Âl-i İmrân Suresi 155. Ayet
İmran Ailesi · Medine · Sure 3 · Ayet 155/200
إِنَّ ٱلَّذِينَ تَوَلَّوْا۟ مِنكُمْ يَوْمَ ٱلْتَقَى ٱلْجَمْعَانِ إِنَّمَا ٱسْتَزَلَّهُمُ ٱلشَّيْطَـٰنُ بِبَعْضِ مَا كَسَبُوا۟ ۖ وَلَقَدْ عَفَا ٱللَّهُ عَنْهُمْ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ حَلِيمٌ
İnnellezine tevellev minkum yevmel tekal cem'ani, inne mestezellehumuş şeytanu bi ba'di ma kesebu, ve lekad afallahu anhum innallahe gafurun halim.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Âl-i İmrân Suresi 155. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O iki cem'iyyet çarpıştığı gün içinizden arkasını çevirenler, hakikaten onları Şeytan sırf ba'zı kesibleri behanesile kaydırmak istedi, maamafih Allah kendilerinden afvetti, Allah gafurdur halimdir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O iki topluluk çarpıştığı gün içinizden arkasını dönenlerin, şeytan yalnızca bazı yaptıklarından dolayı ayaklarını kaydırmak istedi. Yine de Allah onları bağışladı. Allah çok bağışlayıcıdır, halimdir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Hakıykat, iki ordu karşılaşdığı gün içinizden geri dönenler (yok mu?), onları, irtikab etdikleri ba'zı şeyler yüzünden, ancak şeytan kaydırmak istedi. Andolsun Allah (yine) onları afvetdi. Çünkü Allah şübhesiz çok yarlığayıcıdır, halimdir (Ukuubetde, cezada acele edici değildir).
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip gidenleri, yaptıkları bazı işlerden dolayı şeytan, (yoldan) kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah, onları affetti. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, halimdir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İki ordunun karşılaştığı gün içinizden arkasına dönüp kaçanlar var ya, işte onları, işlemiş oldukları birtakım hataları sebebiyle şeytan kaydırmak istemişti. Allah yine de onları affetti. Çünkü Allah gafurdur, halimdir (çok affedici ve müsamahalıdır).
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İki topluluğun karşı karşıya geldikleri gün, sizden geri dönenleri, kazandıkları bazı şeyler dolayısıyla şeytan onların ayağını kaydırmak istemişti. Ama andolsun ki, Allah onları affetti. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, yumuşak olandır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
İki ordunun savaş alanında karşılaştığı gün (görevlerinden) kaçanlara gelince; Şeytan, onları (bizzat) kendi yaptıklarıyla tökezletti. Ama şimdi, Allah onların günahlarını sildi. Doğrusu Allah çok affedicidir, halimdir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden geri dönenler işledikleri bazı hataları yüzünden şeytan onların ayağını kaydırmak istedi. Yine de Allah, onları affetti. Allah, çok bağışlayıcı ve çok şefkatlidir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
İki toplumun, savaş alanında karşılaştıkları gün, içinizden geri dönenlere gelince! Bu yaptıklarından dolayı, şeytan onların ayaklarını kaydırmak istedi. Doğrusu, Allah, yine de onları affetti. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Çok Hoş Görülü'dür.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Aslında, iki topluluğun karşılaştığı gün, aranızdan geri dönenleri, kendi yaptıkları yüzünden şeytan kaydırmıştır. Ve gerçek şu ki, Allah, onları bağışladı. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Hoşgörülüdür.
İbni Kesir
İki topluluğun karşılaştığı gün; içinizden geri dönenleri, yaptıklarının bir kısmından ötürü şeytan yoldan çıkarmak istemiştir. Bununla beraber Allah onları bağışladı. Gerçekten Allah, Gafur'dur, Halim'dir.
Gültekin Onan
İki topluluğun karşı karşıya geldikleri gün, sizden geri dönenleri, kazandıkları bazı şeyler dolayısıyla şeytan onların ayağını kaydırmak istemişti. Ama andolsun ki, Tanrı onları affetti. Şüphesiz Tanrı, bağışlayandır, yumuşak olandır.
Rowad Tercüme Merkezi
İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, Şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, Halîm'dir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
Şaban Piriş
İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden geri dönenler işledikleri bazı hataları yüzünden şeytan onların ayağını kaydırmıştı. Yine de Allah, onları affetti. Allah, çok bağışlayıcı ve çok Halim'dir.
Ali Özek ve diğerleri
(Uhud'da) iki ordu karşılaştığı gün, sizi bırakıp gidenleri, sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan (yerlerinden) kaydırmıştı. Yine de Allah onları affetti. Çünkü Allah, çok bağışlayıcıdır, halîmdir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabı!- Uhud'da Müslüman topluluğu ile müşrik topluluğu karşılaştığında sizden hezimete uğrayanların, işledikleri bazı hataları yüzünden şeytan onların ayağını kaydırmıştı. Ant olsun ki Allah onları bağışlamış, lütfu ve merhameti ile onları cazalandırmamıştır. Şüphesiz ki Allah tövbe edenleri bağışlayandır. Halîm'dir, hemen cezalandırmaz.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| إِنَّ | إنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| تَوَلَّوْا | ولي | فروا. | |||
| مِنكُمْ | مِن | من: حرف جر لتبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| يَوْمَ | يوم | يوم التقى الجمعان: يوم التقى المؤمنون والمشركون في غزوة "أحد"، واليوم: مطلق الزمن، وقيل: زمنٌ مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها. | |||
| ٱلْتَقَى | لقي | تقابل. | |||
| ٱلْجَمْعَانِ | جمع | الجماعتان. | |||
| إِنَّمَا | — | أداة حصر. | |||
| ٱسْتَزَلَّهُمُ | زلل | استزلهم الشيطان: أوقعهم في الزلل والخطأ، بسبب بعض ما اكتسبوه من المعاصي. | |||
| ٱلشَّيْطَٰنُ | شطن | الشيطان: الوسواس الخناس كما وصفه الله، ويطلق على: إبليس وذريته. وهو مشتق من شطن، أي: بَعُد؛ لبعده عن الحق، وقيل: مشتق من شاط يشيط إذا هلك واحترق، ويطلق على كل عاتٍ متمرد من الإنس والجنّ والدواب.. | |||
| بِبَعْضِ | بعض | بعض الشيء: طائفة منه، قلت أو كثرت. | |||
| مَا | ما | يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة أو مصدرية. | |||
| كَسَبُوا | كسب | عملوا من الذنوب. | |||
| وَلَقَدْ | قد | لقد: اللام جواب القسم، قد: أداة تفيد التحقيق. | |||
| عَفَا | عفو | تجاوز. | |||
| ٱللَّهُ | أله | الله: هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| عَنْهُمْ | عن | عن: حرف جر يفيد معنى المجاوزة المجازية. | |||
| إِنَّ | إنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱللَّهَ | أله | الله: هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| غَفُورٌ | غفر | صفة لله سبحانه، والغفور هو الذي تكثر منه المغفرة. | |||
| حَلِيمٌ | حلم | صفة لله سبحانه، والحليم هو ذو الصفح والأناة الذي لا يستفزه غضب ولا عصيان العصاة، والحليم هو الصفوح مع القدرة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{إِنَّ} غنة وكذا {إِنَّمَا} وفى {مِنْكُمْ} إخفاء حقيقي، ويحذف حرف المد من
{الْتَقَى الْجَمْعَانِ} وصلًا ويثبت عند الوقف على {الْتَقَى} وتضم ميم الجمع من {اسْتَزَلَّهُمُ
الشَّيْطَانُ} وصلًا للساكن بعدها. {وَلَقَدْ} قلقلة {عَنْهُمْ} إظهار حلقي
{إِنَّ} غنة {غَفُورٌ حَلِيمٌ} إظهار حلقي، والوقف على {عَنْهُمْ} أولى من الوصل،
وفى {حَلِيمٌ} مد عارض للسكون، وكذا جميع الآيات عند الوقف.