Bakara Suresi 84. Ayet

İnek · Medine · Sure 2 · Ayet 84/286

وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَـٰقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَآءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ أَنفُسَكُم مِّن دِيَـٰرِكُمْ ثُمَّ أَقْرَرْتُمْ وَأَنتُمْ تَشْهَدُونَ

Ve iz ehazna misakakum la tesfikune dimaekum ve la tuhricune enfusekum min diyarikum summe ekrartum ve entum teşhedun.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz de buna hala şahitlik etmektesiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Yine bir vakit misakınızı aldık; biribirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz, ve nüfusunuzu diyarınızdan çıkarmıyacaksınız, sonra siz buna ıkrar da verdiniz ve ıkrarınıza şahit de oldunuz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine bir vakit kesin sözünüzü almıştık: "Birbirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız." Sonra siz bunu ikrar da ettiniz ve ikrarınıza şahit de oldunuz.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Hani sizden (ey Yahudiler,) "(Birbirinizin) kanlarını (haksız) yere) akıtmayın, kendinizi kendi yurdlarınızdan çıkarmayın" diye kat'i söz almışdık. Sonra siz de (buna karşı) ikraar vermişdiniz ve haala (bu yolda aleyhinizde) şahidlik edib duruyorsunuz da.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

"Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz,birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız?" diye sizden kesin söz almıştık; göre göre bunu kabul etmiştiniz.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Hani sizden, "Birbirinizin kanını dökmeyin, birbirinizi ülkenizden çıkarmayın!" diye söz almıştık, siz de bunu kabul etmiştiniz. Buna siz de şahitlik edersiniz.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Hani sizden "Birbirinizin kanını dökmeyin, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayın" diye misak almıştık. Sonra sizler bunu onaylamıştınız, hala (buna) şahitlik ediyorsunuz.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

O zaman, birbirinizin kanını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan sürmeyeceğinize dair kesin söz almıştık sizden, siz de kabul etmiştiniz; ve (şimdi de) buna şahitlik yapıyorsunuz.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Sizden "boş yere kanınızı akıtmayınız, birbirinizi yurdunuzdan çıkarmayınız" diye söz almıştık; sonra siz de söz vermiştiniz ve hala buna şahitlik ediyorsunuz.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Hani! Bir zamanlar sizden, birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair kesin söz almıştık. Bu sözümüzü kabul ettiğinizin tanıkları sizlersiniz.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Oysa sizden kesin söz almıştık: "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız!" Bunu kabul etmiş ve tanık olmuştunuz.

İbni Kesir

Hani; bir de kanınızı dökmeyin, birbirinizi yurdunuzdan sürmeyin diye söz almıştık, sonra bunu ikrar ettiniz ve şahid de oldunuz.

Gültekin Onan

Hani sizden "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz ve birbirinizi yurtlarınızdan (diyariküm) çıkarmıyacaksınız diye misak almıştık. Sonra sizler bunu onaylamıştınız (akrertüm). Hala da buna tanıklarsınız.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Tevrat'ta birbirinizin kanını dökmenin ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmanın haram kılındığı ile ilgili sizden aldığımız o sapasağlam sözü hatırlayın. Sonra bu hususta sizden aldığımız sözü itiraf ettiniz ve bunun doğru olduğuna şahitlik etmektesiniz.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَإِذْإذإذ: ظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن الماضي.
أَخَذْنَاأخذأصل الأخذ: التناول باليد، ثم استعمل فى الأشياء المعنوية كأخذ الميثاق والعهد.
مِيثَٰقَكُمْوثقالميثاق: العهد الثقيل المؤكد.
لَالانافية غير عاملة بمعنى الناهية.
تَسْفِكُونَسفكتصبون وتريقون، والسفك: صب الدم. والمراد بسفك الدماء: القتل.
دِمَاءَكُمْدممجمع: دم، والدم أصله: دمي جمع دماء ودمي ، وهو: السائل الأحمر الذي يجري في عروق الإنسان والحيوان.
وَلَالالا: نافية غير عاملة بمعنى الناهية.
تُخْرِجُونَخرجتبعدون. والإخراج: الإبعاد والطرد والتنحية.
أَنفُسَكُمنفسذواتكم. والنفس: الذات، ونفس كل شيء، ذاته. والنفس تطلق ويراد بها: الروح، وتطلق ويراد بها: الجسم مع ‌الروح ‌معاً.
مِّنمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
دِيَٰرِكُمْدورالديار: جمع دار، والدار: المنزل المبني الذي يسكنه الناس.
ثُمَّثمحرف عطف يفيد معنى الترتيب الذكري أو الإخباري.
أَقْرَرْتُمْقرراعترفتم. و""‌الإقرار": ‌الاعتراف، يُقال: أقرُّ بالشيء يقرُّ إقراراً: إذا اعترف به، فهو مقرٌ، والشيء مقر به.
وَأَنتُمْأنتمأنتم: ضمير رفع منفصل لجماعة المخاطبين.
تَشْهَدُونَشهدالشهادة: إخبار المرء بما رأى، والإقرار بما عَلِم.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

القاف والكاف يخرجان من عضو واحد، بينهما تقارب، والقاف حرف استعلاء،

والكاف حرف استفال، فيحرص القارئ أن يميز بينهما في النطق، ويحرص كذلك على تحقيق

مخرج الراءين المتجاوِريْن من {أَقْرَرْتُمْ} وكلاهما مفخم. ولا يظهر القارئ النون

المخفاة في {أَنْفُسَكُمْ} كذا {وَأَنْتُمْ} مع الغنة في كل منهما. و

{دِمَاءَكُمْ} مد متصل، وفي {أَنْفُسَكُمْ مِنْ} من إدغام تماثل صغير قبله إخفاء

حقيقي.