Enfâl Suresi 23. Ayet
Ganimetler · Medine · Sure 8 · Ayet 23/75
وَلَوْ عَلِمَ ٱللَّهُ فِيهِمْ خَيْرًا لَّأَسْمَعَهُمْ ۖ وَلَوْ أَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوا۟ وَّهُم مُّعْرِضُونَ
Ve lev alimallahu fi him hayren le esmeahum, ve lev esmeahum le tevellev ve hum mu'ridune.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Enfâl Suresi 23. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Allah onlarda bir hayır görse idi elbette kulaklarına sokardı ve bu hallerinde kulaklarına soksa idi yine aldırmazlar döner giderlerdi
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah onlarda bir hayır görseydi, elbette (gerçeği) kulaklarına sokardı. Ve bu durumlarında kulaklarına soksaydı, yine de aldırmazlar, döner giderlerdi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Eğer Allah onlarda bir hayır görseydi elbette onlara duyurur (hayrı kulaklarına sokar) dı. (Bu hallerinde) kulaklarına soksaydı bile yine onlar muhakkak ki (hakdan) yüz çevirici olarak arkalarına dönerlerdi.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Allah onlarda bir iyilik olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi, onlara işittirseydi de yine aldırmayarak dönerlerdi.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Şayet Allah onlarda bir hayır olduğunu bilseydi, onlara işittirirdi. Fakat onlara hak sözü işittirse bile onlar yine yüz çevirir ve döner giderlerdi.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Eğer Allah, onlarda bir hayır görseydi muhakkak onlara işittirirdi. İşittirseydi bile, arka çevirenler olarak (yine) yüz çevirirlerdi.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Çünkü, Allah eğer onlarda iyi bir hal görseydi onların mutlaka duyup işitmelerini sağlardı; kaldı ki, onların (hakkı) duyup işitmelerini sağlasaydı, onlar o dikbaşlı tavırları içinde kuşkusuz yine yüz çevirirlerdi.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Allah, onlarda bir hayır görseydi, elbette onlara bir anlayış verirdi, işittirirdi. Onlara anlayış verseydi bile, onlar yine de yüz çevirerek dönerlerdi..
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Eğer Allah, onlarda bir hayır olduğunu görseydi onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi de aldırmayarak yine dönerlerdi.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Allah, onlarda bir iyilik görseydi, kesinlikle onlara duyururdu. Ama onlara duyursa bile, kesinlikle yüz çevirerek dönerlerdi.
İbni Kesir
Şayet Allah onlarda bir hayır görseydi; onlara işittirirdi. Eğer işittirmiş olsaydı; yine de yüz çevirenler olarak arkalarını dönerlerdi.
Gültekin Onan
Eğer Tanrı onlarda bir hayır görseydi mutlaka onlara işittirirdi. İşittirseydi bile, arka çevirenler olarak (yine) yüz çevirirlerdi.
Rowad Tercüme Merkezi
Allah, onlarda bir hayır olduğunu bilseydi; elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi, onlar yine de yüz çevirerek dönerlerdi.
Şaban Piriş
Allah, onlarda bir hayır olduğunu bilseydi elbette onlara, işittirirdi. Onlara işittirseydi, onlar yine de yüz çevirerek dönerlerdi.
Ali Özek ve diğerleri
Allah onlarda bir hayır görseydi elbette onlara işittirirdi. Fakat işittirseydi bile yine onlar yüz çevirerek dönerlerdi.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Eğer Allah, yalanlayan bu müşriklerde hayır olduğunu bilseydi elbette onlara faydalanacakları apaçık delil ve burhanları anlamalarını sağlardı. Fakat onlarda hayır olmadığını biliyordu. Şayet Allah -Subhanehu ve Teâlâ- bunu işitmelerini takdir etseydi, onlar inatlarından dolayı yine imandan yüz çevirip dönerlerdi.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَلَوْ | لو | لو: أداة شرط للزمن الماضي وهي امتناعية. | |||
| عَلِمَ | علم | العلم: إدراك الشيء على حقيقته، ونقيضه الجهل. والعلم: من صفات الله تعالى؛ فعلمه محيط بكل شيء جملة ًوتفصيلا. | |||
| ٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره | |||
| فِيهِمْ | في | في: حرف جر يفيد معنى الظرفية المجازية. | |||
| خَيْرًا | خير | الخير: ما منه نفع وصلاح. | |||
| لَّأَسْمَعَهُمْ | سمع | أسمعهم: جعلهم يسمعون مواعظ القرآن وعبره. | |||
| وَلَوْ | لو | لو: أداة شرط للزمن الماضي وهي امتناعية. | |||
| أَسْمَعَهُمْ | سمع | أسمعهم: جعلهم يسمعون. | |||
| لَتَوَلَّوا | ولي | لأعرضوا وانصرفوا. | |||
| وَّهُم | هم | هم: ضمير الغائبين. | |||
| مُّعْرِضُونَ | عرض | صادون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{خَيْرًا لَأَسْمَعَهُمْ} إدغام بغير غنة للتنوين في اللام {وَهُمْ
مُعْرِضُونَ} إدغام تماثل صغير بين الميمين.