Ahkâf Suresi 5. Ayet
Kum Tepeleri · Mekke · Sure 46 · Ayet 5/35
وَمَنْ أَضَلُّ مِمَّن يَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَن لَّا يَسْتَجِيبُ لَهُۥٓ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَـٰمَةِ وَهُمْ عَن دُعَآئِهِمْ غَـٰفِلُونَ
Ve men edallu mimmen yed'u min dunillahi men la yestecibu lehu ila yevmil kıyameti ve hum an duaihim gafilun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kim, Allah'ı bırakıp da, kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapıktır? Oysa onlar, bunların tapınmalarından habersizdirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hem o kimseden daha şaşkın kim olabilir ki Allahı bırakır da kendisine Kıyamete kadar cevab veremiyecek kimselere dua eder onlar ise onların dualarından gafildirler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah'ı bırakıp da kendisine kıyamete kadar cevap vermeyecek kimselere dua edenden daha şaşkın kim olabilir? Oysa onlar, onların dualarından habersizdirler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Allahı bırakıb da kendisine kıyamete kadar cevab vermeyecek kişiye (nesneye) tapmakda olan kimseden daha sapık kimdir? Halbuki bunlar, onların tapmalarından da habersizdirler.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere yalvarandan daha sapık kim olabilir? Oysa onlar, bunların yalvardıklarından habersizdirler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Kendisinin duasına, ta kıyamete kadar cevap veremeyecek olan ve esasen kendilerine yapılan dualardan habersiz o Allah'tan başka uydurulan nesnelere yalvaran kimseden daha şaşkın biri hiç olabilir mi?
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Allah'ı bırakıp kıyamet gününe kadar kendisine icabet etmeyecek şeylere tapandan daha sapmış kimdir? Oysa onlar, bunların tapmalarından habersizdirler.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Allah'ı bırakıp onlara ne şimdi, ne de Kıyamet Günü cevap veremeyecek olan ve kendilerine yalvarıldığının bile farkında olmayanlara yalvarıp yakarandan daha sapık kim olabilir?
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Allah'tan başkasına dua edenden daha sapık kim vardır?! Onlar kendilerine kıyamet gününe kadar cevap veremezler ve kendilerine yapılan duadan habersizdirler.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Allah'ın yanı sıra, kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek ve edilen dualardan haberleri olmayana yönelen kimseden daha sapkın kim olabilir?
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Allah'tan başka bir de ayrıca, Yeniden Yaratılış Günü'ne dek kendilerine yanıt veremeyecek olan ve kendilerine tapıldığından aymazlık içinde olanlara yakarışlarda bulunanlardan daha sapkın kim vardır?
İbni Kesir
Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar cevab veremeyecek şeylere dua edenden daha sapık kimdir. Halbuki bunlar, onların dualarından habersizdirler.
Gültekin Onan
Tanrı'yı bırakıp kıyamet gününe kadar kendisine icabet etmeyecek şeylere tapandan daha sapmış kimdir? Oysa onlar, bunların tapmalarından habersizdirler.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar duasına icabet edemeyecek olan bir puta dua edip, tapan kimseden daha sapık kim vardır? Allah'tan gayrı kendilerine ibadet olunan bu putların kendilerine tapanlara bir fayda yahut zarar vermesi bir tarafa; kendilerine dua eden kimselerin tapınmalarından da habersizdirler.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Allah´ı bırakıp da kıyamet gününe kadar cevab veremeyecek şeylere dua edenden daha sapık kimdir. Halbuki bunlar, onların dualarından habersizdirler.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
4- De ki:“Söyleyin bakalım, Allah’ın dışında yalvardıklarınız, yeryüzünde ne yaratmışlar, gösterin bana! Yoksa onların gökyüzünün (yaratılışında) mı bir ortaklıkları var? Eğer doğru söylüyorsanız, (iddialarınızı desteklemek üzere) bana bu (Kur'ân’dan) önce (indirilmiş) bir kitap yahut bir bilgi kalıntısı getirin (de görelim)!” 5- Allah’ın dışında kendisine Kıyamete kadar cevap veremeyecek olan ve (hatta) kendilerine yapılan dualardan habersiz olan kimselere dua edenden daha sapık kim olabilir? 6- İnsanlar haşredilip toplandıklarında onlar, kendilerine (ibadet edenlere) düşman kesilirler ve onların ibadetlerini inkâr ederler.
4. Yani Allah'a herhangi bir fayda sağlayamayan, zarar veremeyen, öldüremeyen, hayat veremeyen, ölümden sonra diriltemeyen birtakım put ve heykelleri Allah’a ortak koşan şu müşriklere; putlarının âcizliklerini ve ibadet namına hiçbir şeyi hak etmediklerini onlara açıkça anlatmak üzere “de ki: Söyleyin bakalım, Allah’ın dışında yalvardıklarınız, yeryüzünde ne yaratmışlar, gösterin bana! Yoksa onların gökyüzünün (yaratılışında) mı bir ortaklıkları var?” Onlar, gökteki ve yerdeki varlıklardan herhangi birini yaratmışlar mıdır? Dağları yaratmış, nehirleri akıtmış, bir canlıya hayat vermiş, ağaçları bitirmişler midir? Bunlardan herhangi bir varlığın yaratılmasında (Allah’a) herhangi bir yardımları olmuş mudur? Başkalarının söyleyecekleri bir tarafa, bizzat kendi ikrarlarıyla dahi böyle bir şeyin olmadığı ortadadır. İşte bu, Allah’tan başka bütün varlıklara ibadetin batıl olduğuna kesin ve aklî bir delildir. Daha sonra Allah, bu batıl iddiaya naklî bir delilin de bulunamayacığını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Eğer doğru söylüyorsanız, (iddialarınızı desteklemek üzere) bana bu (Kur'ân’dan) önce (indirilmiş)” şirke çağıran “bir kitap yahut bir bilgi kalıntısı” peygamberlerden miras alınmış ve şirki emreden bir bilgi “getirin.” Onların herhangi bir peygamberden buna dair bir delil getirmekten yana aciz oldukları ise bilinen bir husustur. Zira bizler, kesinlikle biliyor ve inanıyoruz ki bütün peygamberler, Rablerini tevhid etmeye davet etmiş ve O’na ortak koşmayı yasaklamışlardır. Bu ise onlardan nakledilegelen en büyük ilimdir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Andolsun Biz her ümmet arasında: Allah’a ibadet edin ve tâğûttan kaçının, diyen bir peygamber göndermişizdir.”(en-Nahl, 16/36) Her bir peygamber kavmine “Allah’a ibadet edin, sizin O’ndan başka hiçbir (hak) ilâhınız yoktur”(el-Mü’minûn, 23/32) diye tebliğde bulunmuştur. Böylelikle müşriklerin şirkleri adına mücadele verip tartışmalarında, herhangi bir belge ya da delile dayalı olmadıkları, yalnızca zanlardan hareket ettikleri ve görüşlerinin dayanaksız olduğu ortaya çıkmaktadır. Onların bu kanaatlerinin çürüklüğünü anlayabilmek için bir yandan onların hallerini gözden geçirmemiz, ilim ve amellerini incelememiz, diğer yandan da kendilerine ibadet uğrunda ömürlerini harcadıkları varlıklarının durumuna bir göz atmamız yeterli olacaktır: Acaba bu varlıkların kendilerine dünyada ya da âhirette herhangi bir faydaları var mıdır? İşte bundan dolayı Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır:
5-6. “Allah’ın dışında kendisine Kıyamete kadar cevap veremeyecek” yani dünyada kaldığı sürece bundan kendisine zerre ağırlığı dahi bir fayda sağlayamayacak “olan ve (hatta) kendilerine yapılan dualardan habersiz olan” onların hiçbir dualarını işitemeyen, hiçbir seslenişlerine karşılık veremeyen “kimselere dua edenden daha sapık kim olabilir?” Üstelik bu onların dünyadaki halleridir. Kıyamet gününde ise onların ibadet ettikleri bu varlıklar, onların ortak koşmalarını ret ve inkâr edeceklerdir. İnsanlar mahşer meydanına toplandıklarında onlara düşman kesileceklerdir. O sıra biri diğerine lanet okur, biri diğerinden uzak olduğunu ileri sürer.