Enfâl Suresi 57. Ayet
Ganimetler · Medine · Sure 8 · Ayet 57/75
فَإِمَّا تَثْقَفَنَّهُمْ فِى ٱلْحَرْبِ فَشَرِّدْ بِهِم مَّنْ خَلْفَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ
Fe imma teskafennehum fil harbi feşerrid bihim men halfehum leallehum yezzekkerun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Enfâl Suresi 57. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
onun için onları ne zaman harbde yakarlarsan kendileriyle arkalarındakileri ürgüt gerek ki ıbret alırlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onun için onları ne zaman savaşta yakalarsan kendileri ile arkalarındakilerini ürküt; belki ibret alırlar.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Onun için eğer bunları harbde muhakkak yakalarsan onlar (a yapacağın ceza) ile arkalarında (ahdi bozacak) kimseleri de ürküt. Me'müldür ki (onlar da) iyice ibret alırlar.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Savaşta onları yakalarsan, onlar(a vereceğin ceza) ile arkalarında bulunan kimseleri de dağıt ki ibret alsınlar.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Onları savaşta ele geçirirsen, kendilerine öyle bir muamele yap ki onların arkasındaki bütün öbür düşmanlara da ibret olsun da, akıllarını başlarına alsınlar.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bundan dolayı, savaşta onları yakalarsan, öyle darmadağın et ki, onlarla arkalarından gelecek olanlar(ı caydır). Umulur ki ibret alırlar.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
onları savaşta karşında bulursan, arkalarından gelenler için öyle yıldırıcı bir ders ver ki, belki berikiler akıllarında tutarlar;
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Savaşta onları yakalarsan darmadağın et ki arkalarındakilere ibret olsun!
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Eğer savaşta onları yakalarsan, geride kalanlara ders olacak şekilde onları darmadağın et. Belki akıllarını başlarına alırlar.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Savaşta yakalarsan, arkalarından gelecek olanlara örnek olacak biçimde, onları darmadağın et; böylece, belki öğüt alırlar.
İbni Kesir
Bunun için eğer savaşta ele geçirirsen; onları dağıt ki arkalarında olanlar ibret alsınlar.
Gültekin Onan
Bundan dolayı, savaşta onları yakalarsan, öyle darmadağın et ki, onlarla arkalarından gelecek olanlar(ı caydır). Umulur ki ibret alırlar.
Rowad Tercüme Merkezi
Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar.
Şaban Piriş
Savaşta onları her bulduğunda darmadağın et ki, bununla arkalarındakiler (korksun ve onlara) ibret olsun!
Ali Özek ve diğerleri
Eğer savaşta onları yakalarsan, ibret almaları için onlar ile (onlara vereceğin ceza ile) arkalarında bulunan kimseleri de dağıt.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Peygamber!- Ahitlerini bozan böyle kimselerle savaşta karşılaşırsan onları en şiddetli şekilde cezalandır ki, bunu diğerleri de işitsin. Olur ki onların bu durumundan ibret alırlar da sana karşı savaşmaktan korkarlar ve bu durum senin düşmanlarına karşı da bir gösteriş ve üstünlük olur.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَإِمَّا | — | إما: مركبة من إن:الشرطية وما: النافية وتفيد التوكيد لمعنى الجزاء. | |||
| تَثْقَفَنَّهُمْ | ثقف | تظفرن بهم. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلْحَرْبِ | حرب | القتال. | |||
| فَشَرِّدْ | شرد | شرد: فرق. | |||
| بِهِم | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق. | |||
| مَّنْ | مَن | يحتمل أن تكون موصولة أو نكرة موصوفة. | |||
| خَلْفَهُمْ | خلف | وراءهم أو بعدهم. | |||
| لَعَلَّهُمْ | لعل | لعل: حرف نصب يحتمل معاني التعليل أو التوقع أو الترجي غالبا. | |||
| يَذَّكَّرُونَ | ذكر | يتعظون ويتدبرون، أصلها يتذكرون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{فَإِمَّا} غنة في الميم، بعدها مد طبيعي {تَثْقَفَنَّهُمْ فِي الْحَرْبِ} في
النون المشددة غنة، وفي الفاء بعد الميم إظهار شفوي {فَشَرِّدْ بِهِمْ} الدال
مقلقلة {بِهِمْ مَّنْ} إدغام مثلين صغير {مَنْ خَلْفَهُمْ} إظهار حلقي للخاء بعد
النون الساكنة.