Enbiyâ Suresi 18. Ayet
Nebiler · Mekke · Sure 21 · Ayet 18/112
بَلْ نَقْذِفُ بِٱلْحَقِّ عَلَى ٱلْبَـٰطِلِ فَيَدْمَغُهُۥ فَإِذَا هُوَ زَاهِقٌ ۚ وَلَكُمُ ٱلْوَيْلُ مِمَّا تَصِفُونَ
Bel nakzifu bil hakkı alel batıli fe yedmeguhu fe iza huve zahik, ve lekumul veylu mimma tasıfun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiş. Allah'a karşı yakıştırdığınız nitelemelerden ötürü yazıklar olsun size!
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hayır biz hakkı batılın tepesine fırlatırız da beynini parçalar, bir de bakarsın o anda mahvolmuştur, vay sizlere de o ettiğiniz vasıflardan
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hayır, Biz hakkı batılın tepesine fırlatırız da beynini parçalar, bir de görürsün ki, (batıl) o anda yok olup gitmiştir! Allah'a isnad ettiğiniz o nitelikler yüzünden vay sizlere.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Hayır, biz hakkı baatılın tepesine (indirib) atarız da o, bunun beynini parçalar. Bir de görürsünüz ki bu, yok olub gitmişdir. (Allaha karşı) vasf (ve isnad) etmekde olduğunuz (iftiralar) dan dolayı yazıklar olsun size!
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hayır, biz hakkı batılın üstüne atarız da o onun beynini parçalar, derhal (batılın) canı çıkar. Allah'a yakıştırdığınız niteliklerden ötürü de vay siz(in haliniz)e!
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Hayır! Biz gerçeği söyler, gerçeği yaparız! Hakkı batılın tepesine indiririz de beynini parçalar, bir anda canı çıkar o batılın! Allah hakkındaki böyle boş düşüncelerinizden ötürü yuh aklınıza, yazıklar olsun size!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Hayır, biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir. (Allah'a karşı) Nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvahlar size.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Tersine, Biz (gerçek bir yaratma eylemiyle) hakkı batılın başına çarparız da bu onu paramparça eder ve böylece beriki yok olur gider. O halde, (Allah'a) yakıştırdığınız şeylerden ötürü yazıklar olsun size!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Bilakis, hakkı, batılın üzerine fırlatırız, o da onun beynini parçalar, böylece batıl sönüp gider. (Allah'a) isnat ettiğiniz vasıflardan dolayı yazıklar olsun size!
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Aksine, Biz; Hakk'ı, Batıl'a karşı ortaya koyarız da onu mahveder. Böylece Batıl yok olur. Nitelediğiniz şeylerden dolayı size yazıklar olsun.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Hayır! Gerçeği, gerçeğe aykırı olanın üzerine atarız, onun beynini parçalar; bir bakarsın ki, yok olup gitmiş. Yakıştırdığınız şeylerden dolayı, vay başınıza gelene!
İbni Kesir
Hayır Biz; gerçeği batılın tepesine indiririz de onun beynini parçalar. Bir de bakarsın ki; o, yok olup gitmiştir. Allah'a yakıştırdıklarınızdan dolayı yazıklar olsun size.
Gültekin Onan
Hayır, biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir. (Tanrı'ya karşı) Nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvahlar size.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Bilakis resullerimize vahyettiğimiz hakkı, küfür ehlinin sahip olduğu batılın üzerine atar, bırakırız da onun işini bitirir ve yok olup gider. -Ey Allah'ın eş ve çocuk edindiğini söyleyenler!- O'nu kendisine yakışmayan şeylerle vasıflandırdığınız için helak olacaksınız.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Hayır Biz; gerçeği batılın tepesine indiririz de onun beynini parçalar. Bir de bakarsın ki; o, yok olup gitmiştir. Allah´a yakıştırdıklarınızdan dolayı yazıklar olsun size.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
18- Aksine biz, hakkı batılın üzerine bırakırız da o, onu darmadağın eder. Bir de bakarsın ki batıl yok olup gitmiş. (Allah hakkındaki) nitelendirmelerinizden ötürü yazıklar olsun size! 19- Göklerde ve yerde kim varsa O’nundur. O’nun katında olanlar da O’na ibadetten ne büyüklenip yüz çevirirler ne de usanırlar. 20- Gece ve gündüz aralıksız tesbih ederler.
18. Şanı Yüce Allah, hakkı ortaya koymayı batılı da iptal edip çürütmeyi teminatı altına aldığını haber vermektedir. Eğer batıl bir şey iddia edilecek ve onunla tartışılacak olsa bile Yüce Allah, onu darmadağın edecek ve böylelikle yok olmasını sağlayacak şekilde hakkı, ilmi ve beyanı indirir ve böylelikle herkes onun, batıl olduğunu açıkça anlar. “Bir de bakarsın ki batıl yok olup gitmiş.” Sonu gelir, biter, tükenir. Bu durum, bütün dini meselelerde geçerlidir. Batıl taraftarı herhangi bir kimse batılı hak yerine koymak veya hakkı reddetmek maksadı ile aklî ya da naklî herhangi bir şüpheyi gündeme getirecek olursa şüphesiz Yüce Allah’ın delilleri arasında bu batıl sözü ortadan kaldıracak ve onu silip süpürecek türden aklî ve naklî kat’i deliller bulunur. O takdirde batılın gerçek mahiyeti herkes tarafından da açıkça anlaşılır. Bu ise meselelerin tek tek ele alınıp incelenmesi ile ortaya çıkar. Hepsi incelenecek olursa durumun böyle olduğu görülür. aha sonra Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: Ey Yüce Allah’ı kendisine layık olmayan şekilde vasfederek evlat ve eş edindiğini, ortaklarının, O’na denk varlıkların bulunduğunu ileri süren kimseler, bu “nitelendirmelerinizden ötürü yazıklar olsun size” Sizin payınız ancak azap, pişmanlık ve hüsran olacaktır. Sizin söylediklerinizden herhangi bir fayda sağlamanız mümkün değildir. Umduğunuz, kendisini elde etmek için amel ettiğiniz, ulaşmak maksadı ile çabalayıp durduğunuz her ne varsa maksadınızın aksi ile karşılaşacaksınız ki o da mahrum kalmak ve hüsrana uğramaktır.
19. Daha sonra Yüce Allah göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkünün/egemenliğinin kendisinin olduğunu haber vermektedir. Hepsi O’nun kulları ve mülküdür. O yüzden hiç kimsenin mülke, hatta mülkün bir kısmına dahi sahip olması söz konusu değildir. Allah’a yardımcı olması da mümkün değildir. Allah’ın izni olmaksızın kimse şefaatçi de olamaz. Peki, bunlar arasından nasıl birtakım varlıklar ilâh edinilebilir ve nasıl olur da bunlardan birinin Allah’ın oğlu olduğu iddia edilebilir? O bundan yücedir, münezzehtir. O, her şeye malik olan yüce Zattır. Boyunlar O’nun önünde zillet ile eğilmiştir. O’nun için zor diye bir şey yoktur. Mukarreb melekler tevazu ile O’nun önünde eğilmişlerdir. Hepsi de sürekli ve kesintisiz ibadet ile O’na itaat ederler. Bundan dolayı Yüce Allah “O’nun katında olanlar” yani melekler “O’na ibadetten ne büyüklenip yüz çevirirler ne de usanırlar.” O’na ibadete aşırı istekleri, kemâl derecesindeki muhabbetleri ve bedenlerinin güçleri dolayısı ile bundan bıkmazlar, usanmazlar.
20. “Gece ve gündüz aralıksız tesbih ederler.” Yani onların bütün vakitleri Yüce Allah’a ibadet ve tesbih ile doludur. Vakitlerinde boş bir zaman yahut bu ibadetin olmadığı bir an dahi bulunmaz. Onlar, sayılarının çok olmasına rağmen hep böyledirler. Bu buyruk ile Yüce Allah’ın azameti, O’nun egemenliğinin yüceliği, ilim ve hikmetinin kemali beyan edilmektedir ki bütün bunlar, O’ndan başka hiçbir kimseye ibadet etmemeyi, ibadetin O’ndan başkasına yöneltilmemesini gerektirmektedir.