Ahzâb Suresi 60. Ayet

Gruplar · Medine · Sure 33 · Ayet 60/73

۞ لَّئِن لَّمْ يَنتَهِ ٱلْمُنَـٰفِقُونَ وَٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْمُرْجِفُونَ فِى ٱلْمَدِينَةِ لَنُغْرِيَنَّكَ بِهِمْ ثُمَّ لَا يُجَاوِرُونَكَ فِيهَآ إِلَّا قَلِيلًا

Le in lem yentehil munafikune vellezine fi kulubihim maradun vel murcifune fil medineti le nugriyenneke bihim summe la yucaviruneke fiha illa kalila.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Ahzâb Suresi 60. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

22. cüz · PDF sayfası 5

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(60-61) Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine'de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan) vazgeçmezlerse, elbette seni onların üzerine gitmeye teşvik edeceğiz. Onlar da (bundan sonra) orada lanete uğramış kimseler olarak seninle pek az süre komşu kalacaklardır. Nerede bulunurlarsa, yakalanırlar ve yaman bir şekilde öldürülürler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Celalim hakkı için eğer vazgeçmezlerse o münafıklar, kalblerinde maraz bulunanlar ve şehirde eracif neşr eden, tahrikat yapanlar, mutlak ve muhakkak seni kendilerine musallat kılarız, sonra orada cıvarına pek az yanaşabilirler

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, eğer o münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde yalan haberler yapıp tahrikte bulunanlar vazgeçmezlerse, mutlaka seni kendilerine musallat kılarız sonra orada çevrene pek az yanaşabilirler.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Andolsun, eğer münafıklar, vicdanlarında bir maraz bulunanlar, şehirde fena haberler yayanlar (bu hallerinden) vaz geçmezler) se mutlak ve muhakkak seni kendilerine musallat ederiz. Sonra orada seninle az bir (zamandan fazla) komşu olamazlar.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Andolsun, iki yüzlüler, kalblerinde hastalık bulunanlar, şehirde kötü haberler yayanlar (bu yaptıklarından) vazgeçmezlerse seni onların üstüne süreriz (onlarla savaşmanı ve onları şehirden sürüp çıkarmanı sana emrederiz); sonra orada, senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

(60-61) Münafıklar, kalplerinde bir hastalık (iman zayıflığı) bulunanlar ve şehirde müminlerin kusurlarını arayarak kötü haber yayanlar, bu hallerinden vazgeçmezlerse, Biz onlara karşı sana emir ve hakimiyet veririz de sonra orada ancak az bir zaman sana komşuluk edebilirler. Lanetlenirler, nerede rastlanırlarsa yakalanıp öldürülürler.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde kışkırtıcılık yapan (yalan haber yayan)lar (bu tutumlarına) bir son vermeyecek olurlarsa, gerçekten seni onlara saldırtırız, sonra orada seninle pek az (bir süre) komşu kalabilirler.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

İşte böyle, eğer ikiyüzlüler, kalplerinde hastalık olanlar ve yalan haberler yayarak (Peygamber'in) kent(in)de huzursuzluk çıkaranlar (düşmanca hareketlerinden) vazgeçmezlerse (ey Muhammed,) onlar üzerinde üstünlük kurmanı sağlarız, o zaman bu (kentte) sana çok az bir süre komşu kalacaklardır:

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Münafıklar, kalplerinde hastalık olanlar ve Medine'de bozguncu, asılsız haber yayanlar eğer buna son vermezlerse, seni onların üzerine göndeririz, sonra orada seninle komşulukları fazla sürmez.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Eğer, münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar, şehirde yalan ve kötü haber yayanlar bu davranışlarına son vermezlerse, ant olsun ki, seni onlara musallat ederiz de seninle bir arada daha fazla kalamazlar.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

İkiyüzlüler, yüreklerinde sayrılık olanlar ve çevrede kötü haberler yayarak ortalığı karıştıranlar buna son vermezlerse, onların üzerinde üstünlük kurmanı sağlarız. Orada senin yanında çok az kalabilirler.

İbni Kesir

Andolsun ki münafıklar, kalblerinde hastalık bulunanlar, şehirde bozguncu haberler yayanlar, buna son vermezlerse; muhakkak seni onlarla mücadeleye çağırırız da sonra çevrende az bir zamandan fazla kalamazlar.

Gültekin Onan

Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde kışkırtıcılık yapan (yalan haber yayan)lar (bu tutumlarına) bir son vermeyecek olurlarsa, gerçekten seni onlara saldırtırız, sonra orada seninle pek az (bir süre) komşu kalabilirler.

Rowad Tercüme Merkezi

Münafıklar, kalplerinde hastalık olanlar ve Medine’de bozgunculuk yapıp asılsız haber yayanlar; eğer buna son vermezlerse, seni onlara musallat ederiz de sonra çevrende az bir zamandan fazla kalamazlar.

Şaban Piriş

Münafıklar, kalplerinde hastalık olanlar ve Medine’de bozguncu, asılsız haber yayanlar eğer buna son vermezlerse, seni onlara musallat ederiz, sonra çevrende az bir zamandan fazla kalamazlar.

Ali Özek ve diğerleri

Andolsun, iki yüzlüler, kalplerinde hastalık bulunanlar (fuhuş düşüncesi taşıyanlar), şehirde kötü haber yayanlar (bu hallerinden) vazgeçmezlerse, seni onlara musallat ederiz (onlarla savaşmanı ve onları şehirden sürüp çıkarmanı sana emrederiz); sonra orada, senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ey Peygamber! Şehvetlerine bağlandıkları için kalplerinde fücur olan ,Medine'de ki Müslümanların arasını bölmek için yalan haberler yayan münafıklar şayet küfürlerini gizleyip Müslüman gibi gözükerek bu münafıklıklarından vazgeçmezler ise, Biz, sana onları cezalandırmanı emrederiz. Seni onlara musallat kılarız da sonra onlar; yeryüzünde fesat çıkarmalarından dolayı Medine'den kovulmaları yahut helak olmaları sebebiyle Medine'de çok az bir zaman yaşayabilirler.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
لَّئِنإنإن: حرف شرط جازم.
لَّمْلمحرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي.
يَنتَهِنهيلم ينته: لم يستجب للنهي.
ٱلْمُنَٰفِقُونَنفقجمع: منافق، وهو: من يبطن الكفر ويظهر الإسلام.
وَٱلَّذِينَالذيالذين: اسم موصول لجماعة الذكور.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
قُلُوبِهِمقلبالقلوب: ‌جمع ‌قلب، وهو الفؤاد، سمّي قلبا؛ لتصرّفه في الأعضاء، ولكثرة تقلبه بالخواطر والمعاني ومن رأي لآخر ومن اعتقاد لآخر.
مَّرَضٌمرضشك ونفاق.
وَٱلْمُرْجِفُونَرجفالمرجفون: الخائضون في الفتن والأخبار السيئة.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
ٱلْمَدِينَةِمدنهنا المدينة المنورة.
لَنُغْرِيَنَّكَغرولنغرينك بهم: لنحرضنك عليهم.
بِهِمْبالباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق.
ثُمَّثمحرف عطف يفيد معنى الإستبعاد.
لَالانافية غير عاملة.
يُجَاوِرُونَكَجورلا يجاورونك: لا يصيرون جيرانا لك.
فِيهَافيفي: حرف جر يفيد معنى الظرفية الحقيقية المكانية.
إِلَّاإلاأداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا.
قَلِيلًاقللعددا محدودا. والقلة: النقصان. والقلة: نقيض الكثرة، قل الشيء يقل قلة.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{لَئِنْ لَمْ} إدغام بغير غنة في النون واللام {يَنْتَهِ} إخفاء حقيقي في

النون مع التاء {قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ} إدغام تماثل صغير بين الميمين {مَرَضٌ

وَالْمُرْجِفُونَ} إدغام بغنة في التنوين مع الواو والراء مفخمة لأنها ساكنة بعد

ضم {لَنُغْرِيَنَّكَ} الراء مرققة لأنها مكسورة. والنون المشددة فيها غنة، وفي

{ثُمَّ} غنة في الميم المشددة {فِيهَا إِلَّا} مد منفصل.