En'âm Suresi 110. Ayet

Enam · Mekke · Sure 6 · Ayet 110/165

وَنُقَلِّبُ أَفْـِٔدَتَهُمْ وَأَبْصَـٰرَهُمْ كَمَا لَمْ يُؤْمِنُوا۟ بِهِۦٓ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَنَذَرُهُمْ فِى طُغْيَـٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

Ve nukallibu ef'idetehum ve ebsarehum kema lem yu'minu bihi evvele merretin ve nezeruhum fi tugyanihim ya'mehun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

En'âm Suresi 110. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

7. cüz · PDF sayfası 20

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları azgınlıkları içinde bırakırız da bocalar dururlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Biz onların kalblerini ve gözlerini ters döndürürüz, ilkin buna iyman etmedikleri gibi bırakıveririz kendilerini de tuğyanları içinde kör körüne bocalar giderler

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz onların kalplerini ve gözlerini ters çeviririz. Önceden buna iman etmedikleri gibi bırakıveririz kendilerini azgınlıkları içinde körü körüne bocalar giderler.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onlar, evvelce indirilen (ayet) lere iman etmedikleri gibi (bundan sonra da iman etmeyeceklerdir). Biz, onların gönüllerini ve gözlerini (ters) çevirmiş, kendilerini azgınlıkları, taşkınlıkları içinde serseri ve şaşırmış oldukları halde terketmiş bulunuyoruz.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz, ilkin ona inanmadıkları gibi (mu'cizeyi gördükten sonra da inanmazlar) ve bırakırız onları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Onların kalplerini ve gözlerini ters çeviririz. İlkin ona inanmadıkları gibi o mucizeyi gördükten sonra da inanmazlar ve onları taşkınlıkları içinde şaşkın şaşkın bırakırız.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Biz onların kalplerini ve gözlerini, ilkin inanmadıkları gibi tersine çeviririz ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda terkederiz.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

kalplerini ve gözlerini (hakikatten) ayırdığımız sürece, tıpkı ona ilk başta inanmadıkları gibi: ve (böylece) Biz körce ileri geri yalpalayıp dursunlar diye onları küstahça kibirleri ile baş başa bırakırız.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onların kalplerini ve basiretlerini tersine çeviririz de, ilk defa inanmadıkları gibi yine inanmazlar. Biz de onları azgınlıkları içinde bocalar bir halde bırakırız.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

İlkin ona inanmadıkları gibi,[1] onların gönüllerini ve basiretlerini[2] tersyüz ederiz ve onları azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.

Tefsir / dipnot (2)

Mucizeyi görseler yine de inanmazlar.

Bkz. 6:104. ayetin 1. dipnotu.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Onların yüreklerini ve gözlerini, en başında Ona inanmadıkları gibi ters çeviririz. Azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.

İbni Kesir

Biz, onların kalblerini ve gözlerini çeviririz de ona ilk defa iman etmedikleri gibi azgınlıkları içinde kör ve şaşkın bırakırız.

Gültekin Onan

Biz onların yüreklerini (efidet) ve gözlerini, ilkin inanmadıkları gibi tersine çeviririz (nükallibu) ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda terkederiz.

Rowad Tercüme Merkezi

Onların kalplerini ve gözlerini tersine çeviririz de, ilk defa iman etmedikleri gibi yine iman etmezler. Biz de onları azgınlıkları içinde bocalar bir halde bırakırız.

Şaban Piriş

Onların kalplerini ve gözlerini tersine çeviririz de, ilk defa inanmadıkları gibi yine inanmazlar. Biz de onları azgınlıkları içinde bocalar bir halde bırakırız.

Ali Özek ve diğerleri

Yine O’na iman etmedikleri ilk durumdaki gibi onların gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz. Ve onları şaşkın olarak azgınlıkları içerisinde bırakırız .

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Nasıl ilk defa da inatları sebebi ile onlarla Kur'an'a iman etmeleri arasına engel oldu isek, onların kalplerini ve gözlerini tersine çeviririz de hak ve doğru din ile onların arasına girerek engel oluruz. Onları Rablerine karşı isyan ve sapıklıklarında yolu kaybetmiş bir şekilde bırakırız.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَنُقَلِّبُقلبنقلب أفئدتهم وأبصارهم: نجعلها مضطربة محيرة.
أَفْءِدَتَهُمْفأدقلوبهم.
وَأَبْصَٰرَهُمْبصرالأبصار: العيون.
كَمَامامثلما.
لَمْلمحرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي.
يُؤْمِنُواأمنلم يؤمنوا: لم يذعنوا ولم يصدقوا، والإيمان لغة: التصديق، وشرعاً: اعتقادٌ بالجنان، وإقرارٌ باللسان، وعملٌ بالأركان، يزيد بالطاعة وينقص بالمعصية.
بِهِبالباء: حرف جر، يُفيد معنى الإلصاق.
أَوَّلَأولأول مرة: في المرة الأولى.
مَرَّةٍمررتارة.
وَنَذَرُهُمْوذرونتركهم.
فِيفيحرف جر، يُفيد معنى الظرفية
طُغْيَٰنِهِمْطغوتجاوزهم الحد بالكفر.
يَعْمَهُونَعمهيتحيرون، ويتخبطون ويعمون عن الرشد.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

الباء مقلقلة من {وَأَبْصَارَهُمْ} وفي {بِهِ أَوَّلَ} صلة كبرى {مَرَّةٍ

وَنَذَرُهُمْ} إدغام بغنة، لوقوع الواو بعد التنوين {وَنَذَرُهُمْ فِي} إظهار

شفوي، لوقوع الفاء بعد الميم الساكنة ومثلها {طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ} لوقوع

الياء بعد الميم الساكنة، وفي رؤوس الآي مد عارض للسكون وقفًا.