Enfâl Suresi 38. Ayet
Ganimetler · Medine · Sure 8 · Ayet 38/75
قُل لِّلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِن يَنتَهُوا۟ يُغْفَرْ لَهُم مَّا قَدْ سَلَفَ وَإِن يَعُودُوا۟ فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ ٱلْأَوَّلِينَ
Kul lillezine keferu in yentehu yugfer lehum ma kad selef, ve in yeudu fe kad madat sunnetul evvelin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Enfâl Suresi 38. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! İnkar edenlere söyle: Eğer (iman edip, düşmanlık ve savaştan) vazgeçerlerse, geçmiş günahları bağışlanır. Eğer (düşmanlık ve savaşa) dönerlerse, öncekilere uygulanan ilahi kanun devam etmiş olacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De o küfüredenlere ki, eğer vazgeçerlerse geçmişteki günahları bağışlanır, yok yine ısyana dönerlerse kendilerinden evvelki ümmetlere tatbık edilen kanun-ı ilahi geçmişti artık onu beklesinler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O inkar edenlere de ki: Eğer vazgeçerlerse geçmişteki günahları bağışlanır; yok yine isyana dönerlerse kendilerinden önceki ümmetlere uygulanan ilahi kanun geçmişti, artık onu beklesinler!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Habibim), o küfredenlere söyle ki eğer (sana düşmanlıkdan) vazgeçerlerse geçmiş (günahları) yarlığanacakdır, eğer (muhaarebeye) dönerlerse (kendilerinden) evvelki (ümmet) ler (e tatbıyk edilen ilahi) kaanun (un hükmü) muhakkak suretde devam etmiş olacakdır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İnkar edenlere söyle: "Eğer vazgeçerlerse, geçmişteki (günahları) kendilerine bağışlanır; yok yine (eski hallerine) dönerlerse, öncekilerin (başlarına gelen Allah) kanunu geçmiştir (bunların da başına gelecektir. Onu beklesinler).
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ey Resulüm! O kafirlere de ki: "Eğer Peygambere düşmanlıktan vazgeçip İslam'a girerlerse daha önceki suçları bağışlanacak. Yok eğer dönüp tekrar düşmanlığa başlayacak olurlarsa, zaten emsallerinin başlarına gelen haller gözlerinin önünde!"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
O inkar edenlere de ki: "Eğer vazgeçerlerse geçmişte (yaptıkları) şeyler bağışlanacaktır. Ama yine dönecek olurlarsa, önceki (toplumlara uygulanan) sünnet, muhakkak (onların başından da) geçmiş olacaktır."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
O hakkı inkara şartlanmış olanlara anlat ki, eğer direnmeyi bırakırlarsa, geçmişte olup bitenlerden ötürü kendileri bağışlanacaklar; ama eğer (geçmişteki hatalı tutumlarına) dönecek olurlarsa, o zaman, geçmişte kendileri gibi olanların başına gelenleri hatırlat onlara.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Kafir olanlara eğer vazgeçerlerse önceden yaptıklarının bağışlanacağını, fakat tekrar eskiye dönerlerse, öncekilere uygulanan kanunların gözleri önünde olduğunu söyle!
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Kafirlere de ki: Eğer vazgeçerlerse geçmişte yaptıkları bağışlanır. Eğer tekrar dönerlerse, evvelkilerin başına gelenler ortadadır.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Nankörlük edenlere, şunu söyle: Son verirlerse, geçmişte olanlar bağışlanacaktır. Ama dönerlerse, öncekilere uygulanan yasa geçerlidir.
İbni Kesir
Küfredenlere söyle: Vazgeçerlerse; geçmiş kendilerine bağışlanacaktır. Tekrar başlarlarsa evvelkilerin hükmü muhakkak devam etmiş olacaktır.
Gültekin Onan
O küfredenlere de ki: "Eğer vazgeçerlerse geçmişte (yaptıkları) şeyler bağışlanacaktır. Ama yine dönecek olurlarsa, önceki (toplumlara uygulanan) sünnet, muhakkak (onların başından da) geçmiş olacaktır.
Rowad Tercüme Merkezi
Kâfir olanlara (küfürlerinden) vazgeçerlerse önceden yaptıklarının bağışlanacağını, tekrar dönerlerse öncekiler hakkında uygulanan ilahi kanunun onlara da uygulanacağını söyle.
Şaban Piriş
Kâfir olanlara eğer (küfürlerinden) vazgeçerlerse önceden yaptıklarının bağışlanacağını, tekrar dönerlerse evvelkilerin başına gelenlerin (onların da) başına geleceğini söyle.
Ali Özek ve diğerleri
İnkâr edenlere, (sana düşmanlıktan) vazgeçerlerse, geçmiş günahlarının bağışlanacağını söyle. Yok geri dönerlerse kendilerinden öncekilerin (akıbetinin) hali gözlerinin önündedir!
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey Resul! Kavminden Allah'a ve resulüne iman etmeyip, kafir olanlara de ki: Eğer Allah'ı ve resulünü küfretmekten, Allah'ın yolundan ve O'na iman edenleri alıkoymaktan vazgeçerler ise; Yüce Allah, onların geçmiş günahlarını bağışlar. İslam kendisinden önce işlenen bütün günahları siler. Eğer tekrar önceden bulundukları küfürlerine dönerler ise, önceden yaşayanların başına gelen Allah'ın sünneti gerçekleşir. Şüphesiz onlar yalanladılar ve küfürleri üzere devam ettiler de azap gelip onları yakalayıverdi.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| قُل | قول | فعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به باللسان | |||
| لِّلَّذِينَ | الذي | الذين: اسم موصول لجماعة الذكور. | |||
| كَفَرُوا | كفر | جحدوا ولم يؤمنوا. وأصل الكفر: التغطية والجحد؛ لأن الكافر جاحد نعم ربه عليه وساتر لها بكفره. | |||
| إِن | إن | حرف شرط جازم. | |||
| يَنتَهُوا | نهي | يكفوا ويستجيبوا للنهي. | |||
| يُغْفَرْ | غفر | يستر ويعفى. | |||
| لَهُم | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| مَّا | ما | يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة. | |||
| قَدْ | قد | أداة تفيد التحقيق. | |||
| سَلَفَ | سلف | ما سلف: ما مضى وتقدم. | |||
| وَإِن | إن | إن: حرف شرط جازم. | |||
| يَعُودُوا | عود | يرجعوا. | |||
| فَقَدْ | قد | قد: أداة تفيد التحقيق. | |||
| مَضَتْ | مضي | سبقت وسلفت. | |||
| سُنَّتُ | سنن | سنة الأولين: طريقة الله بإهلاك المكذبين للرسل. | |||
| ٱلْأَوَّلِينَ | أول | الأمم السابقة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{قُلْ لِلَّذِينَ} أدغمت لام الفعل في اللام بعدها، وهذا من باب التماثل
الصغير {كَفَرُوا إِنْ يَنْتَهُوا} مد منفصل، يليه إدغام بغنة، ثم إخفاء حقيقي،
ويراعى إظهار سكون الراء من {يُغْفَرْ لَهُمْ} حتى لا تدغم في اللام {لَهُمْ مَا}
إدغام تماثل صغير {قَدْ} قلقلة {وَإِنْ يَعُودُوا} إدغام بغنة {فَقَدْ} قلقلة
{مَضَتْ} همس التاء {سُنَّتُ} يوقف عليها بالتاء وقفًا لخط المصحف.