevi hadisleri hatırlatmalı ve ona uygun öğütler vermelidirler. Yine bu buyrukta Kur’ân naslarının pek çoğunun zahir anlamından farklı şekilde yorumlanacağını ve bunların kendilerinden anlaşılan manalardan başka manaları bulunduğunu kabul eden Cehmiye ve benzeri gibi Kur’ân’ın tefsirinde olmadık yollara başvuranların bu kanaatleri reddedilmektedir. Zira onların bu iddialarına göre Kur’ân-ı Kerîm’in getirdiği açıklama, başkalarının açıklamasından daha güzel olmaz. Çünkü onların bozuk iddialarına göre en güzel açıklama, kendilerinin Kur’ân’ın anlamları alabildiğine tahrif ettikleri açıklamalardır.