En'âm Suresi 73. Ayet

Enam · Mekke · Sure 6 · Ayet 73/165

وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ ۖ وَيَوْمَ يَقُولُ كُن فَيَكُونُ ۚ قَوْلُهُ ٱلْحَقُّ ۚ وَلَهُ ٱلْمُلْكُ يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ ۚ عَـٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَـٰدَةِ ۚ وَهُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْخَبِيرُ

Ve huvellezi halakas semavati vel arda bil hakk, ve yevme yekulu kun fe yekun, kavluhul hakk, ve lehul mulku yevme yunfehu fis sur, alimul gaybi veş şehadeh, ve huvel hakimul habir.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

En'âm Suresi 73. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

7. cüz · PDF sayfası 15

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a üflendiği gün de mülk (hükümranlık) O'nundur. Gaybı da, görülen alemi de bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve o Gökleri, Yeri yaradan hakkıyle o, hem ol! diyeceği gün o da oluverir. Hak onun dediği, Sur üfürüleceği gün de mülk onun, hem gaybe alim hem şehadete, hakim odur, habir o

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gökleri ve yeri yerli yerince yaratan O! "Ol!" diyeceği gün, o da oluverir. O'nun sözü haktır. Sura üfleneceği gün de mülk O'nundur. Görülmeyeni de, görüleni de bilen, hikmet sahibi O'dur. Herşeyden haberdar da O'dur.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

O, gökleri ve yeri hak (ve hikmet) le yaratandır. Onun "ol" diyeceği gün (her şey) oluverir. Sözü hakdır. "Suur" üfürüleceği gün de mülk Onun. Görünmeyeni de, görüneni de bilendir. O, yegane hikmet saahibi, (her şeyden) hakkıyle haberdar olandır.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Gökleri ve yeri hak (ve hikmet) ile yaratan O'dur. "Ol!" dediği gün, oluverir. Sözü haktır. Sur'a üfleneceği gün de, mülk O'nundur. Gizliyi ve açığı bilendir. O, hükümdardır, herşeyi haber alandır.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Gökleri ve yeri hak ve hikmet'le yaratan O'dur. O "ol" dediği zaman her şey oluverir. Sözü haktır. Sura üfleneceği gün de hakimiyet O'nundur. Görünmeyeni de, görüneni de, olmuşu da, olacağı da O bilir. O, hakim ve habirdir (tam hüküm ve hikmet sahibi ve her şeyden hakkıyla haberdardır).

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

O, gökleri ve yeri hak olarak yaratandır. O'nun "ol" dediği gün (her şey) oluverir, O'nun sözü haktır. Sur'a üfürüldüğü gün, mülk O'nundur. O, gaybı ve müşahede edilebileni bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Odur gökleri ve yeri (deruni) bir hakikate göre yaratmış olan. O ne zaman "Ol!" dese emri derhal yerine gelir; ve (mahşer) borusu çalındığı Gün hükümranlık yine Onun olacaktır. O, yaratılmışların idraklerini aşan şeyleri de, onların duyuları veya akılları ile kavrayabileceklerini de bilir: yalnızca Odur gerçek hikmet sahibi, her şeyden haberdar olan.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Gökleri ve yeri hak ile yaratan O'dur. "Ol!" dediği gün oluverir; sözü haktır; sura üflendiği gün de hakimiyet O'nundur. Gizliyi de görüneni de bilendir. Hakim olan haberdar olan O'dur.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Gökleri ve yeri hakikat[1] ile yaratan O'dur. O Gün, "Ol!" der o da oluverir. O'nun sözü haktır. Sur'a üfleneceği gün mülk[2] O'nundur. Gaybı da görüneni de bilendir. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.

Tefsir / dipnot (2)

Mutlak gerçeklik, doğruluk. Bir şeyin doğrusu, aslı ve esası. Yasa, ferman, kural.

Egemenlik, yönetim erki, sahip olmak, güç, yetki, karar verme, imkan.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

O, gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak yaratmıştır. O'nun, "Ol!" dediği gün; olur. O'nun buyruğu gerçektir. Çünkü boruya üflendiği gün, yönetim, O'na özgüdür. Gizli gerçekleri ve görünenleri Bilendir. Ve O, Bilgelik ve Adaletle Yönetendir; Haberlidir.

İbni Kesir

O'dur, gökleri ve yeri hak ile yaratan. O'nun; ol, dediği gün; hemen olur. O'nun sözü haktır. Sur'a üfleneceği gün de mülk O'nundur. Görülmeyeni de, görüleni de bilir. Ve O; Hakim'dir, Habir'dir.

Gültekin Onan

O gökleri ve yeri hak olarak yaratandır. O'nun "ol" dediği gün (her şey) oluverir. O'nun sözü haktır. Sur'a üfürüldüğü gün, mülk O'nundur. O, gaybı ve müşahade edilebileni bilendir. O hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır.

Rowad Tercüme Merkezi

O, gökleri ve yeri hak ile yaratandır. O’nun “ol!” diyeceği (kıyamet) günü her şey oluverir. O’nun sözü haktır. Sûr’a üfürüleceği günde mülk (ve hakimiyet) yalnız O’nundur. Görüneni de görünmeyeni de bilendir. O Hakîm'dir, her şeyden haberdar olandır.

Şaban Piriş

Gökleri ve yeri hak ile yaratan O’dur. “Ol!” dediği gün oluverir. Sözü haktır, sûra üflendiği gün de mülk O’nundur. Gizliyi de görüneni de bilendir. Hüküm ve hikmet sahibidir. her şeyden haberdardır.

Ali Özek ve diğerleri

O, gökleri ve yeri hak (ve hikmet) ile yaratandır. « OL!» dediği gün herşey oluverir. O'nun sözü gerçektir. Sûr'a üflendiği gün de hükümranlık O'nundur. Gizliyi ve açığı bilendir ve O, hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

O - Subhanehu ve Teâlâ- gökleri ve yeri hak ile yaratandır. Allah bir şeye, "Ol!" dediği gün, hemen oluverir. Kıyamet gününde, "Kalkınız!" dediği zaman hep birlikte kalkarlar. Sözü haktır ve meydana gelmesi ile ilgili en ufak bir şüphe de yoktur. Kıyamet günü İsrafil Sûr'a ikinci kez üflediğinde mülk yalnızca Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya aittir. Gizliyi de görüneni de bilendir. O, yaratmasında ve idaresinde yegâne hikmet sahibidir. O, her şeyden haberdardır, hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O'nun katında işlerin gizli saklı olanları açık görünenleri gibidir.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَهُوَهوالمراد الله جلّ جلاله، و(هو) ضمير يُستعمل للغائب المفرد المذكر.
ٱلَّذِيالذيالذي: ‌اسم ‌موصول ‌للمفرد المذكر، عاقلا كان أو غير عاقل.
خَلَقَخلقالخَلْقُ أصله: التقدير المستقيم، ويستعمل في إبداع الشّيء من غير أصل ولا احتذاء، والمراد: أوجد على غير مثال سابق، ويكون خلق الله من العدم.
ٱلسَّمَٰوَٰتِسمو‌جمع: السماء، مصدر سما، وهي: كل ما علاك فأظلك من سقف ونحوه، والمراد: ‌ما ‌يقابل ‌الأرض، وعددها سبع، ولها أبواب تُفَتَّح.
وَٱلْأَرْضَأرضالكرة الأرضية التي تعيش عليها المخلوقات، وجمعها أرضون، ولا تجيء مجموعةً في القرآن، ويعبّر بها عن أسفل الشيء، كما يعبر بالسماء عن أعلاه.
بِٱلْحَقِّحققبما تقتضيه حكمة الله. والحق ‌لغة: نقيض الباطل، ويطلق على: الحظ، والنصيب، والثابت والموجود، والشيء الذي لا ينبغي إنكاره. ومعنى حق الأمر: وجب ووقع بلا شك. وفي الاصطلاح: يطلق على الواجب الثابت الذي يشمل حقوق الله تعالى، وحقوق العباد. والحق ‌لغة: نقيض الباطل، ويطلق على: الحظ، والنصيب، والثابت والموجود، والشيء الذي لا ينبغي إنكاره. ومعنى حق الأمر: وجب ووقع بلا شك. والحق في استعمالاته المختلفة لغة يفيد الوجوب والثبوت مما يدل على أن أصل معناه هو هذا. وفي الاصطلاح: يطلق على الواجب الثابت الذي يشمل حقوق الله تعالى، وحقوق العباد.
وَيَوْمَيومالمراد يوم القيامة. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام.
يَقُولُقوليقول له: يأمره.
كُنكونكنْ يأمر بأن يكون ما يشاء.
فَيَكُونُكونفيكون ما يشاء عن أمره كلمح البصر أو هو أقرب.
قَوْلُهُقولكلامه.
ٱلْحَقُّحققالصدق. والحق ‌لغة: نقيض الباطل، ويطلق على: الحظ، والنصيب، والثابت والموجود، والشيء الذي لا ينبغي إنكاره. ومعنى حق الأمر: وجب ووقع بلا شك. وفي الاصطلاح: يطلق على الواجب الثابت الذي يشمل حقوق الله تعالى، وحقوق العباد. والحق ‌لغة: نقيض الباطل، ويطلق على: الحظ، والنصيب، والثابت والموجود، والشيء الذي لا ينبغي إنكاره. ومعنى حق الأمر: وجب ووقع بلا شك. والحق في استعمالاته المختلفة لغة يفيد الوجوب والثبوت مما يدل على أن أصل معناه هو هذا. وفي الاصطلاح: يطلق على الواجب الثابت الذي يشمل حقوق الله تعالى، وحقوق العباد.
وَلَهُلاللام: حرف جر يفيد معنى الملك.
ٱلْمُلْكُملكالأمر والسلطة، أو ما يملك.
يَوْمَيومالياء والواو والميم: كلمةٌ واحدة، هي اليومُ الواحدُ من الأيام، وهو: مطلق الزمن، وقيل: زمنٌ مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها.والمراد: يوم القيامة.
يُنفَخُنفخالنّفخ: هو إرسال ‌الهواء من الفم بقوّة. ونفَخ الشّيءَ: ملأه بالهواء. ونفَخ في الشَّيءِ: هيَّجه، حرّكه بريح.
فِيفيحرف جر، يفيد معنى الظرفية
ٱلصُّورِصورالقرن الذي ينفخ فيه إسرافيل.
عَٰلِمُعلمعالم الغيب: محيط بكل ما يخفى.
ٱلْغَيْبِغيبما خفي واستتر، ولم يستطع الناس إدراكه بحواسهم، فلا يدرك إلا بالوحي.
وَٱلشَّهَٰدَةِشهدالشهادة: ما تدركونه بحواسكم وهي نقيض الغيب.
وَهُوَهوالمراد الله جلّ جلاله، و(هو) ضمير يُستعمل للغائب المفرد المذكر.
ٱلْحَكِيمُحكماسم من أسماء الله الحسنى. ومعناه: الموصوف بكمال الحكمة، وبكمال الحكم بين المخلوقات؛ فهو المحكم للأمور وخلق الأشياء كما شاء؛ لأنه تعالى عالم بعواقب الأمور.
ٱلْخَبِيرُخبراسم من أسماء الله الحسنى، ومعناه: الذي أحاط علمه بالظواهر، والبواطن، وبالعالم العلوي والسفلي، فلا يخفى عليه شيء من الأشياء.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

في الوقف على {بِالْحَقِّ} قلقلة {كُنْ فَيَكُونُ} إخفاء حقيقي للنون عند

الفاء {يُنْفَخُ} إخفاء حقيقي. وفي نهاية الآيات مد عارض للسكون يجوز قصره ومده

أربع حركات أو ست، ويجوز الروم والإشمام في المرفوع، والروم في المجرور، ولا

يدخلان المنصوب.

ويراعى ضم هاء {وَهُوَ}. وعدم إسكانها والراء من {الْخَبِيرُ} مرققة وقفًا مفخمة

وصلًا لأنها مضمومة. أما راء {الصُّورِ} فهى مفخمة وقفًا مرفقة وصلًا.

Benzer Ayetler müteşabihat · 1 ayet

Zuhruf Suresi, 25. ayet Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonu, bak nasıl oldu!…